HERKESİN GÜNDEMİ FARKLI
Tarih: 16.11.2019 11:59:12
EMİR AYBERK GÜMÜLÜGİL

Malum medya tarafından, Türkiye için tarihi görüşme olarak lanse edilen Türkiye-ABD görüşmesi gerçekleşti. Öyle yada böyle bu görüşmenin gerçekleşmesi gerekiyordu. Aslında olacağı çok belliydi ama iç siyasette zor duruma düşmemek adına ABD ziyareti belli değil dense de her şey belliydi ve konular çoktan konuşulup üzerinde anlaşmaya varılmıştı bu garanti ışığında da Erdoğan ABD ziyaretini gerçekleştirdi.

 Herkes kendine göre olumlu yada olumsuz sonuçlar çıkarabilir. Benim açımdan Trump´ınypg ye terör örgütü dememesi, terörist mazlum hakkında hiç konuşmaması, güvenli bölgenin yanında geçmemesi Halkbank ve fetö konularında hiç haberi yokmuş gibi davranması negatif olarak değerlendirilebilir.

 Bunun aksine Trump´ın hangi ruh hali ile yazdığı belli olmayan mektubun TAKDİM edilmesi önemliydi. (Takdim kelimesi özenle seçilmiş olmalı ki eski Türkçe ´de sunmak anlamına gelir hangi büyüğe mektubu sunduysak artık.) S-400 konusu ve fetö konusunda ısrarcı olmak, sözde ermeni soykırımı tasarısının kongre de durdurulması ise ülkemiz adına pozitif görülebilir.       

Burada unutmamak gerekir ki karşınızda ki Trump ve ruh hali denizdeki dalga gibi gel–gitler ile dolu. Yani yarın bir twit ile hiçbir şey yaşanmamış gibi yapabilir, hatta görüşme yaptığını bile unutabilir. Nitekim öyle olmadı m

Hani ypg güvenli bölgeden geri çekiliyordu ne oldu Trump´ın diğer uygulamaları gibi bu da bir yalan çıktı. Yani söylemlerine güvenilmeyecek biri hele ki kendi başkanlığının tehlikeye girdiği dönemde.

Bu görüşme sonunda ki şahsi korkum S-400´ler kurulmadan patriotların alınması ve F-35 savaş uçaklarına büyük paralar yatırılması tıpkı geçen görüşmede alınan Boeing´ler gibi.

Ekonominin alarm verdiği böyle bir dönemde, Devlet harcamalarını yaparken daha dikkatli olması gerekiyor. 2001´de Ak partiyi iktidara getiren zorlu ekonomik koşullarda dönemin Başbakanı Ecevit´e atılan yazarkasa ile kriz daha da derinleşmiş ve 17 yıllık iktidar yürüyüşü başlamışti.    

Maalesef o günlerin üzerinde 18 sene geçmesine rağmen durumun daha da vahimleştiğini görüyoruz. İnsanlar bırakın boş yazarkasa fırlatmayı kardeşleriyle, eşiyle çocuğuyla toplu intihar ediyor. Bir kardeşi bir babayı ailesine kıyacak kadar hayattan koparıp ölmeyi tercih ettirecek derin bir ekonomik zorluklar mevcut. Rakamlar ne derse desin gerçekler gün gibi ortada insanlar çaresiz ve ölümü yaşamaya yeğliyorlar.    

10 Kasım´da tekrar yâd ettiğimiz ülkemizin kurucusu Atatürk´ün bırakmış olduğu iktisadi ve ekonomik mirası satarak günümüze kadar getirebildiğimiz ülkemiz ekonomisi artık tekrardan kuruluş felsefesine uygun, üretimi ve tarımı merkeze alan bir yapıya bürünmelidir. Özellikle ülkemizin bulunduğu bölgede ekonomik bağımsızlığınız yok ise her daim dış müdahalelere açık hale geliyorsunuz, milli savunmamızın en büyük etmeni bağımsız ekonomidir. Bu kısmın olmazsa olmazı ise üretmektir.    

