#inegöl

İsmail Özdemir


TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ

Toplumların da insanlar gibi doğuş, büyüme-yükseliş ve çöküş evreleri olduğu muhakkaktır.Tarihi incelediğimizde nice toplulukların (kavimlerin) yaşadıklarını ve sonra yok olduklarını görürüz.


Toplumların da insanlar gibi doğuş, büyüme-yükseliş ve çöküş evreleri olduğu muhakkaktır.Tarihi incelediğimizde nice toplulukların (kavimlerin) yaşadıklarını ve sonra yok olduklarını görürüz.

Yakın tarihimizde Osmanlı Devleti 600 yıl dünyaya hükmedecek güce erişmiş, ancak bu güce kavuşmasındaki fonksiyonları kaybedince yok olmuştur.Yine Endülüs Devleti 300 yıl Avrupa’yı titretmiş, ancak bu gücünü kazanmasına sebep olan  lkeleri terk etmesiyle birlikte yok olmuştur.

Bir toplumu dış etkenlerden çok, iç etkenler çökertir.Ağacın içinden zuhur eden ağaç kurdu, ağacı nasıl içinden kemirirse, toplumu da içinde yaşayan fertlerin yanlış davranışları kemirir.

Bugün toplum olarak yaşadığımız sıkıntıların sebebi, dinimizin bize gösterdiği yoldan uzaklaşmamızdır.

Yine Kur’an-ı Kerim’de geçmiş kavimlerden bazıları örnek verilir.Ad ve Semud kavimleri, Lut kavmi gibi nice kavimlerin helak olmalarının sebepleri de anlatılır.Bu örnekler insanların ve özellikle Müslümanların örnek almaları ve aynı hatalara düşmemeleri için verilir.

Geçmişte helak olan kavimlerin işledikleri hata ve isyanların tamamı bugün toplumumuzda maalesef işlenmekte. Daha da vahim olanı, bu kötülükler toplumda normal karşılanmaya başlanmıştır.

Eşcinsellik, toplumsal cinsiyet eşitliği adı altında topluma şırınga edilmektedir.Toplumda normal karşılanmaya başlamıştır.Hatta bir insan hakkı gibi savunulmaya çalışılmaktadır.

Yine zina küçük yaşlara 10-12 yaşlarına kadar inmiştir.Flört ile başlayan ilişkiler toplumda hoşgörü ile karşılanmakta, daha sonrası seviyeli birliktelik adı altında devam etmektedir.

Halvet; yani birbirine nikah düşen kadın ve erkeğin kimsenin olmadığı bir ortamda nikahsız bir arada bulunması fuhuş yapmaktır.Dinimiz zina yapmayın demiyor.Zinaya yaklaşmayın buyuruyor.

Kumar , bizzat devlet tarafından oynatılan normal bir eylem haline dönüşmüştür.Milli piyango, spor toto, spor loto, at yarışları vs. hepsi kumardır.Maalesef toplum tarafından normal karşılanmaktadır.

Faiz,topluma yapılabilecek en büyük kötülüktür.Emeği, alın terini sömürmektir.Ancak bugün neredeyse toplumun tamamı faizle yaşamaya alıştırılmış durumdadır.

Alkol ve diğer bağımlılık yapan maddeler serbestçe satılıyor.Hatta teşvik ediliyor.

TV dizileri her türlü ahlaksızlığı yaymaya devam ediyor. Birbirlerini aldatan eşler, eşcinselliği normalleştiren diziler,

Batının pis ve kokuşmuş hayat tarzına gençleri özendiren filmler ve bütün bunları normalmiş gibi ailece izleyen bir toplum iflah olmaz.

Kötülüğü normal görmek, savunmak,kötülüğü işlemekten daha kötüdür.Üç-beş oy uğruna eş cinselliğin bir insan hakkı olduğunu savunmak,zinayı savunmak, batı tarzı bir yaşamı savunmak  bu topluma yapılacak en büyük kötülüktür. İstanbul Sözleşmesini savunan ve hala tekrar İstanbul Sözleşmesine geri dönülmesini savunan Siyasi parti ve STK Başkanlarına sesleniyorum: Toplumu ifsad etmeye mi çalışıyorsunuz? Yoksa islah etmeye mi?

Bir kere olsun eşcinselliği kınayan açıklamanızı duymadık.Avrupa Birliği’nin baskısı ile Türk Ceza kanunu zinaya ceza koymadan meclisten geçmesine bir kere tepki vermediniz.Kumara, alkole tepki vermediniz.

Bu toplumun pis ve kokuşmuş TV dizileri ile bozulmasına hiç tepki vermediniz.Kavganız kayıkçı kavgasından öte geçmiyor.

Önce Ahlak ve maneviyat olmadan olmaz.Müreffeh bir ülke, güçlü bir ekonomi, sosyal barış, toplumsal huzur ancak ve ancak Ahlak ve Maneviyatı güçlü bir toplum ile sağlanabilir.

Peygamber Efendimiz S.A.V. sahabe ile sohbet ederken:

-Gençlerinizin fıska düştüğü, kadınlarınızın azdığı zaman haliniz ne olur? diye sormuştu.

Yanındakiler hayretle:” Ey Allah ın Resulü, yani böyle bir hal mi gelecek?“ dediler.

-Evet, hatta daha beteri! buyurdu ve devam etti:

-Emr-i bil marufta bulunmadığınız, nehy-i anil münker yapmadığınız vakit haliniz ne olur? diye sordu.

Yanındakiler hayretle: Yani bu olacak mı ?dediler. -Evet, hatta daha beteri! buyurdular ve sormaya devam ettiler:

-Münkeri emredip, ma rufu yasakladığınız zaman haliniz ne olur?

Yanında bulunanlar iyice hayrete düşerek:Ey Allah ın Resulü! Bu mutlaka olacak mı? dediler.

-Evet, hatta daha da beteri! buyurdular ve :Ma rufu münker, münkeri de ma ruf addettiğiniz zaman haliniz ne olur?

Yanındaki Ashab: Ey Allah ın Resûlü! Bu mutlaka olacak mı diye sordular. Evet, olacak! buyurdular.                                                                                                                                                                                              

Bugün toplum olarak başımıza gelen sıkıntılar, iyilikleri kötülük, kötülükleri de iyilik olarak görmeye başladığımızdan oluyor.

Mücadelemiz, birilerinin iktidara gelmesi veya gitmesinden önce, kötülüklerin kötü, iyiliklerin iyi bilinmesi olmalıdır.

Ölçü-terazi bozulmuştur.Önce ölçü-terazi değişmezse, toplum bilinci değiştirilmezse, korkarım  gelen gideni aratır.