#inegöl

Nurettin Yeltekin


İDEAL MÜSLÜMAN

İDEAL MÜSLÜMAN


Peygamber efendimiz buyurdular ki: İyi (ideal) Müslüman odur ki; diğer insanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir.Buhari, İman, 4/10; Müslim, İman, 65/162.)

Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu anlamına gelen güven; fertlerin birbirleriyle samimi ilişki kurmalarının temel şartı olup toplumsal huzur ve mutluluğun kaynağıdır.

Güven, bütün peygamberlerin en önemli sıfatlarından biridir. Güvenilir olmayan, özüyle sözü bir olmayan bir peygamberin tebliğ görevinde başarılı olmasından ve insanların kendisine inanmasından söz edilemez.

Güven, Sevgili Peygamberimizin en belirgin vasfıdır. Kendisine inanmayanlar bile ona güvenir, eşyasını emanet eder ve onun asla yalan söylemediğine şahitlik ederlerdi. Peygamberliğinden önce de güvenilir olarak tanınan Allah Rasulü (s.a.s.), ahlak ve davranışlarıyla insanların güvenini kazanmış ve Muhammedü’l-Emin olarak tavsif edilmiştir.

İnsanlar arasında güven duygusunun yerleşmesinde uyulması gereken bazı kurallar vardır. Bunların başında sözle ve fiille insanlara zarar vermemek gelir.

Allah Rasulü (s.a.s.), başlıkta verdiğimiz hadiste Müslümanın güven vermesi gereken en önemli iki organına; el ve dile işaret etmiştir. Hadiste geçen “dil” tabiri, “el” tabirine göre daha geneldir. Çünkü dil ile geçmiş, şimdiki ve gelecek zamanla ilgili söz söylemek mümkündür. El ise dile tabi olduğu için ancak onun söylediklerini uyguladığında ona ortak olur. İnsanlar fiille yapamadıkları birçok eziyeti dil ile yaptıkları ve dilin tesiri ele göre daha çok ve daha yaygın olduğu için Peygamberimiz hadiste önce dili, sonra da eli korumayı emretmiştir. Dilin bu tesirindendir ki Rasulüllah (s.a.s.), Abdullah b. Revaha’nın Kaza Umresi sırasında Mekke’ye girerken söylediği beyitler için, “Bu sözler, onların üzerlerine yağdırılan oklardan daha etkilidir.” buyurmuştur. (Tirmizi, Edeb, 70/2847.)

Sevgili Peygamberimiz özellikle dili kötülüklerden korumanın önemine işaret etmiş ve bu konuda kendini koruyanları cennetle müjdelemiştir. Durum bu olunca, insanın tüm uzuvlarına sahip çıkmasının gereği ve önemi kendiliğinden anlaşılır. Eskilerin dediği gibi, eline, diline, beline sahip olmak, hem dünyada hem de ahirette huzura kavuşmanın emin yoludur.

(Diyanet dergisinden yararlanılmıştır.)