Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
İNSANLARIN GEÇİM KAYNAKLAR
Günümüzde Dünyada ne kadar insan yaşıyor?
Tarih: 3.1.2019 12:43:06
Cumali YÜREKLİ

2018 yılı sonu itibariyle 7,7 milyar olarak kabul edilen bu rakamın, 2020 yılında 7.7 Milyar ve 2040 yılında ise 9.1 milyar olması bekleniyor.

Bu kadar büyük bir nüfus ne yapar, ne yer, ne içer, hiç düşündünüz mü?

Her birinin geçim kaynakları nelerdir?  Kim ne iş yapıyor?

Bildiğimiz bir şey var ki, yeryüzünde yaşamakta olan herkes aynı işi yapmıyor. Keza her insan aynı süre çalışmıyor. Herkesin çalışma şartları, süreleri ve kuralları farklı. Bu farklılık hem içinde yaşanan coğrafyanın etkilerinden, hem de ülkedeki bilimsel, teknolojik ve ekonomik gelişmişlik durumundan etkilenmektedir.  Tarım ve hayvancılığın öne çıktığı milletler ile sanayi üretiminin ya da teknolojik ilerlemenin bir sonucu olarak şekillenen tüketim tarzlarının yön verdiği çalışma alanlarının ağır bastığı ülkelerde iş kolları, çalışan insanların sahip olmaları gereken meslekler aynı değildir kuşkusuz.

İnsanların ve bu arada milletlerin “ geçim kaynakları” yahut “geçim yolları” ayrıdır ve bu geçim kaynakları veya yolları bir bakıma insanlar arasında son derece dengeli ve harikulade bir düzenlemeyle paylaştırılmıştır.

Bilinen bir gerçeklik: Herkes aynı işi yapamaz, insanların yetenekleri farklı farklıdır; buna paralel olarak da yaptıkları işler farklı ve ayrıdır. Bu farklı oluş biz insanlar için bir zenginlik ve çeşitliliktir ki, tüm insanlığın hayrına ve yararına birbirinden üstün özelliklerde ve güzelliklerde üretim yapmaya sebep olmakta ve zemin hazırlamaktadır. Yaşamın bu şekilde kurgulanmış olması ve insanların bu kurgu içinde isteyerek , gönüllü olarak ve doğal olarak üretici roller üstlenmeleri de harika ve mükemmel bir durumdur. Gündüzün geceyi veya gecenin gündüzü izlemesi, yağmurların ve karların yağması, rüzgârların esmesi, mevsimlerin birbirini izlemesi şeklinde süregelen evrendeki orijinal-şahane düzene insanlar da farklı biçimlerde iştirak ederek yaşamı güzelleştirmekte ve zenginleştirmektedirler. İnsanın evrenin düzenli işleyişine iştirak ederek katkıda bulunması, evren tarafından kendisine sunulan bir çok nimet ve rızıkla ödüllendirilmektedir.

Her insanın payına değişik ve çeşitli nimetler, imkânlar ve fırsatlar düşmektedir. Sonra da insanlar sahip oldukları bu nimetleri, rızıkları, imkânları kendi aralarında bir şekilde paylaşmaktadırlar. Bu amaçla seyahat ediyoruz, ticaret yapıyoruz, fuarlar ve panayırlar kuruyoruz, vesaire… Bu paylaştırmanın veya paylaşmanın doğal sonucu da, biz insanların işlerimizi yaparken birbirlerimizle yardımlaşmamız, birbirimizin eksiğini gediğini tamamlamamız ve her birimizin yekdiğerimize destek olmamız gereği ortaya çıkmaktadır. Bir düşünün: Aynı bahçedeki aynı toprağa onlarca çeşit meyve ya da sebze dikersiniz, ama her birinden ayrı tat, renk ve şekilde ürün alırsınız. Oysa toprak, iklim, gübre, hava şartları aynıdır. Armut ağacı armut meyvesi, üzüm ağacı üzüm meyvesi, incir ağacı da incir meyvesi verir.  Tıpkı bunun gibi her insanın ürettiği şey farklıdır. Çünkü her insanın doğuştan sahip olduğu yetenekleri, meziyetleri birbirinden ayrıdır, farklıdır. Onlardaki bu farklılıklar, onların üretimlerine ve ürettiklerine başka başka olmasına yol açmaktadır.

Işık, her zaman yanmaktadır. Güneş, her zaman mutlaka doğar. İnsan için daima bir çıkış yolu vardır. İnsana “umutsuzluk”  ve “karamsarlık” asla yakışmaz. İnsanın başarılı olmak, kazanmak, elde etmek, bir iş yapmak ve üretmek için fevkalade mükemmel, son derece gelişmiş ve harikulade donanımları vardır. Mesela insan beyni en gelişmiş bir bilgisayarla bile kıyaslanamayacak kadar üsten özelliklere sahiptir. Bilgisayar ne denli geliştirilmiş ve kapasitesi ne kadar fazla olursa olsun, hızlı işlem yaparsa yapsın aynı anda birden fazla konuda düşünme ve davranma, her türlü ihtimalleri değerlendirme ve ona göre karar verme, vaziyet alma gibi pek çok konuda insan beyni ile deyim yerindeyse ‘aşık atamaz´. Keza akıl, isnada başlı başına bir hazinedir ve dünyadaki hiçbir şey akıl ile kıyaslanamaz.

Hiçbir mal ya da değer aklın yerini alamaz ve akıl kadar değerli akıl gibi önemli, akıl kadar hayati ve akıl kadar vazgeçilmez olamaz.

İnsanı insan yapan ve tüm diğer canlılardan ayıran, her şeyden üstün kılan da sahip olduğu akıl dediğimiz eşsiz ve değerli hazinedir.

Şu halde önümüz aydınlık ve yol açık demektir.

İlerlemek, çabalamak, çalışmak ve başarmak ise biz insanları bekliyor.

ÖZSÖZ:  “Yenilgileri kullanırsan, zafere dönüşürler.”                                                                        (Otto Von Bismarck-1815-1898. Almanya´nın kurucusu)

Anahtar Kelimeler: İNSANLARIN, GEÇİM, KAYNAKLAR
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
HERKES EKTİĞİNİ BİÇER (14 Şubat 2019 - Perşembe)
TEK SINIR BİZİM KENDİ KOYDUKLARIMIZDIR (19 Ocak 2019 - Cumartesi)
AVUKAT BULUNDURMA ZORUNLULUĞU (27 Aralık 2018 - Perşembe)
FİKİR NAMUSU (18 Aralık 2018 - Salı)
MÜSLÜMANLARA BİR SORU: (06 Aralık 2018 - Perşembe)
Sayfa: