#inegöl

Şerif Gürbaş


İnegöllülere çağrımdır


İnegöl´de yaşayanlara ilçemizin en önemli sorunu nedir diye sorsak,  herkes yaşadığı mahalle yada muhitle ilgili bir sorunu dile getirir. Bu sorunlar bilindik sorunlar, alt yapı, trafik, otopark, vs? Bu sorunları zaman zaman bizlerde İnegöl basını olarak dile getiriyoruz.

Ama bugün sizlere ilçemizin çok daha vahim bir sorunundan söz edeceğim.  Bu sorun öyle büyük bir sorun ki, küçük büyük tüm ilçe halkını yakından ilgilendiriyor. Ve bu sorunla ilgili tüm ilçe halkımıza bir çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen yazıyı okuduktan sonra tanıdığınız en yetkili kişi ile irtibata geçin ve ona önerilerinizi sunarak harekete geçmesini sağlayın.

Şeyh Edebali´nin Osmangazi´ye söylediği ?Ey oğul! İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın.? Sözü, ne kadar önemli ve mühim bir söz. Yaklaşık 700 yıl önce söylenen bu sözü al istediğin zaman diliminin içerisine koy, cuk diye oturuyor.  Zira insan hayatının hiçe sayıldığı, vahşi bir zaman diliminin içerisinden geçiyoruz.

Kimin başına ne zaman nasıl bir bela gelecek, ne zaman ve kimin tarafından hayatımız karartılacak bilemiyoruz. Her türlü kötülüğün kol gezdiği bir dönemdeyiz. Dünyada terör belki insanlığın en büyük tehdidi olarak görülüyor olabilir, ancak uyuşturucu denilen illet, en az terör kadar insanlığı tehdit eden büyük bir beladır.

Her gün gazete ve televizyonlarda uyuşturucuya kurban edilmiş bir evladımızın haberleri ile karşılaşıyoruz. Kuytu köşe mekanlarda ya da bir sokağın başında yerde boylu boyunca yatan gençlere denk gelmişsinizdir. Düştüğü uyuşturucu tuzağından kurtulamayan bu çocuklarımız, aynı zamanda toplum için de büyük tehlike arz etmektedir. Çocuklarımızı bu tuzağa düşürenler, onları aynı zaman da farklı suçlara da yönlendirmektedir.

İlçemizde peynir ekmek gibi satıldığı söylenen bonzai ve benzeri uyuşturucu maddesini satanlara yönelik zaman zaman geniş çaplı operasyonlar yapılmakta ve etkin bir mücadele verildiği görülmekte. Bu operasyonlarda gözaltına alınanlardan bir kaçı suçu üstleniyor ve cezayı çekmek üzere hapse atılıyor, Ancak cezasını çekenler bu işten pişmanlık duymuyorlar ve aynı sucu işlemeye devam ediyorlar.

Yani insan hayatını tehdit eden ölüme kadar götüren bu tip suçlara verilen cezalar maalesef caydırıcı değil. Devlet bu işi organize edenlerin en tepesine ulaşıp, en ağır cezaları vermediği sürece de daha çok evladımızı uyuşturucuya kurban veririz.

Uyuşturucu meselesinin; sadece kolluk kuvvetleri ve cezai müeyyidelerle çözülemeyeceği aşikârdır. Bu konu, başta kaymakamlığımız olmak üzere jandarmadan emniyete, milli eğitimden diyanete, belediyeden STK´lara, spor kulüplerinden medyasına kadar, tüm kurum ve kuruluşlarla topyekûn mücadele edilmesi gereken acil bir sorundur.

Özellikle yeni göreve gelen Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Zengin beye bu konuda önemli bir sorumluluk düşmektedir. Kendisinin hem eğitim camiasında üst düzey bir bürokrat olması, hem de toplumun önde gelen insanlarından oluşan kent konseyine başkanlık yapacak olması, bu sorunun üstesinden gelinmesinde kendisine kolaylık sağlayacağı düşüncesindeyim.

Sayın Zengin´in ilk icraatı uyuşturucu ile mücadele komisyonu kurmak olmalıdır. Bu komisyonda bir hukukçu, bir  polis, bir öğretmen, bir hekim ile canı yanmış bir anne yada baba mutlaka görev almalıdır.

Yine bu mesele ile ilgili özellikle belediyemize ve spor kulüplerine de  çok büyük görevler düşmektedir. Belediyemizin çocuklarımızın ve gençlerimizin okul dışında vakit geçirebileceği spor alanlarını arttırması, onların ilgisini çekecek vakitlerini hoşça geçirebileceği sosyal tesisleri bir an önce hayata geçirmesi gerekmektedir.

Ama asıl olan anne ve babaların çocuklarını ihmal etmemesidir. Hiç kimse benim çocuğum yapmaz, benim çocuğumun uyuşturucu ile işi olmaz dememeli. Mutla surette çocuklar takip edilmeli, arkadaş çevresi ve girip çıktıkları ortamlar gözetim altında tutulmalıdır.

Şayet ilçemizin tüm kurum ve kuruluşları bu konuya eğilirse, hazırlayacağımız sağlıklı ve güvenli ortamlarla çocuklarımızı kontrol altında tutmayı başarabilirsek, Allah´ın izni ile onları uyuşturucudan ve diğer kötü alışkanlıklardan korumayı da başarabiliriz.