#inegöl

İsmail Özdemir


SÖZDE DÜNYA KADINLAR GÜNÜ !!!

SÖZDE DÜNYA KADINLAR GÜNÜ !!!


Dünya Kadınlar Günü Birleşmiş Milletler tarafından bu şekilde tanımlanmış olarak her yıl 8 Mart'ta kutlanan uluslararası bir gündür.Amerika Sosyalist Partisi, 28 Şubat 1909'da New York'ta bir "Kadınlar Günü" düzenledikten sonra, 1910 Uluslararası Sosyalist Kadın Konferansı her yıl bir "Kadınlar Günü" düzenlenmesini önerdi.1917'de Sovyet Rusya'da kadınlar oy hakkı kazandıktan sonra 8 Mart orada ulusal bayram oldu. Kadınlar Günü,1967'de feministler tarafından benimsenene dek ağırlıklı olarak sosyalist hareketler ve komünist ülkeler tarafından kutlandı. Dünya Kadınlar Günü, 1960'lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleşen çeşitli gösterilerde anılmaya başlanmasıyla Batı Bloku ülkelerinde daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul etti.1975'te Birleşmiş Milletler tarafından kutlanmaya başlandı. Kadınlar Günü; bugün maalesef Müslüman Ülkelerde de kutlanıyor.Kadın Hakları günü Kadınlara hak vermekten ziyade, onları köleleştiren  emperyalistlerin kadınları avutma aracı durumundadır.

Güya kadınların haklarını savunan aslında kadın düşmanı birkaç sözde yazarın yazılarını paylaşacağım.

 “Her baba evi öyle sanıldığı kadar güvenli değildir. 

Aksine çoğu baba evi tehlikenin merkezidir.Ve bazen sokaklar o baba evinden çok daha güvenlidir.

O yüzden, o despot, o dayakçı, o adaletsiz, o ikiyüzlü, o sinsi, o hesapçı, o güvenilmez babaların evinden erkenden çıkın gidin kızlar. Hısım akraba ne derse desin, elâlem ne düşünürse düşünsün, hiç kafaya takmayın.Geleneklerin, inançların, korkuların pabucunu dama atın.Geçmişin hatalarını genetik bir günah gibi siz de anneleriniz gibi boynunuzda taşımayın.Sizden beklenen her şeyi yapmayın ve sizden beklenmeyen bazı şeyler yapın.SOKAKLAR GÜVENLİDİR Sokakların, sizi bir ömür korkuya tutsak kılan bir baba evinden daha tehlikeli olduğunu söyleyenlere gülüp geçin.” Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Mine SÖĞÜT Sizin fuhuş dediğiniz şey bizim özgürlük dediğimizdir diyebilmek gerekir. Keşke şu anda üniversitelerdeki gençler gerçekten yobazları sinirlendirebilecek kadar çağdaş bir dünyada yaşıyor olsalardı.Gençliklerine, heveslerine, isteklerine, ideallerine uygun bir özgürlük alanına sahip olabilselerdi.Tuvaletlerden yurtlara kadar mekânları kadın erkek demeden hep birlikte kullanabiliyor olsalardı.Çağdaş bir eğitime ve iradeye sahip olabilecekleri, gücünü rasyonellikten alan, dogmalara sırtını dönmüş bilimsel bir ortamda eğitim görebilselerdi.Kurdukları kulüplerde her şeyi ama her şeyi özgürce tartışabilselerdi.Üniversite bünyesinde eskiden olduğu gibi festivaller düzenleyip, içkiler içip dans edebilselerdi.

Diledikleri gibi sevip, sevişebilselerdi.Oysa...Şu anda sadece üniversiteler değil, devletin anaokulları bile yobazlığın pençesinde.Orada çocuklara okuma yazma öğretmeden önce cennet ve cehennemin ne olduğu öğretiliyor.Mine SÖĞÜT

Nevşin Mengü :Kime ne sizin, nerde, kiminle kimin seks yaptığından. Yani, siz bunu saymakla mı görevlendirildiniz? Üniversite öğrencileri yetişkin insanlar. Devletin görevi, hocanın görevi, öğrencilerin seks hayatını takip etmek mi? Sizin başka işiniz gücünüz yok mu? 'Öğrenciler derse katılmıyorlar' diyor, bu beyefendinin öğrencisiyseniz gitmeyin çocuklar zaten o derslere, öğreneceğiniz bir şey yok bu kafalardan."

Şimdi soruyorum? Bu kadınlar; kadın haklarını mı savunuyorlar? Yoksa kadınları fuhuş çetelerinin eline düşürmek için mi çalışıyorlar. Kadın haklarını mı savunyorlar, yoksa ucuza daha çok işgücü oluşturabilmek adına kadınları emperyalizmin vahşi kollarına mı düşürüyorlar? Şu yazdıkları ile maalesef kadınlarımızı ve kızlarımızı fuhuş bataklığına sürüklüyorlar.

Sokağa düşmüş çaresiz kadın ilk durakta fuhuş çetelerinin eline düşecektir.Hatta daha ilerisini söyleyeyim.Fuhuş şebekeleri, genç erkeklere ayartıp getirecekleri kız başına yüklü paralar ödüyorlar.Zavallı kızımız gence aşık oluyor, halbuki genç onu fuhuş çetelerinin eline düşürmek için çalışıyor.

İşlenen kadın cinayetlerinin ve kadına yapılan tecavüzlerin tamamının altında İslâm’dan ve Kur’an’dan uzaklaşmak var.

Müslüman Kadınlarımız ve kızlarımız bu aklı evvellerin, bu sapık tavsiyelerine değil, mensup oldukları İSLÂM Dininin ve kendilerini yaratan YÜCE ALLAH’ın emirlerini ve tavsiyelerine uyacaklardır.

Kadın her şart altında Allah’ın emanetidir.Çocuk olarak Ana-Babaya, eş olarak kocaya, ANA olarak evlatlarına emanettir.

Müslüman bir erkek asla kadına el kaldırmaz.Kadına el kaldırmak acizliktir.Bir erkek için utanç vesilesidir.

Kur’an-ı Kerim’de “NİSA SURESİ” yani KADIN SURESİ vardır.

En geniş manada Kadın Hakları İslâm Dininde kadına verilmiştir.Kadınların temel ihtiyaçlarını karşılamak erkekler üzerine yüklenmiştir.Çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak BABA’nın görevidir.Eşinin ihtiyaçlarını karşılamak erkeğin görevidir.Kadın ise doğurduğu çocuğu emzirmek zorunda bile değildir.Peygamberimiz hiçbir hanımına el kaldırmamıştır. Hiçbir kötü söz söylememiştir.Gece nafile namaz kılmak için eşinden izin almıştır.

İslâm’dan, Kur’an’dan bi haber cahillerin tavsiyelerine uyanlar, hep hüsranla karşılaşmışlardır.Daha fazla ucuz işgücü oluşturmak için kadınları da çalışmaya teşvik eden emperyalizmin ve onun çağdaş köleleri daha fazla kızımızı kandırmaya çalışıyorlar.Onlara fırsat vermeyin.