#inegöl

Şerif Gürbaş


Bırakın gidin artık!

Pandemi gösterdiki siz bu işi layıkıyla yapamıyorsunuz....


Ülkemizde birçok sektör pandemiden etkilenirken, İnegöl’ün lokomotif sektörü mobilya son yılların en saçma krizi ile karşı karşıya. Eskiden mobilya satma krizi yaşanırken bu kez malzeme tedarik sıkıntısı yaşanıyor. MDF, sunta, cam ayna vs. malzemelerin temininde büyük sıkıntılar yaşayan mobilya sektörünün temsilcileri, ne yapacağını şaşırmış durumda. Bu malzemeleri üreten firmalar hani yurt dışında olsa diyeceğim ki, dış güçler bizim ekonomimizi bozmaya çalışıyor. Yok maalesef biz İnegöl olarak adeta kendi deremizin suyundan istifade edemiyoruz. MDF ve sunta üretende,  cam ve ayna üretende hepsi ilçemizde, ama dövizin yükselmesi nedeniyle malzeme üreten firmaların ağırlıklı olarak yurt dışına satmayı tercih ettiklerini bu nedenle iç piyasaya yetişemedikleri ifade ediliyor.

Yaşanan sıkıntı ile ilgili sektör temsilcilerinin cılızda olsa tepkileri oldu. Hatta bugün MODEF Fuar tanıtımı için ulusal kanallara çıkan İTSO Başkanı Yavuz Uğurdağ, NTV'deki programda konuyu yeniden gündeme taşıdı.  Uğurdağ, mobilyacıların malzeme sıkıntısını ilgili bakana kadar ilettiklerini, ancak şuana kadar sonuç alınamadığını ifade etti  Uğurdağ, gelinen noktada üretimin yavaşladığını, hatta durma noktasına geldiğini, terminlerin geciktiğini ve durumun istihdama zarar vermeye de başladığını söyledi.

Ne kadar ilginç bir durum.

Tırnaklarını kazaıya kazıya mobilyayı tüm dünyaya satar hale gelmiş bir şehrin bir numaralı sektörüne çare olacak bir merci yok. İlgili odalar durumu gerekli yerlere bildirdik diyor da, mesela ilgili bakan bu konuya ilişkin ne yaptı. Üyeler hep sorar ya, "Odalar ne işe yarar" diye mesela üyelerden milyon TL’ler toplayan Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu diye ifade edilen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklığlu bu konuda ne gibi adımlar attı. Hisarcıklıoğlu, binlerce üyesinin derdini acaba bir telefonla ulaşabileceği Cumhurbaşkanımıza iletmiş midir.

Ya Bursa milletvekilleri! İktidarından muhalefetine, acaba konuyu TBMM’ye götürüp ülke gündemine taşımayı akıl ettiler mi.

Şayet tüm bunların hepsi oldu ise, yani konu Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a ulaştırıldı ise, Cumhurbaşkanımızın bu zamana kadar, “hangi firmalarmış onlar bakim” deyip, o firmaların yetkililerini aramış olması, onlara, “önce memleketimizin insanı kalkınmalı" diyerek bu işi çözmesi icap ederdi.

Ben kendi fikrimi söyleyeyim; Bu konu Cumhurbaşkanına iletilmemiştir. İletilse idi, bu konu şimdiye kadar çözülür ve MODEF fuarı öncesi mobilyacılarımız acaba sipariş alsak mı daha iyi, almasak mı daha iyi diye ikilimde kalmazdı.

İkinci husus; Şu pandemi döneminde işyerleri kapanan esnaflarımız, özellikle kahvehane, kafe, oyun salonu ve lokantaların sahipleri geçim derdine düşmüşken, oda başkanları ve onların bağlı oldukları federasyon ve konfederasyon başkanları ne gibi çalışma yapıyor.

İl, ilçe, belde her bölgede en ücra yerlerde açılıp, sayıları 10 binlere ulaşmış bakkalı, zücaciyeciyi konfeksiyoncuyu, beyaz eşyacıyı, pazarcıyı ve bilumun esnafı etkileyen zincir marketlere tanınan imtiyazlara karşı ne düşünüyorlar?

Bursa’da BESOB Başkanı Arif Tak, Ankara’da Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyon Başkanı Bendevi Palandöken, pandemi kısıtlamalarında yüz binlerce esnafa işyeri açması yasaklanırken, zincir marketlerin açık tutulması karşısında nasıl uykuları kaçmıyor ve o kutluklarda nasıl rahat oturuyorlar.

İşte ticaret erbabının, esnaf ve sanatkarın ödediği aidatlarla kimsenin alamadığı maaşları alan, sıcacık makam odalarında, sekreteri, makam aracı, korumaları ve sayısız nimetlerden faydalanan 10 numara 5 yıldız hayat süren bu şahsiyetlerin, pandemi döneminde sınıfta kaldıkları, görevlerini layıkıyla yapamadıkları görülmüş olup, en yakın seçimde aday olmayarak üyelerine sahip çıkacak yürekli insanlara bırakmaları en büyük dileğimdir.