#inegöl

Cumali Ali Yürekli


1960 İHTİLALİNİN ASIL NEDENİ

1960 İHTİLALİNİN ASIL NEDENİ


Türkiye’deki askeri darbeleri, ihtilalların mantığını ve itici güçlerini doğru anlamak için geriye gitmemiz, Osmanlı tarihini, özellikle İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni ve 1945’ten sonraki Türk-ABD ilişkilerini bilmemiz gerekiyor. Ayrıca Türklerin geçmişten beri var olagelen devlet geleneklerini ve İslam kültürünün siyasal konulardaki pratiklerini ve görüşünü de hesaba katmalıyız. Aksi takdirde yapılan açıklamalar ve getirilen yorumlar yetersiz kalır.

Hiçbir şey dışarıdan görüldüğü gibi değil Türkiye’de. Düşen bir yaprak bile kendiliğinden düşmez! İç nedenler ne olursa olsun, ABD istemeden Türkiye’de kimse darbe marbe yapamaz. Daha eskilerde de İngiltere, kısmen Almanya ve Fransa Osmanlı’da darbeler yaptırıyorlardı.

Ayrıca Türkiye’deki darbelere gerekçe olarak gösterilen nedenlerin hiç biri doğru değildir. Tamamı yanıltıcıdır. Esas nedeni gizlemek için ileri sürülen mazeretlerdir.

1960 ihtilalının nedeni, Menderes Hükümeti’nin SSCB ile ekonomik ilişkiler kurmak istemesidir. Bunu engellemek için ABD, önemli bir adamını göndererek bu ziyareti engellemek istedi. ABD’Lİ yetkili Menderes’e sömürge valisi muamelesi yapınca, Başbakan kendisini makamından kovdu. Darbe hemen arkasından gerçekleşti.

“Cuntanın astırdığı Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu`nun ifadeleri Menderes`in kim tarafından ve neden asıldığını çok net bir şekilde ortaya koyuyor:

“Bizim en büyük hatamız kayıtsız-şartsız Amerika`ya tabi olmamız. Böyle bir politika sonsuza kadar devam edemez. Türkiye sırtını Amerika`ya dayamakla hiçbir sonuca varamaz. Aksine kendimizden çok şey veririz yine de onları memnun edemeyiz.  Türkiye, NATO ve Amerika`nın yanı sıra Üçüncü Dünya ülkeleri ve Sovyetler ile belli ölçüde ve Türkiye`nin çıkarları doğrultusunda yeni bir politika izlemek zorundadır. Bir yıldan beri Adnan Bey‟e bunu telkin ediyorum. Adnan Bey bu ısrarlarım karşısında Sovyetlerle ekonomik alanda işbirliği yapılmasını ve Üçüncü Dünya ülkelerinin lideri durumunda bulunan Hindistan ile ilişki kurulmasını kabul etti. Ben de Başbakan Adnan Menderes`in Moskova`yı resmen ziyaret etmesi için gerekli girişimlerde bulundum. Bu girişimlerin özellikle Amerika`yı rahatsız ettiğini biliyorum.” (https://dogruhaber.com.tr/haber/237007-1960-bir-amerikan-darbesi/10/02/2017)

“Yıl: 1959, 27 Mayıs 1960'tan yaklaşık bir yıl kadar önceden bahsediyoruz.

Sanayileşme altyapısı için 300 milyon dolarlık ihtiyacını dost ve müttefik Amerika'dan karşılayacağını düşünen Adnan Menderes, yanında bakanları Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan ile birlikte ABD'ye gidiyorlar. O dönem ABD Başkanı olan Roosevelt ile görüşüp ondan "300 milyon dolar kredi" talebinde bulunuyorlar.

Başkan Roosevelt Başbakan Menderes'e dönüp "hangi işte kullanacaksınız" diye soruyor. Rahmetli Menderes, "Sanayileşmemizin altyapı ihtiyacını karşılamak için" der.

Dost ve Müttefik! ABD Başkanı Roosevelt; "Türkiye'nin NATO ittifakı içinde bir tarım ülkesi olduğunu ve NATO'nun tarım ihtiyaçlarını karşıladığını unutuyorsunuz. Bu düzeni bozmamanız gerekir" diyerek ABD'nin Türkiye'ye biçtiği rolü çerçeveleyip başbakan Menderes'e veriyor.” (Ahmet Ay. Milat Gazetesi, 03.08.2016)

Apaçık görüldüğü üzere, Türkiye ne zaman siyasal ve ekonomik alanlarda kendi başına hareket etmeye yahut da başka ülkelerle bu konularda ilişkiler kurmaya yöneldiğinde/yeltendiğinde başına balyoz gibi bir darbe inmiştir.

ÖZSÖZ: “Şayet bir derede iki balık birbirleriyle kavga ediyorlarsa, mutlaka onadan uzun bacaklı bir İngiliz geçmiştir.” (Kızılderili atasözü)