#inegöl
  • Cuma 13 ° / 4 ° Güneşli
  • Cumartesi 14 ° / 5 ° Güneşli
  • Pazar 14 ° / 3 ° Parçalı bulutlu

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Alanyaspor 8 6 0 2 15 20
2.Fenerbahçe 9 6 1 2 8 20
3.Galatasaray 9 5 2 2 5 17
4.Gaziantep FK 9 3 1 5 2 14
5.Fatih Karagümrük 9 3 2 4 6 13
6.Başakşehir FK 9 4 4 1 1 13
7.Beşiktaş 8 4 3 1 -1 13
8.Konyaspor 8 3 2 3 4 12
9.Çaykur Rizespor 8 3 2 3 2 12
10.Kasımpaşa 9 3 3 3 1 12
11.Hatayspor 7 3 1 3 -2 12
12.Göztepe 8 2 1 5 5 11
13.Yeni Malatyaspor 8 3 3 2 -2 11
14.Sivasspor 8 2 3 3 -2 9
15.Trabzonspor 9 2 4 3 -4 9
16.Antalyaspor 9 2 4 3 -5 9
17.BB Erzurumspor 8 2 4 2 -4 8
18.Kayserispor 8 2 5 1 -6 7
19.Gençlerbirliği 8 1 5 2 -8 5
20.Denizlispor 8 1 5 2 -8 5
21.MKE Ankaragücü 7 0 5 2 -7 2


İNEGÖL ÇOKLU BÜYÜMELİ

Mobiliyum Yönetim Kurulu Başkanı Talha Timur Han, Haber Yorum Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şerif Gürbaş’ın konuğu oldu.

 Mobiliyum AVM Yönetim Kurulu Başkanı Talha Timur Han oldu. Timur Han, Gazeteci Şerif Gürbaş’ın sektöre yönelik sorularını yanıtladı.

Önce sizi tanıyarak başlayalım ve COVİD-19 salgın hastalık sonrası Timur Han hayatına nasıl devam ediyor. Ne gibi önlemler aldı, vatandaşlara neler tavsiye edersiniz.

ÖNCE SAĞLIK DEDİK, MOBİİLİYUM’U KAPADIK

“1971 İnegöl doğumluyum. İn-Moda Mobilya firmam var. Ayrıca Mobiliyum AVM’nin yönetim kurulu başkanlığını yapmaktayım. Covid19 öncesi ve sonrasında hayatımızda büyük değişiklikler oldu. Farkındalığı yaratabilmek adına bize de sosyal sorumluluk anlamında epey bir görev düşüyordu. Ben çalışanlarımın sağlığını düşünüyorum. Aynı zamanda da üretmemiz lazım, ama ihtiyaç öncelikli sıralamalarımıza baktığımızda mobilya sektörü arkalardaydı, Covid sonrasında da sağlığı düşündüğümüzde de herhalde ihtiyaç öncelikli sıralamalarda en sonda.  Önünde siparişleri aciliyetleri olan arkadaşlarımız tabi ki sağlık önlemi alındıktan sonra, çalışacaklardır. Bizimde siparişlerimiz ve işimiz vardı, ama biz farkındalığı yaratabilmek için takip edebileceğimizi bildiğimiz için, biz bu anlamda gerek üretim tesisimizi, gerek Mobiliyum AVM’yi nihai kararlar alarak kapatma kararı aldık. Buradaki kapatma kararımız şuydu, çalışanımızın sağlığı. Ben kişisel olarak mümkün olduğunca evden dışarı çıkmamaya çalışıyorum.  Ailemle birlikte olmaya çalışıyorum. Vatandaşlarıma ve tüm Türkiye’ye seslenmek istiyorum. Mümkün olduğunca evde kalalım. Evinde kalmayanları uyaralım”.

Türkiye’de evde kal kampanyası başlatıldı. Cumhurbaşkanımız dahil bununla ilgili mesajlar veriyor. Ülkemizin ve ilçemizin aldığı tedbirler sizce yeterli mi?

