#inegöl

Şerif Gürbaş


Sayın Taban, Gölge Etme Yeter…

.


Milli ve manevi değerlerini hiçbir zaman yitirmeyen ve her platformda milletin duygularına tercüman olan yerel basın, 15 Temmuz darbe teşebbüsünde milletten ve demokrasiden yana koyduğu tavır ile bunu bir kez daha ispatladı.

Yerel basının 15 Temmuz’daki tavrı hiç kuşkusuz Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da takdirle karşılandı. Zira ipi dışarıda olan bir takım ulusal basın, 15 Temmuz gecesi safını uzun süre belli edememiş ve sınıfta kalmıştır.

Yerel basın olmazsa haber ajansları ve ulusal basın asla ayakta duramaz. Zira ulusal basını besleyen tüm haber kaynakları, yerel basın tarafından temin edilmektedir.

Peki, yerel basın nasıl ayakta duruyor derseniz, yazılı medya adına ifade etmem gerekirse, gazetelerin 4 kalem geçim kaynağı bulunuyor. Gazete abonelikleri, reklam-ilan, şartlarını oluşturmuşsa resmi ilan ve matbaa gelirleri…

Her türlü siyasi fikir ve düşüncenin topluma duyurulmasında, iş dünyasının, esnafın yada vatandaşların yaşadığı sorunların gerekli mercilere iletilmesi noktasında köprü vazifesi gören yerel basın olmazsa olmazdır. Ancak üzülerek söylüyorum ki, yerel basın her geçen gün irtifa kaybetmekte ve bunun müsebbibi gerek siyasi, gerek iktisadi İnegöl’ü yönetenler ve yönetmeye talip olanlardır.

Bunları örneklendirecek olursak, başı sıkıştığında “alo şöyle bir konu var dillendirilip çözülmesi gerekli” ricasında bulunan,  ama gazete aboneliklerini tasarruf bahanesi ile iptal eden işadamları, matbu işlerde üç kuruş farkı abartıp, İnegöl dışındaki matbaaları tercih eden kurum ve kuruluşlar, hatta daha düşük fiyat verildiğinde dahi, başka şehirlerde çalıştığı matbaaya fiyatı düşürtüp çalışmaya devam eden firmaları sayabilirim.

Hele son dönemde İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban’ın yerel basına yönelik sözde tasarruf yapmaya çalışması saygı duyulacak türden. Ama nasıl duyalım ki, Son dönemde hemen hemen her hafta düzenlenen konserlerle sanatçılara yüz binlerce lira harcanırken, sabah akşam peşinden koşturduğu yerel basına dilenci muamelesi yapması kabul edilemez.  

Özellikle belediye bünyesinde kurulan istihdam ofisi aracılığı ile firmalara işçi bulmaya çalışması kurumum adına söylüyorum bardağı taşıran son damla oldu. Diğer basındaki arkadaşları bilemiyorum…

Başkan Taban’ın iş ve işçi bulma kurumu varken, İnegöl’ün çözüm bekleyen onca sorunu dururken, firmaların basın kuruluşlarına ilan vererek bulacağı personeli, üzerine vazifeymiş gibi sahiplenmesinin arkasında ne var açıkçası merak ediyorum. Hele bir de bu personel arayan firmalarla ilgili basın kuruluşlarına basın bülteni geçilmesi yok mu...  

Sayın Başkan Alper Taban’a yakın zamanda bu yaptığının basın sektörüne bir darbe olduğunu bizzat iletmeme rağmen, bu hizmeti verecekse bile, bunu basına maddi kayıp yaşatmadan yapmasını tavsiye etmişken, halen daha bu tutumunu sürdürmesini kabul edemiyorum.

Açıkçası bu konuda  aklıma deli sorular gelmeye başladı. Acaba diyorum işveren ve işçi arasında köprü olan İnegöl Belediyesi, firmalardan bu hizmetin karşılığında bir bedel mi alıyor, alıyorsa faturalandırıyor mu? Faturalandırmıyorsa zaten illegal olur ki, paraların nereye gittiği merak edilmeye başlar.

Ya da istihdam ofisi aracılığı ile her gün şahsının ve partisinin kapısını aşındıran vatandaşlara iş ayarlayarak siyasi rant mı sağlıyor?

Özetle İnegöl’ün onca sorununa çare aramak varken, belediyenin işçi bulma kurumu gibi her ay bir firmaya personel aramaya çalışması, bu işten ekmeğini kazanan basın kuruluşlarına vurulmuş çok büyük darbedir.  Başkan Taban’dan beklentimiz, emekçinin ekmeğine mani olmayın, gölge etmeyin yeter…

Bu konuda ve belediyenin tasarruf konularında ilerleyen günlerde çok daha detaylı bir yazı daha kaleme alacağım. Zira artık kantarın topuzu iyiden iyiye kaçtı.