#inegöl

İsmail Özdemir


KÜRESEL KRİZ!

KÜRESEL KRİZ!


2019 yılı sonlarında başlayan ve halen devam eden küresel salgın (pandemi),  bitti bitecek derken,                2020 yılının tamamında devam etti ve halen devam etmekte. Muhtemelen 2022 yılının ortalarına kadar devam edecek.Küresel çetenin bu salgın ile amaçladığı gerçekleşmezse, yeni salgınlar ve saldırılara hazır olalım.Çünkü küresel çete amaçlarına ulaşmak için her yolu mübah görüyor.Dünya nüfusunu bir milyara indirmek için senaryolar hazırlanıyor.Aslında bu salgın ile çok daha fazla insanın ölmesi hedeflenmişti.

Halen bu hedefe ulaşamadılar.Bu hedeflere, 2021 sonuna kadar ulaşamazlarsa, başka virüsler ve başka senaryolar sahneye konulacaktır.

Süveyş kanalını bir geminin tıkaması, aynı günlerde İstanbul Boğazında bir geminin arıza yapması da küresel çetenin verdiği mesajlardan. Ukrayna-Rusya savaşı.Ermenistan’ın karışması.Myanmar da iç savaş. Dünya tedarik zinciri kırılmaya, bozulmaya çalışılıyor.2021 yılında birçok hammadde ve yarı mamül sıkıntısı yaşanabilir.Bunun sonucunda birçok ülkede üretim durabilir.Gıda ve diğer stratejik ürünlerin temininde sıkıntılar yaşanabilir.Bunlar sadece uyarı mesajları.

Dünya düzeni değiştiriliyor. Kartlar yeniden dağıtılıyor.Dünya ticareti yeniden şekilleniyor.ABD doları büyük bir çöküş yaşayabilir.Bunun sonucunda birçok ülkenin ekonomisi çökebilir.Alternatif dijital paralar şimdiden hazır. Küresel kriz kapıda.Birinci ve ikinci dünya savaşında yaşanan ekonomik buhran yaşanabilir.                   

Küresel çetenin ele geçirdiği dünya iktidarı elinde, maalesef İnsanlık büyük bir tehlike ile karşı karşıya.2021 yılı dünyada birçok olağanüstü olaylara şahitlik edecek gibi görünüyor.Dünyanın birçok ülkesinde iç karışıklık, iç savaş, ülkeler arası savaşlar çıkartılacak.Uzaydan müdahale ile faylar tetiklenecek.Deprem, yer kayması gibi olaylar yaşanabilir. Doğu Akdeniz barut fıçısı gibi.Her an patlamaya hazır.

“Krizi fırsata dönüştürmek” diye bir tabir vardır.Şirketler olarak, Ülkeler olarak bu tabloyu iyi okumak ve küresel oyuncuların savaşını, Ülkemiz, milletimiz ve şirketlerimiz  lehine fırsatlara dönüştürmek gerekiyor.

Bunun için Millet olarak elele verip birlik ve beraberlik içinde hareket etmemiz gerekiyor.Ülkemiz ve Milletimiz üzerine oynanan oyunlara birlikte karşı durmamız gerekiyor.

Öncelikle imanımız ve inancımızı sağlamlaştırmamız, toplum olarak ahlâki değerlerimizi yeniden ihya etmemiz gerekir.Sosyal ilişkilerimizi, ticari ahlâkımızı tekrar gözden geçirmeliyiz.Aslımıza dönmeliyiz.

Aza kanaat etmemiz, israftan kaçınmamız ve mutlaka birikim yapmamız gerekiyor.”Ak akçe kara gün içindir.”

Hayat standartlarımızı tekrar gözden geçirmemiz gerekir.Tüketim çılgınlığına son vermeliyiz.

Ayağımızı yorganımıza göre uzatmalıyız.Kredi çekerek lüks yaşamaya çalışmak ancak ahmakların işidir. Geleceğimizi tüketmekten vazgeçmeliyiz.

Aile, komşuluk ve akraba ilişkilerini güçlendirmeliyiz. Mahallemizdeki ve şehrimizdeki esnafa sahip çıkmalıyız.

Birbirimize daha güçlü kenetlenmeliyiz.Menfaat ve çıkar ilişkileri yerine, Allah C.C. rızasını gözeterek ilişkiler kurmalıyız.Birbirimize Allah C.C. rızası için yardım etmeliyiz ki, Allah C.C. bize yardım etsin.

Ülke olarak üretime ağırlık vermemiz, özellikle tarımsal ürünlerin ve gıda ürünlerin üretimine ağırlık vermemiz gerekiyor. Topraklarımızın verimliliği açısından, Dünyada kendi kendine yetebilecek ender ülkelerden biriyiz.

Nasıl sağlık alanında yapılan yatırımlarla bu salgın döneminde bir adım önde oldu isek, şimdi gıda ürünleri ve tarımsal ürünlerin üretiminde büyük bir hamle yapma zamanıdır.Bir adım öne geçme zamanıdır.

Yine sağlık alanında yapılan yatırımları taçlandıracak olan, ilaç ve aşı üretimine ağırlık vermemiz gerekiyor.

Aşı ve ilaç önümüzdeki yıllarda en büyük silahlardan biri olacağı hiç şüphesizdir.Milli ve yerli aşılar, ilaçlar üretim hamlesi en kısa sürede başlatılmalıdır.

Maalesef küresel çete, Dünya Sağlık Örgütünü de kirli emelleri için zaman zaman kullanabilmektedir. Bunun için Alternatif tıp alanında ve Fitoterapi olarak bilinen bitkisel tedavi alanında araştırma ve geliştirme yatırımları yapılmalıdır.Ülkemiz bitki çeşitliliği açısından çok zengin bir ülkedir.Bu zenginliğimizi milletimiz ve insanlık yararına dönüştürecek adımlar atmalıyız.

“Lokman Hekim Üniversitesi” acilen kurulmalıdır. “Tıbbun Nebevi” konusunda araştırma enstitüleri kurulmalı.

“İlim Çin’de bile olsa onu gidip alınız” tavsiyesine uyarak, dünyanın neresinde tıp alanında bir çalışma varsa onu araştıracak enstitüler kurmalıyız.

Milletimizi ve insanlığı Ortodoks Tıbbın esaretinden kurtaracak adımlar ve yatırımlar yapmalıyız.Çünkü gelecek yıllar, insanlığın buna daha çok ihtiyaç duyacağı yıllar olacaktır.Her alanda olduğu gibi alternatifsizlikten milletimizi ve ülkemizi kurtarmalıyız.

İnsanlığa topyekün savaş açmış küresel çetenin, en büyük silahlarının gıda ve ilaç olduğunu unutmayalım.