#inegöl

Nurettin Yeltekin


Kim bir kötülük görürse…

.


“Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.”

(Müslim, İman 78)

İyiliği emir ve kötülükten nehiy vazifesi, müslümanlar üzerine bir farzdır. Bunun farziyeti Kur’an ve Sünnet’le sabittir. Aynı zamanda bu farz, İslam’ın en büyük farzlarından biri ve dinin temelidir. İslam nizamı bu sayede kemale erer ve yücelir. Şu kadar var ki, bu vazifeyi yerine getirecek bir grup teşekkülü farz-ı kifayedir. İslam ümmeti, bu görevi yerine getirecek bir cemaat yetiştirmek mecburiyetindedir. Bu yerine getirilmediği takdirde, bütün ümmet sorumluluk tan kurtulamaz.

“Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü engelleyen  bir topluluk bulunsun.”

(Al-i İmran Suresi (3), 104)

İyiliği emir ve kötülükten nehiy vazifesini yerine getirecek olanlar, öncelikle İslam’ı iyi bilen alimlerdir. O halde, ümmetin her sahada alimler yetiştirmesi gerekir. Ümmet olabilmenin ilk esası, bir imamın bir liderin önderliğinde hükmi şahsiyete kavuşmaktır. Şayet bu yoksa, müslümanlar öncelikle onu yerine getirmekle mükelleftirler. Alimlerin veya en faziletli kabul ettikleri kişilerin önderliğinde cemaat olma şuurunu geliştirirler. Bu faaliyetin yapılması ve ümmet olma azmi içinde bulunulması bile iyiliği emir ve kötülükten nehyin içine girer. Yani bir manada herkes ferdi müslüman kalamaz, mutlaka İslam cemaatinin bir uzvu olmak zorundadır. Hiçbir müslümanın bu düşünceye ve faaliyete karşı olmaması gerekir. Çünkü buna karşı oluş iyiliğin yanında yer almak değil, kötülüğe yardım etmektir.

Hadisten Öğrendiklerimiz:

  1. İyiliği emir ve kötülükten alıkoymak görevini yerine getirecek bir yönetimi oluşturmak, bu görevi yerine getirecek alimler yetiştirmek ve bir cemaat oluşturmak müslümanlar üzerine farz-ı kifayedir.
  2. Hangi vasıtayla mümkünse ve hangisine güç yeterse kötülükleri onunla önlemek her müslümanın üzerine zorunluluktur.
  3. Toplumdaki kötülükleri önlemede, genel anlamda olmak üzere, el ile, yani fiilen engel olmak yöneticilerin; dil ile, yani tebliğ, öğretim, ikaz ve nasihat ile engel olmak alimlerin; kalben  kötülükten nefret etmek ve tiksinmek suretiyle karşı gelmek de halkın görevidir.
  4. İyiliği emir ve kötülükten alıkoymak, İslam ümmetinin müşterek sorumluluğudur.