MOBİLYA İHTİYAÇ ÖNCELİKLİ DEĞİL

“Türkiye bazında konuşmak bize düşmez, bakanlarımız devlet büyüklerimiz elinden geldiğince çalışıyor. İnegöl geneline baktığımızda üretim tesislerinde çalışan arkadaşlarımız var. İş yerlerini dezenfekte eden arkadaşlarımız var. Servislerde farkındalık yaratarak Mobiliyum’da bunu uyguladık. Servis taşıma kapasitesini yarıya düşürdük. İşverenlerimizde bunu yapmışlar. Gönül ister ki, herkes evinde kalsın, ama öylede yaşam duruyor. Ama ben yine söylüyorum, mobilya ihtiyaç öncelikli bir sektör değil. Herhalde bu hafta başında da çoğu firma kapatacaktır. Biz bayramda ve tatillerde çalışır, telafi ederiz. Ama sağlığımızdan daha önemli bir şeyin olmadığını düşünüyorum.”

Tabi şuan evde kal kampanyasını herkes uygulamak istiyor.  İnsanların sosyal medya heşaplarından bu tip paylaşımları var.fakat insanların evde kaldığında yani çalışmadığında geçinememe gibi kaygıları var. Esnafından işçisine kadar. Şimdi bu durumda fabrikalar kapatılıyor, çarklar duruyor. Yani bu iş nasıl olucak. İnegöl’de bir kampanya başlatılamaz mı?

İNEGÖL BU İŞİN ÜSTESİNDEN GELİR

“Şerif bey bunlar görüşülüyordur. İnegöl Türkiye’de çok özel bir ilçe. En önemli üretim şehirlerinden biri İnegöl. Birlik dayanışma içerişinde her zaman birlik beraberliğimizi gösterdik. Bu gerek 2008 krizinde gerek Elazığ depreminde, gerek Marmara depreminde. İnegöl bunun üstesinden geldi. Kaymakamımızla ve belediye başkanımızla görüşüyoruz. Ticaret odası başkanımızla görüşüyoruz. Sivil toplum örgütleriyle toplanıyoruz. Hepimiz aynı duygular içerisindeyiz. Belediye başkanımızla görüştüğümüzde ihtiyaç öncelikli ailelere kendi aramızda başlattık. Kendi gücümüz nispetinde. Bu işin sesi olalım dedik. Kampanyayı büyütelim dedik. Bugün etrafımızda ihtiyaç sahibi arkadaşımız varsa işinden çıkartılmış işiz arkadaşımız varsa şen çalışıyomusun, emeklimisin demeden bu arkadaşlar nereye başvuracağını biliyor. Kimin neye ne kadar gücü yetiyorsa yardım etmelidir.”

2019 yılını atlattık, sizce 2019 yılı mobilya açısından nasıl geçti? Beklentiler, planlar tutmuş muydu 2019 yılında?

İNEGÖL ÇOK BAŞARALI BİR İLÇE

“Ben Mobiliyum AVM nin yönetim kurulu başkanı olarak göreve 2016 yılının Temmuz ayında başladım. O günden bugüne kadar hep şunu söyledim.2008-2015 arası bir İnegöl ve 2015 sonrası bir İnegöl olarak iki farklı pencereden bakmamız lazım. 2015’ten önce İnegöl çok farklıydı.2008 krizini atlattık, çok acil makineleştik, mobilya sektörümüz riskler aldı, o yedi yıl süresince iyi ve kaliteli üretimler yaparak ciddi paralar kazandık ve kazandıklarımızı çok acil yatırıma dönüştürdük. Hızlı büyüdük. Ama 2016 sonrası farklı bir mobilya sektörü gelişti. Karlıklarımız milimize edildi. Büyük bir rekabet oluştu. Hal böyle olunca fiyat karlılık anlamında İnegöl zayıfladı. 2016-2018 arası verimsiz karsız yıllarımızı, 2019 yılının son çeyreğinde İstanbul Fuarıyla İnegöl atlatmaya başladıydı. İnegöl fuarı da başarılı geçmişti. Tam Ocak ayından sonra 2020 yılının ikinci çeyreğinden umutluyduk üretimlerimiz doluydu. Ama Allahtan gelen bir virüs olayı çıktı. Ben 2019’u çok verimli atlatmamakta karlılık anlamında çok iyi olmasak ta, mobilya sanayisinin ayakta kalması anlamında verimli geçti. Sadece mobilya sektörü olarak demiyorum tarım ve gıda sektörlerinde de İnegöl çok başaralı bir ilçe.”