Ülkemizin üretmemesi ve daimi tüketici kılınması için çeşitli vesileler ile kardeş kardeşe düşman edilmiş ve ülkemizin kaynakları gerek darbeler gerekse de yıllarca süren terör ile mücadeleye harcandı. Halen daha buna alet olanlar maalesef ki mevcut. Tıpkı 10 Kasım´da oraya toplanan insanlara slogan attıranlar gibi.Aslında Cumhurbaşkanı´da biliyor ki o makam da var ise bu Atatürk sayesinde    

Burada özellikle Erdoğan´ın son dönemdeki konuşmalarını hazırlayana kişilere bakmakta fayda olacaktır, kasıtlı olarak kışkırtıcı ve kutuplaştırıcı dil ile gündem oluşturulmaya çalışılıyor ama halen anlamadılar ki bu üslup İstanbul´da ve Ankara´da ezici bir yenilgi almalarına neden oldu. Hani birleştirici ve bütünleştirici olunacaktı bu da iç siyasette bir söylem olarak kaldı.

Barış Pınarı Harekatı´yla sağlanmaya çalışılan birlik ve beraberlik bizzat iktidar kanadı tarafından dinamitlendi. 10 Kasım günü hem kurucuna saygısızlık yapıp hem de yapmış olduğu devrimleri yalan yanlış bilgiler ile eleştiren danışmanlar hem Erdoğan´ı yanlış yönlendirdi hem de toplumdaki birlik ve beraberlikten rahatsız olduklarını ortaya koydular.

 Ak Parti kurulduğu dönemden itibaren hiç bu kadar halkından kopuk bir görüntü içerisinde değildi. Maalesef Erdoğan´ın çevresinde ki çıkarcı oligarklar kendi saltanat düzenini kurup herkesi küçük görmeye başladılar, tıpkı bir zamanlar sözde Atatürkçü´lerin yaptığı gibi. Başörtüsünü irtica tehdidi görenler ile içki masalarında ülkeyi kurtaranların bu aciz ziyniyetten ne farkı var ki?

  Oysaki ülkemizde öyle bir feryat var ki hem de bir babanın feryadı. Herkesin kulakları tıkalı bu sese. Bu feryad Şaban VATAN´a ait. Bende köşemde daha önce dile getirmiştim babanın isyanını. Küçük kızı vahşice öldürüldü eli kırıldı, ayağı kopmak üzereydi ama organize bir örtbas grubu bunu intihar olarak göstermeye çalıştılar, baba yılmadı dedektif gibi çalıştı belgelere ulaştı cesur gazeteciler haber yaptı sonra ne mi oldu?

Ucu Ankara taraflarına dokununca işler değişti baba tehdit edildi, haber yapan gazeteci ölüm tehditleri aldığı için yurtdışına kaçmak zorunda kaldı. Aradan zaman geçti soruşturma tekrardan başladı baba yine sesini duyurmaya çalıştı bu sefer de haber yapan kadın gazetecigözaltınaalındı fotoğraf, video ve cep telefonun el konuldu ve en son olarak acılı baba Şaban VATAN gözaltına alındı.En sonunda babaya kızım öldüğü için suçlu dedirttirildi.

 Bu konuda yorum yapılacak hiçbir şey görmüyorum sadece yazıklar olsun diyebilirim.

Ama siz değerli okurlarıma bir sorum olacak; herkes anne, baba, abi, kardeş. Allah göstermesin ama aynı olay sizlerin küçük yavrunuzun, küçük kardeşinizin başına gelseydi ne hissederdiniz?

Sessizce televizyonda izleyip 30 saniye sonra unutur muydunuz?

 SAYGI ve SEVGİ İLE.

ayberk9114@gmail.com

Twitter: @EAyberkG

Anahtar Kelimeler: HERKESİN, GÜNDEMİ, FARKLI
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
PERDE ARKASI (29 Kasım 2019 - Cuma)
Önce insan olalım (07 Kasım 2019 - Perşembe)
Çok yaşa Cumhuriyet (02 Kasım 2019 - Cumartesi)
TÜRK´ÜN TÜRK´TEN BAŞKA DOSTU YOK! (17 Ekim 2019 - Perşembe)
KIŞ ÇETİN GEÇECEK (11 Ekim 2019 - Cuma)
GENÇLİK İÇİN YENİ TEHDİT: DEİZM (24 Eylül 2019 - Salı)
GELECEK İÇİN GENÇLİK (18 Eylül 2019 - Çarşamba)
ANALAR AĞLAMASIN (12 Eylül 2019 - Perşembe)
KADIN´A VAHŞET (30 Ağustos 2019 - Cuma)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