#inegöl

Emir Ayberk Gümülügil


SIRADA NE VAR?

Geçen Cuma itibariyle 84 yıl boyunca müze olarak işlev gören Ayasofya, Camii olarak hizmete başladı. Tekrardan hepimize hayırlı olsun.


Geçen Cuma itibariyle 84 yıl boyunca müze olarak işlev gören Ayasofya, Camii olarak hizmete başladı. Tekrardan hepimize hayırlı olsun.

Ayasofya’nın cami olarak açılması ile beraber başta AB olmak üzere Ortodoks Hristiyanlardan tepkiler geldi ama kimse birkaç ufak kınama dışına çıkamadı.

İç siyasette ise muhalefet harika bir tutum sergileyerek olayı politize etmeden siyaset üstü tutarak konuya karışmadı. Tam da bu durum iktidarın seçmeninin konsolide etmesinin önüne geçti. İktidarın hesapları bu konuda muhalefet tarafından boşa düşürülmüş oldu. Ayasofya’nın Camii olmasının iktidara oy katkısı 1 yâda 2 puanın ötesine geçmeyecektir. Bu da iktidar tarafından pek istenilen bir durum değildir tahminimce.

Ayasofya’nın Camii olması konusunda uluslararası camiada çokta tepki geleceğe benzemiyor herkes ekonomi ve Covid-19 konuşurken Yunanlılar dışında kimse ilgilenmedi. Fakat içimizdeki hain ve düşmanlar emin olun yabancılardan daha çok bu sürece zarar verme gayretine giriştiler.

Buradan içlerindeki kini ve nefreti eline fırsat geçtiğinde çekinmeden dışarı vuran ve ülkenin kurucu babası Atatürk’ü aşağılamayı kendine görev bilenlere seslenmek istiyorum. Keşke yunan kazansaydı diyen bir meczubun ziyaretine gidenler Ayasofya’nın minberine kılıçla çıktı ve Atatürk’ün kurduğu kurumun başkanı olarak hiç çekinmeden lanet okudu. İşte fesli meczubun öğrencileri olarak Atatürk olmasa kılıçla değil özel izinle bile giremeyeceği Ayasofya’da hutbe verdi, hem de Atatürk’ü aşağılayarak.

Artık Atatürk’ün aşağılanması ve hilafet söylemleri normalleştirilmeye başlanıldı. İnanın ki 24 Temmuz Lozan’ın imzalanma tarihi ve Ayasofya açılışı tesadüf olmayacak kadar seçilmiş hemen ardından bir dergi kapağı ve hilafet geri gelsin. Aslında bu zekâ yoksunları yaptıkları ve yaşadıkları her şeyi hem bu Cumhuriyet’e hem de Atatürk’e borçlular, her biri bu gerçeği görmek bir yana hakaret ve laneti kendilerine görev biliyorlar. En acısı da aynı anda camii de bulunan bu konular hakkında bilimsel bilgilere sahip kişilerin olması. Böylece, Diyanet İşleri Başkanı’nın söylediklerinin yalan olduğunu bile bile ses çıkartmayanlar da aynı gaflete ortak olmuşlardır.

Burada muhalefetin tavrını da kutlamak gerekir ortalığı hiç bulandırmadan kırmadan dökmeden bu süreci yönettiler, hayırlı olsun dedikten sonra ülkenin esas meselelerine gündemin dönmesi lazım. Bunların başında Ayasofya’nın camii olması kararından sonra gelecek olası uluslararası baskılar ve bunlar da büyük ihtimalle ekonomik olacaktır. Salgından ve yapılan yanlışlardan dolayı kırılgan seyreden ekonomi daha fazla darbeyi kaldıramayabilir.

Kısa vadede Libya’ya verilen destek karşılığını bulmuş ve meşru devlete ait kuvvetlerin ilerleyişi hızlanmış ayrıca Libya’nın petrol gelirleri de Türk kamu bankalarının döviz ihtiyacına az da olsa can suyu olmuş gözüküyor. Burada her zaman hatırlatmakta fayda var Kuzey Afrika ve Orta Doğu coğrafyası Türk’lere karşı son 200 yıldır hiçbir zaman minnet duymamış ve fırsat bulduğunda da sırtından vurmuştur. Şuan Türkiye’ye muhtaç olduğu için yanında duran Libya yarın 2. Bir Suriye olarak karşımıza çıkabilir o yüzden Türkiye’nin en büyük projesi kendi kendine yetebilen bir ülke statüsüne kavuşmaktan geçmektedir.

Kredilerin düşürülmesi ve vadelerin uzatılmasıyla yine konut ve otomotiv canlandırıldı. 10-15 yıllık paranın betona gömülmesi fikri şahsıma hiçbir zaman sıcak gelmemiş ve ülke kalkınması adına da yararlı bulmamışımdır. Bunları yapmak yerine Çiftçinin traktörüne aldığı mazot fiyatı, cipe binen vatandaşın aldığı mazot fiyatından daha ucuz yapılabilseydi. Keşke asgari ücretli bir kişi markete girdiğinde temel ihtiyaçlarına %30 zam yapıldığına şahit olmasaydı.

Türkiye’nin 1990’larda ciddi bir zenginlik ve refah sıkıntısı vardı şimdi ise ciddi bir ahlak sıkıntısı mevcut. Anadolu’nun o hoş görü, saygı ve namus kavramları çoktan o toprakları terk etmiş maalesef. Sosyal medya vesaire derken bizim toplumumuz nasıl bu hale geldi asıl ona bakmak lazım. Üretmek ve çalışmanın yanında en büyük refah göstergesi de ahlaktır. Kadın cinayetleri, çocuk tecavüzleri ve evlilik dışı ilişkilerin son derece yaygınlaştığı bugünler de en yüksek sesi gerçek muhafazakarların çıkarması gerekmektedir. Bu tehdidi kendi hayatlarını kısıtlayarak kimse önleyemez, eğer insan kendi ahlakını öncelemez ise cezaların hiç biri caydırıcı olmaz. Öncelikle bu hasta ruhlu insanların toplum içerisinden uzak tutulması gerekmektedir.

Son olarak tekrar’dan CHP Genel Başkan seçilen Sn. Kılıçdaroğlu’nu tebrik ediyorum ve bir soru soruyorum.

Ne zaman genel başkanlığı bırakmayı düşünürsünüz, 5 seçim daha kaybedince mi? Bunu da açıklasın ki seçmenleri de rahat etsinler.

            Tüm İslam âleminin şimdiden Kurban Bayramı’nın tebrik ederim. İbadetiniz kabul olsun.

 

SAYGI ve SEVGİ İLE.

ayberk9114@gmail.com

Twitter: @EAyberkG