Mobiliyum AVM’nin ikinci etabı da hayaya geçti, şuan doluluk oranı ne durumda çalışma kapasitesi nedir?

MOBİLİYUM’UN KİMSEYE BORCU KALMADI

“Biz 2016 temmuz ayıyla göreve başladık. Sağ olsun Mobiliyum AVM kuruluşunda emeği olan başta kurucu arkadaşlarımız olmak üzere tüm üyelerimize bu program aracılığıyla teşekkür ediyorum. Hayallerle başladı orası. Hayaller umuda dönüştü. Onun arsalarının alınması, orayı hayal etmek, güçlerimizi birleştirmek çok zordu. Kolay olan neydi orayı yönetebilmekti. Arkadaşlarımız efor sarf ettiler. Oranın inşaatını yapmayı başarabildiler. Ama biz de göreve geldiğimizde mali açıdan çok sıkıntılarımız vardı. Yani biz kolay bir alışveriş merkezi almadık.Yani o anlamda teşekkür ediyorum.Biz göreve geldiğimizden 15 gün sonra 15 Temmuz olayları olmuştu ve üyelerimize ne söz verdiysek  başta yönetim kurulu olmak üzere. Üyelerimiz bize inandılar, çok çalıştık ve verdiğimiz tüm sözleri ve B alanı yarım kalmıştı bir buçuk yılda üyelerimiz bize güvensin burayı hizmete açacağız dedik. Bankalara 2024 yılına kadar borçlarımız vardı.  Dedik ki; biz burayı önce sağlam temellere kavuşturmak zorundayız. Banka faiz illetinden kurtulmamız lazım ve önce arkadaşlarımıza hastalığımızı anlattık. Dedik ki mobiliyum ne hastası? Mobiliyum finans hastası. Bunları üyelerimize doğru bilgi vererek anlattık. Verdiğimiz her sözü yerine getirdik. Allaha şükür biz Mobiliyum AVM de bugün itibariyle herhangi bir vatandaşımıza, herhangi bir kuruluşa, herhangi bir kuruma bir kuruş borcumuz yok ve Mobiliyum AVM, şu anda 225.000 m2 alanıyla Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük mobilya AVM’si durumunda ve binlerce çalışanıyla, şu anda doluluk oranına gelirsek A ve B bölümleriyle yüzde 80’lerdeyiz. B etabımızın üst katları yüzde 65 dolu, A etabımız ise alt ve üst katlarında yüzde 100 doluluk oranında. Hatta hazırda bekleyen bir çok arkadaşımız var. Boşalacak mağazanız var mı? Çıkacak arkadaşımız var mı diye sürekli soruyorlar. B etabı da yeni olmasından kaynaklı yüzde 35i boş, ama arkadaşlarımıza duyuru yapmıştık . Covid öncesi dolmaya başlamıştı, ama covid sonrası ne olur bilemiyorum. Bu anlamda konuşacağız, neler, yapacağız, üyelerimizle beraber konuşarak Mobiliyum’u nasıl ayakta tutabiliriz diye görüşeceğiz .”

 

 

Covid öncesi Elazığda bir deprem yaşanmıştı. Onlarca vatandaşımız hayatını kaybetti. İnsanların evleri yıkıldı,eşyaları göçük altında kaldı.Bu kapsamda bir kampanya düzenlenmişti, ulusal bir televizyonda siz de kampanyaya katılmıştınız ve ben şimdi şunu demeye getiriyorum. Corona virüsü ile alakalı çok iyi bir refleks gösterip kapatma kararı aldınız. Bu deprem ile alakalı yardımlarda da çok çabuk kararlar verdiniz.O süreç nasıl yönetildi kararlar nasıl alındı?Yardımlar ulaştı mı ne durumda?

