#inegöl

İsmail Özdemir


KUDÜS,MESCİD-İ AKSA MÜDAFAASI

Kudüs; Müslümanlara emanettir. İsra Suresi 1. Ayet-i Kerime’de Allah C.C. “Etrafını mübarek kıldığımız” buyurduğu Mescid-i Aksa ve içerisinde bulunduğu Kudüs Müslümanlara emanettir.


Kudüs; Miladi 638 yılında Hz Ömer R.A. tarafından fethedildi. Müslümanlar Kudüs’ü fethetmeden önce Kudüs Hristiyanların işgali altında idi.Hristiyanlar Yahudilerin bir kısmını katletmişler, bir kısmına da zülüm ediyorlardı.Hz.Ömer R.A. Kudüs’ü fethedince, kimseyi inancından dolayı öldürmedi veya zulmetmedi.Hatta tüm insanları ibadetlerinde serbest bıraktı ve herkesin ibadetlerini yapabilmelerini  teminat altına aldı.

1099 yılında Müslümanların birbirleri ile çekişmeleri, ihtilafları ve iç savaşlarını fırsat bilen Haçlılar, Kudüs’ü işgal ettiler. Yakıp yıktılar.Müslüman, Yahudi ve Hrıstiyanların da bir kısmını öldürdüler.Çok büyük katliamlar yaptılar.Bunu Müslüman olmayan tarihçiler de yazıyorlar.

1187 yılında Selahaddin EYYUBİ tekrar Müslümanları birleştirerek, Kudüs’ü Haçlılardan geri aldı.Savaşa katılan 17.000 Haçlı askeri öldürüldü.Ancak savaşan askerlerin dışında kimseye dokunulmadı.Herkes ibadetlerini yapmakta serbest bırakıldı.

1516 yılında Kudüs Osmanlı’ların himayesine geçti.1917 yılına kadar yaklaşık 400 yıl Osmanlı Himayesinde

Kaldı.Bu 400 yıl boyunca Osmanlı Kudüs’e çok büyük hizmetler yaptı.Çok sayıda camii, mescit, medrese, imarethane, hamam, çarşı, çeşme, kemer gibi yapılar inşa etmişlerdir. Bugün bunların büyük çoğunluğu işgal devleti tarafından yıkılmış ya da amacı dışında kullanıma tahsis edilmiştir.

Surların bir kısmı Bizans döneminden kalmış ve Kanuni tarafından onarılmıştır. Toplam uzunluğu 4400 metre olan surların yüksekliği 12 metre civarındadır. Bu surların otuz dört kulesi ve yedi kapısı vardır ve bunların altısının üzerlerinde yapım tarihlerini gösteren kitâbeleri bulunmaktadır. Yapımı 5 yıl süren surlar 1537 yılında tamamlanmıştır. Cedid Kapısı (Yeni Kapı): Bu kapı Kudüs’ün en yeni kapısı olup 1898 yılında inşa edilmiştir. Osmanlı devleti Kudüs’te cami inşasına önem vermiştir. Şehirde surlar içerisinde 15 Cami ve Mescid inşa ettirmiştir. Mescid-i Aksa’nın içerisinde Peygamberimiz (S.A.V.)’in bineğini bağladığı yere de ayrıca bir Mescid yaptırmıştır ve Burak Mescidi adını vermiştir. Surların içinde on beşten fazla çarşı mevcuttur ve bu çarşıların hepsi Osmanlı ve Memluklüler döneminde inşa edilmiştir. Bu çarşıların çoğu halen devam etmektedir. Günümüzde ayakta kalabilen çarşılardan bazıları şunlardır; •Kattanin Çarşısı (Pamukçular Çarşısı) •Kassabin Çarşısı (Kasap Çarşısı) •Nohasin Çarşısı (Bakırcılar Çarşısı) •Attarin Çarşısı (Aktarlar Çarşısı) •Bab’ul Amud Çarşısı (Amud Kapısı Çarşısı)

Ayrıca Osmanlı’dan kalma Han, Hamam, Çeşme gibi eserlerden halen ayakta kalanlar olsa da, işgalci rejim tarafından yıkılmak için şartlar oluşturulmaktadır.

•Sultan Hamamı •Haseki Sultan Tekkesi •Kasım Paşa Çeşmesi •Silsile Kapı Çeşmesi (Kanuni’nin inşa ettirdiği çeşme) •El-Vad Yolu Çeşmesi •El-Atem Çeşmesi •Kanuni Sultan Süleyman Çeşmesi

İsrail, Kudüs’teki binaları yıkarak Filistinlileri evlerinden çıkarsa da Osmanlı kayıtları bu oyunu bozuyor. Türkiye’nin arşivlerinde Osmanlı’dan Kudüs’e ait 47 zabıt kayıt defterinde 171 bin 306 tapu kaydı bulunuyor. Bunun 133 bin 365’i özel mülkiyete, 37 bin 671’i vakıflara ait kayıtlardan oluşuyor. Ayrıca Türkiye arşivlerinde Kudüs’e ait hicri 950 yılı ile 1917 yılları arasındaki kayıtlar da mevcut.Tapu kayıtlarının örnekleri Türkiye tarafından bir süre önce Filistin yetkililere teslim edildi. Kudüs’e ilişkin özel mülkiyet kayıtları arasında Sultan 2. Abdulhamit Han’a ait tapular da bulunuyor. Sultan 2. Abdulhamit Han’ın Kudüs’te 139 tapu kaydından 137’si geçmiş dönemde hazineye devredildi. 2’si ise Kudüs Eriha Bölgesi’nde.Kayıtta Abdulhamit Han adına kayıtlı 30 bin dönümlük arazi gözüküyor.

 

Bütün bunlar Kudüs’ün Müslümanlara ve özellikle bize ait olduğunu gösteriyor.Öncelikle Kudüs’ü savunması gereken Türkiye’dir.Filistinlilerin davet etmesi ve Kudüs’te topraklarımıza sahip çıkmak adına Türkiye’nin müdahale hakkı vardır.Bu nedenle Türkiye artık ciddi olarak Kudüs davasına sahip çıkmalıdır.

Rahmetli Erbakan döneminde Filistin’e asker gönderilmişti.Bugün yine gündeme alınmalıdır.Kürecik ve İncirlik hemen kapatılmalıdır.Mavi Marmara davası tekrar açılmalıdır.

Türkiye’nin Kudüs’te ki tapulu arazilerinde yaşanan işgal ve tecavüzler için Türkiye’de ve UCM Uluslar arası Ceza Mahkemesinde davalar açılmalıdır.Filistin’de yaşanan katliamlar, tecavüzler, işgaller UCM Uluslar arası Ceza Mahkemesi’ne taşınmalıdır. İsrail ile normalleşme asla olmamalıdır.Çünkü İsrail işgal devletidir.