#inegöl

İsmail Özdemir


İT ÜRÜR, KERVAN YÜRÜR

İT ÜRÜR, KERVAN YÜRÜR


  Ürümek; havlamak demektir.Köpeklerin havlaması kervanı yolundan alıkoymaz.Bilindiği gibi köpekler arabalara havlarlar.Eskiden kervanlar vardı, kervanlar geçerken onlara da havlarlardı.Ama köpeklerin bu havlaması kervanı yolundan alıkoymazdı.Aşağılık insanların köpekler gibi havlaması-ürümesi, Hak yolda olanları yolundan alıkoymaz.
     Fransa Cumhurbaşkanı Macron denilen yaratık ve şürekası İslâm Dinine ve Peygamberimiz’e hakaret ediyor ve saldırıyor.Bu saldırılar İslâm’a hiçbir zarar veremez.İtler ürür, kervan yürür.Kıyamet kopmadan mutlaka Hak ve Adalet üzere İslâm Medeniyeti yeniden Dünyaya hakim olacak.İşte bunu engellemeye çalışıyorlar. Ancak asla  engel olamayacaklardır.Yine Almanya’da sabah namazında bir camiye çok sayıda polis baskın yapıyor, postallarıyla camiye giriyorlar.Bu ve bunun gibi tahrikler artarak devam edecektir.Müslümanlar çok uyanık hareket etmelidir.Müslümanlara düşen Akl-ı selim ile hareket etmektir. Onların tahriklerine kapılmamalıyız.Amaçları İslâm’ın yükselişini durdurmak için Müslümanları taşkınlık yapmaya, aşırı sokak eylemlerine sürüklemeye çalışıyorlar. Bu taşkınlıkları kuracakları kumpaslarla farklı boyutlara taşıyacaklar.Bazı saldırıları kendileri tertip edecekler ve Müslümanların üzerine atacaklar.                                                                  
    Hrıstıyanlık iflas etmiştir.Avrupa’da insanlar kiliseye gitmiyorlar.Kiliseye de güvenmiyorlar.Hrıstiyanlık inancı da insanları tatmin etmiyor.Bunun sonucunda Avrupa insanı ya Müslüman oluyor, ya da ateist.
Ateist olanları da tatmin edemiyorlar.Ne kanun,ne devlet tanıyor, ne de diğer değerleri.Bu ateistlerden ancak tembel ve İsyankar bir toplum çıkar.Bunları çalıştıramıyorlar.Üretmeden tüketen bir toplum çıkıyor ortaya.
       İşte bu durumu tersine çevirmek için beyhude çırpınış içerisindeler.Halbuki insanların özgür ve hür bir şekilde İslâm’ı öğrenmelerinin önünü açsalar, hem kendileri hem de toplumları kurtulacak.
      Ayrıca 2020 Haziran ayında Fransa’da yapılan yerel seçimlerde büyük hezimet yaşayan Macron, 2022 seçimlerine kadar nasıl iktidarda kalacağını bilemiyor.
      Müslümanların şu andaki dağınık ve ekonomik olarak zayıf durumda olmaları kimseyi yanıltmasın.Allah C.C.yardımı geldi mi, onun önünde hiçbir güç duramaz.Ancak Müslümanların şuurlanmaları gerek.
Bir günlük iki günlük boykotlar değil, sürekli boykot yapabiliriz.Sadece Fransa’nın değil, diğerlerinin mallarını da boykot edelim.İhtiyaçlarımızı asgariye indirelim. Tüketimlerimizi gözden geçirelim.Tasarrufa yönelelim. Hayatımızı asgari şekilde sürdürelim.Göreceksiniz Kapitalizm iflas edecek.Büyük firmalar birer birer batacak.
Kapitalizmi ayakta tutan, düşük faiz cazibesine kapılıp sorumsuzca harcama yapanlar bunun bedelini ağır öderler.Bugünkü durumları iyi olabilir.Gelecekte nelerle karşılaşacağımızı kimse bilemez.Ölçülü yaşamaya alışalım.Bankalardan uzak duralım.2002 yılında yaklaşık 3 milyon kişi bankalara tüketici kredisi ve konut kredisi borçlusu iken, TBB yayınladığı raporlarda 2020 Temmuz ayında tüketici ve konut kredisi kullanan kişi sayısı 33,4 milyona çıkmıştır.Bankacılık sektörünün büyük kısmı yabancıların.Niçin bunlara yem oluyoruz.
       Harcamalarımızı azaltalım, tasarrufa gidelim.Müslümanlara hakaret eden bu ülkeler, yine Müslümanların sırtından beslenen büyük şirketlerle ayakta duruyorlar.Biz Müslümanlar yabancı malların tamamını boykot eder, harcamalarımızı azaltırsak onları dize getirebiliriz.
       İktidar ve muhalefet de bu işte samimi olmalı.Hala AB kapısında dilenci gibi beklemeye devam ediyoruz. Bizi AB ye alın diye.Bu faşist ve İslam Düşmanı AB de ne işimiz var.TBMM’de AB’ye üyelik süreci neden askıya alınması teklif edilmiyor.Ne İktidar ne de muhalefet ağzına bile almıyor.Kendi cellatına aşık olmuşlar.