GÜCÜMÜZÜ ÜYELERİMİZDEN ALIYORUZ

“Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. O gün biz İstanbul fuarındaydık evimize geç döndük. Yönetici arkadaşlarımdan biri aradı, dedi abi televizyonu izliyor musun? Bir şeyler yapalım, elimizi taşın altına koyalım. Ben de gereken ne ise yaparız. Üyelerimize Elazığ depreminde vatandaşlarımıza maddi ve manevi anlamda destek çıkalım dedik. Yardımlarımızı yaptık. İstanbul’dan bir kardeşimiz aradı. Abi neden Acun Ilıcalıya bağlanmıyorsun dedi. Açtım kampanya çok güzel ama Acun beye ulaşmak çok zor. Eski bir içişleri bakanımız var onu aradım. Dedim abi böyle bir düşüncemiz var. Acun Ilıcalı’ya ulaşmak istiyoruz. Sonra bir telefon geldi ve gelmesiyle  Acun beyle konuşmamız bir oldu. Orada Mobiliyum AVM adına bir bağış gerçekleştirdik. Dünyayı mobilyalarla besleyen İnegöl, Elazığlı kardeşlerimizi beleyemeyecek mi dedik. Burada en büyük güç üyemin gücü. Onlardan aldığım dirayet, onlardan aldığım özgüven, onlara da ben söz verdim ve dünde bir tır sardık. Dün itibariyle 8 adet tır gönderdik. Elazığlı vatandaşlarımızın ihtiyaçları karşılandı ve karşılanmaya da devam edilecek. Benim kendi firmamda dahil olmak üzere bunu Mobiliyum genelinde yapmıştık. Mobiliyum üyesi olmayan arkadaşlarımızda bu yardım kampanyasına destek oldu.Biz öncülük yapıp diğer firmalara örnek olduk ve biz öncülük yapmaya, her zaman devam edeceğiz. Biz burada olduğumuz sürece de yardıma muhtaç insanlara yardımlarımızı göndeririz.”

Az önce 2019 yılını konuştuk tabi korona virüs öncesi bir çok planlarınız olmuştur.2020 planları neydi, şu anda virüsten dolayı askıya alınmıştır, ama virüsten sonraki planlarınız neler?

KENDİ AYAKLARIMIZ ÜZERİNDE DURMAK ZORUNDAYIZ

“Biz bu seneki reklam bütçemizi geçen seneye oranla aynı tuttuk. Biz yaklaşık 4.5 milyon gibi bir reklam bütçesine sahibiz. Bu bütçeyle Dünya’ya Türkiye’ye reklamlarımızı yapıyoruz. Ama mümkün olduğunca elimizi taşın altına koyarak, mücadele ederek az parayla nasıl çok iş yaparız diye düşünmüşüzdür. Ama bunu konuşmak erken diye düşünüyorum. Covid öncesi ve sonrası farklı bir ekonomi oluşacak diye düşünüyorum. Buda mobilya anlamında İnegöl anlamında şunu yaptık ilk kapatanlardan bir tanesiyiz. Üyemize elli bin liralık reklam bütçenizi otuz beş bin liraya düşürdük.Üçüncü ay ve beşinci ay arası reklam paralarını üyelerimize geri iade ettik. Biz gücümüz neye yetiyorsa, Mobiliyum AVM olarak üyemizin yanında olmaya gayret gösteriyoruz.  Ama takdir edersiniz ki, Mobiliyum’un kasasında da milyonlar yok. Bu anlamda da reklamlara ksıtlama getirdik. Geçen yıl değişmeyen reklam bütçemizin yüzde 20 sini kıstık. Süreci izleyelim dedik. Önce sağlık dedik ve bu süreci atlattıktan sonra tekrar üyelerimizle görüşürüz. Şu anda ben covid sonrası İnegöl konuşmak için erken olduğunu düşünüyorum. Buna nereden kanaat getiriyorum. Biliyorsunuz daha önce kayyumlar getirdikten sonra, kayyum getirilen mobilyalar hakkında konuştuk. Kayyum getirilen mobilyalar gerileme yaşayacak dedik. İnegöl bu durumdan artılarla çıkacak dedik. Başkalarının mutsuzluğu bizim mutluluğumuz olacak dedik. Ben buna da karşıyım. başkalarının mutsuzluğu, bizim mutluluğumuz olmaması lazım. Şimdi bu Çin’de çıkan virüsten dolayı da erken davrandık diye düşünüyorum. Hemen alelacele iyi niyetle söylüyorum. Biz kendi mutluluğumuzu kendimiz yaratalım dedik. Korkulan başımıza geldi. Bundan sonra biz şunu yapmalıyız. Bir karar alırken arkasını önünü düşünmek zorundayız. Kendi ayaklarımız üzerinde durmak zorundayız.Kendi gücümüzle kendi mutluluğumuzla mutlu olmalıyız.”

Süreç ne zaman başlayacak, salgın devam ederse AVM ne zaman açılacak. Bununla ilgili planlarınız var mı?

1 NİSAN’LA 8 NİSAN ARASI KAPATMA KARARI ALDIK

“Biz kapatmadan önce tedbirlerimizi almıştık. Bu tedbirlerde devletimizin aldığı tedbirlerle uyuşuyor. Biz sevislerde ilk karantinaya alan firmayız. Mağaza çalışanlarımızı minimum düzeye düşürmüştük. Her gün dezenfekte işlemini uyguladık. Ben dün akşam duyuru yaptım. 1 Nisan’la 8 Nisan arası kapatma kararı aldık. Şu anda devletimizin kurumlarının hareketlerini izleyeceğiz. Bize verilen öğütleri dinleyeceğiz. Virüs artarak devam ederse, bunun süresini şimdiden söylemek yanlış olur. Yatay bir şekilde bir kural geçerse, tedbirlerimiz üst düzeye çekerek üyelerimizle neler yapacağımızı görüşürüz. Şu anda stoğumuzu yaptık ne olur ne olmaz diye. Dezenfekte ilaçlarımızı aldık. Mobiliyum AVM’miz şu anda tatil olmasına rağmen yine dezenfekte ediliyor. Süreci izleyeceğiz. İnşallah yatay bir şekilde geçiririz. Mobiliyum AVM’yi açarız. Eski günlerimize kavuşamasak ta, en azından ticari çarklarımız döner, zor durumdaki arkadaşlarımız da oradan evlerine iş yerlerine ekmek götürürüz.”

Şimdi sektörün bölümleri var Ticaret Odası, Modef,İMOS,İGİAD, Mobiliyum, diğer alışveriş merkezleri bunlar bir araya gelerek kriz masası, özellikle mobilya sektöründe bir istişare olacak mı? Bu süreç içerisinde neler konuşuluyor?

İNEGÖL ÇOKLU BÜYÜMELİ

“Öncelikle İnegöl küçük bir yer. Her ne kadar ticari alanda büyük bir ilçe olmasına rağmen. Biz iç içeyiz. MÜSİAD, İGİAD, İTSO, İMOS derneklerimiz olsun hepimiz arkadaşız. Bu kurumların başına gelmeden önce de, biz gece gündüz beraberdik. Bazen fikir çatışmalarımız olabiliyor, bazen fikir ayrılıklarımız olabiliyor. Ama sonuçta hepimiz arkadaşız. Herkes bulunduğu konuma daha iyi nasıl hizmet edebilirim diye düşünüyor. Sağ olsun ticaret odası başkanımızla bu hafta iki kere bir araya geldik. Neler yapabileceğimizi konuştuk. Gücümüz yettiğince arkadaşlarımıza anlatmaya çalışıyoruz. Sadece mobilya sektörü açısından bakmamamız lazım. Covid-19 sonrası şunu da düşünmeliyiz. Çoklu büyüyen bir İnegöl yaratmalıyız. Yani tek sektörlü büyümek bize zarar verir. Hani biz diyoruz ya çocuklarımıza bu işi tavsiye eder misiniz? Ederiz etmeyiz. Tamam biz çocuklarımıza bu işi tavsiye edelimde, herkes mobilyacı olursa bilimi kim çözecek, teknolojiyi kim çözecek? Burada İnegöl’ün sadece merkezini düşünmemek lazım. İnegöl’ün köyleri var,  İnegöl’ün tarımı var. Tarımla geçinen arkadaşlarımız var. Biz bunları da düşünmek zorundayız. Bir tane daha mobilya firması açılacağına bir tane daha fidancımız devreye girsin. Bir  tane daha hayvancımız devreye girsin. Biz İnegöl için toplu büyümeyi düşünmezsek, bu İnegöl için büyük bir kayıp olur. Sadece binlerce mobilyayla büyüyemeyiz.

 

Bir çok firma sahibi ikilemde kaldı sokağa çıkma yasağı olmadığından üretmeye devam ediyorlar. Ancak satışlar yok. Bu nereye kadar devam edecek. Siz üretici firma olarak nasıl bir yol izliyorsunuz. Firmalar kaç ay daha dayanır bu sürece…

EVİMİZDEKİ GİDERLERİ MİNİMİZE ETMELİYİZ

“Biz iyi düşünmek zorundayız. Sonuçta biz bazı kurumlarda yöneticilik yaptığımız için halkın sesi olmak zorundayız. Ama gerçeklerden de kaçamayız.Biz de son on gündür evden dışarı çıkmıyoruz. Ama dikkat çekmek istiyorum. Son on gündür bilimin konuşulduğu bir Türkiye var. Belki bize covid-19 çok şeyler kaybettirecek, ama belki de çok şeyler de kazandıracak. Kapitalist düzenin bu denli gitmeyeceğini konuşacağız. Bu anlamda da çok önemsiyorum. Ben şunu söylüyorum gücümüz nispetinde herkes dış dalgayı soracak. Bilimin konuşulduğu Türkiye’yi görünce seviniyorum. Farkındaysanız Cumhurbaşkanımız bilim kurulu ne karar verirse diyor. Bu on gün öncesine kadar ne bilim adamlarımızı tanıyorduk, ne böyle bilim kurulu oluşacağının kanaatindeydik. Bugün bilim kurulun konuşulması yarınlar için biz umut veriyor. Şunu söylemeye çalışıyorum. Zor bir süreçteyiz. Biz ihtiyaç öncelikli bir sektör değiliz, ama ihtiyaç öncelikli sektörler var. Bu sektörlerin çoğu günlük yaşıyorlar. Bunlar kazandığı paralarla vecibelerini yerine getiren arkadaşlarımız var. Bunları öncelikli düşünmek zorundayız. Mobilya sektörü kazandı. Az ya da çok kazandı. Yatırım yaptık, belki herkes işçilerine tam maaş vermeyebilirler. Bu on beş gün içerisinde söylüyorum. Dördüncü ay beşinci ay kapalı kalır mıyız bunları konuşuyorum. Şimdi bizim çalışanlarımız var, eski elemanlarımız var. Herkes asgari ücretli eleman çalıştırmıyor. Ama bu süreç içerisinde sabırlı olmalıyız. Evimizdeki giderleri minimize etmeliyiz. Ama şunu beklemekte yersiz, tüm işverenlerimiz de tüm çalışanlarımıza demin dediğim gibi yüksek maaşlı ödeme gücünü kendilerinde göremeyebilirler. Ama hiç olmazsa bu arkadaşlarımızın asgari ücretle veya aldığı maaştan az bir maaşla bugünlerde geçinebilmesi gerekiyor.”

 

Devlet destekleri bir açıklanıyor. Sanayinin durmaması yada firmaların mali dengelerinin bozulmaması için çeşitli krediler ve imkanlar sunuluyor. Bunları yeterli buluyor musunuz…Başka ne gibi kolaylıklar ve imkanlar sunulabilir…

 FİNANS SEKTÖRÜ DEVREYE GİRMELİ

“Devlet büyüklerimiz bunu zaten konuşuyorlardır. Ve adım adım her saniyesi, her dakikası önemli günler geçiriyoruz. Yani dün alınan kararın yarın yanlış olabileceği, bugün yanlış olanın yarın doğru olabileceği devreye giriyoruz. Yani bu durumda bize bir şey demek düşmez. Gerek borsa odaları gerek iş adamları dernekleri bunları düşünüyordur.Ama biz de burada eksik gördüklerimizi söylemek zorundayız.Finans sektörü devreye girmezse bu işi yürütemeyiz.Özel ve kamu olanları devreye girmek üzere ne düşünüyor? Covid öncesine kadar zaten bankalar para satmak için yer arıyordu. 10 üzerinden puanlaması 7 olan işverenlere. 6 isen, 5 isen zaten senden uzak duruyordu. Ama devir şu zaman değil, sigorta borcun var mı? Vergi borcun var mı işte 2014 yılında sicilin temiz mi? Diye sormanın zamanı değil. İşte finans kuruluşları para dağıtırken verilen kriterleri gözden geçirecek yumuşatmak zorunda. Bu mali disiplinlerden bankaların bir an önce kopup insanlara daha yumuşak geçişli paralar verilmesi lazım. Her ne kadar faiz illetinden uzak durun desek de, bu devirde finans kuruluşlarının verdiği paralardan da faydalanıp tedarikçimize, arkadaşlarımıza destek olmamız lazım. Ama ben devletimizden bir tek şunu istiyorum. Paket programına bir ölçüde yeterli değil, ama gücümüz bu kadar. Bankaların politikalarını yumuşatmalarını söylemesini istiyorum.Devir bugün yanınızdayız deyip, yarınlara da tahsilat günü yapması lazım.”

 

Eskiden mobilya dışında da başka sektörlerin olmasının gerekli olduğunu düşünürdük. Ama yaşadığımız süreç sadece mobilyayı değil, gıda ve ilaç sanayi hariç tüm sektörleri durma noktasına getirdi. Yani demek istediğim, hangi dala yönelirsek yönelelim dünyayı etkisi altına alan bir kriz oldu mu fark etmiyor. Dolayısıyla bu süreç atlatıldığında bizim en iyi yaptığımız mobilya ya daha çok sarılmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Sizin fikriniz nedir?

FABRİKALAR 16 SAAT YATIYOR, BİRLEŞMELİYİZ

“Ülke ekonomileri üreterek büyür tüketerek değil. Dünya’2da küresel bir kriz var. Mesela covid öncesi dünyada küresel bir ekonomiye baktığımızda da yüzde 3 büyüme ön görüyorduk. Küresel olarak baktığımızda o büyüme şuan yüzde 0.5 e düştü. Belki de yarın bunları eksi anlamda konuşacağız. Üretmek zorundayız, ben size katılıyorum. Ama İnegöl üzerinde çoklu büyümeyi kazanmamız lazım. Ben şunu söylemeye çalışıyorum.Artı bir mobilya sektörü bir arkadaş gireceğine güçlerimizi birleştirelim.Mesela bakın ikinci mobilya ihtisas sanayi bölgesi, benim de orada bir üretim tesisim var ve arkadaşlarımızla şunu konuşuyoruz. Hepimizin orada bir servisi var. Sekiz saat çalışıyoruz. Geri kalan on altı saatimiz boş. Finansı arkadaşlarımızla mobilya üreten bir arkadaşımız birleşsin. On tane fabrika açacağımıza bir tane fabrika açalım. Yirmi dört saat çalıştıralım. Bunu neden yapmıyoruz? Fabrikalarımız yatıyor ya! Koskoca betonlara paramızı gömdük. On altı saat yatan bir fabrika, sekiz saat çalışan bir fabrika. Nasıl para kazanacağız ki? İşte 2018’de ton başına fiyatlarımız 3 dolarmış biz demişiz ki 2018 de bunu 7 dolara çıkarmamız lazım. Ne zaman? 2020 yılında demişiz. Ama bugün 2.7 dolara düştü. Bunlar hep verimsiz çalışmaktan oldu. Bu sektöre mümkün olduğunca eğitimci arkadaşlarımız girsin ve bu eğitimci arkadaşlarımız, sanayideki meslek sahibi sanayideki meslek sahibi buradan bedel ödeyerek bir şeyler kazanmış tecrübe edinmiş arkadaşlarımızla bir olsunlar, beraber işler yapsınlar. Kooperatifleşmemiz lazım. Bakın bugün Mobiliyum’u İnegöl’de kimin gücü yani tek başına 225.000 m kare bir alan kuracak, 225 tane mağazayı bir araya getirecek. Yani buna kimsenin gücü yetmez.Biz birlik olduk ve bunu ortaya getirdik.Mobilya sektöründe de hiç önemli değil benim işletmem.Sonuçta yiyeceğimiz ekmek belli, geldiğimiz yer belli. Gideceğimiz yer belli.”