AİLENİN GELECEĞİ KADINA BAĞLI

İmam Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği (İHMED), önceki akşam ilçe halkına ‘Ailenin Geleceği’ konulu bir seminer düzenledi. Psikolog-yazar Mücahit Gültekin’in konuşmacı olarak katıldığı seminerde ailenin geleceği, şimdiki konumu ve kö

ASAYİŞ 23.12.2010 14:21:39 0
AİLENİN GELECEĞİ KADINA BAĞLI

İmam Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği (İHMED), önceki akşam ‘Ailenin Geleceği’ konulu seminer düzenledi. Kent Müzesi toplantı salonunda gerçekleştirilen seminere ilçe halkı katılırken, konuşmacı olarak ise psikolog-yazar Mücahit Gültekin seminerde yer aldı. Daha önce de İHMED etkinliklerinde İnegöl’e gelmiş olan Gültekin, ilçe halkına ailenin geleceği ve ailedeki iletişim konularında söylemlerde bulundu.

İHMED Başkanı Haydar Cerrah’ın selamlama konuşması ile başlayan seminerde, Cerrah, yeryüzünde her toplumun, her milletin ailenin, gençliğin ve kadınların geleceği üzerine plan yapmış olduğunu yapmakta olduğunu söyledi. Kimilerinin, aileyi nasıl sömüreceğini, nasıl yozlaştıracağını ve nasıl kandıracağını planladığını vurgulayan Cerrah, “Kimi de nasıl güçlendireceğinin, nasıl huzur yuvası haline getireceğinin planlarını yapmıştır. Aile bizim inancımızda ve kültürümüzde kutsaldır ve günümüze kadar hep böyle gelmiştir. Çocuklar, okuldan, işten, sokaktan yorgun, sıkıntılı ve moralsiz gelince hep ailenin sıcaklığına ve hoşgörüsüne sığınmışlardır. Anne-babanın şefkatiyle rahatlamışlardır. Baba, işten yorulunca aile ve çocuklar sayesinde yorgunluğunu atmıştır. Son yıllarda işgal edilmiş aile yapısı bizleri ürkütmektedir. Medya canavarına teslim edilerek uyuşturulan, okumayan, düşünmeyen, dizi-kolik olan anne- babalar, çocuklar için bir sığınma yeri bir liman olmaktan çoktan çıkmıştır. Kahvelerde, kumarhanelerde ve internetler de huzur arayan baba için, çocuklar birer kamburdur. Jack jack russo, ‘Bana iyi kadınlar verin, size iyi toplumlar vereyim’ derken, acaba hangi kadını tarif etmiştir? Peygamberimiz’in ‘Sizin en hayırlınız aile halkına en iyi davrananınızdır’ sözleri anne-baba için ne ifade ediyor? Her akşam milyonlarca insan, ailesinde bulamadığı hangi huzuru kahvede, kumarhanede, gece kulüplerinde aramaktadır? Aile yuvalarını tahrip eden bu ve benzeri mekânlar için bir proje var mıdır” dedi.

Maddi Yükselişler Ve Refah, Manevi Çöküşlere Sebep Olmamalıdır

Evinde bir bölüm yanmaya başlayınca dehşetle itfaiyeyi arayan anne- babanın, aile ocağındaki bu manevi ve ahlaki yangın karşısında ne kadar hassa olduğu sorusunu hatırlatan Cerrah, “Akşamları izleyeceği dizilere odaklanan ve hazırlık yapan anne, çocuklarının eve gelişini hangi duygularla beklemektedir? Sabahleyin uğurlarken hangi duygularla uğurlamaktadır? Çalışan anne ve babalar, çocuklarına fiziki bolluk sağlarken acaba ruhlarının ve kalplerinin de ihtiyaçlarını anlayabilmişler midir? En çok boşanmanın olduğu il’in Denizli olduğunu biliyoruz. Aynı zamanda en çok kadın çalışan nüfusta Denizlidir. Hem çalışmak, hem de aileyi toparlamanın sıcak ve sığınacak bir aile limanı oluşturmanın yolları yok mudur? Ailenin kutsallığı, din ve ahlaki eğitimin önemi gündeme geldiğinde özgürlük kılıfıyla dini ve ahlaki eğitimi gereksiz bulanlar, yürüyüş yapanlar, bu toplumun dinsizleşmesi için çalışanlar, acaba kimlerin değirmenine su taşımaktadırlar? Soruları çoğaltabiliriz. Ama çözümler konusuna odaklanmak ve bu alanda kafa yormak şüphesiz daha önemlidir. Komşuda başlayan yangın bana de gelecektir endişesiyle çareler aranmalıdır. Mesela, müftüyle, vaizle konuşulmalıdır. Belediye başkanıyla, halk eğitim merkeziyle, kaymakamla konuşulmalı ve çözümler aranmalıdır. Aile okulları, anneliğin önemi ve gerekliliğini anlatan kurslar açılmalıdır. Kadınlar başta olmak üzere toplum olarak bu yarayı tedavi etmek için bir yerden başlamalıyız diye düşünüyoruz. Anneler ve babalar bir an önce bu felaketin farkına varmalıdırlar. Sigara, içki, kumar, fuhuş, uyuşturucu ve sorumsuzca süren hayatlar, aile içi şiddet ve iletişim bozuklukları bir an önce bizleri harekete geçirmelidir. Maddi yükselişler ve refah, manevi çöküşlere sebep olmamalıdır” açıklamalarında bulundu.

Ailelerin Çocuklarının Kötü Eğilimlerinden Haberi Yok

Cerrah’ın ardından psikolog-yazar Murat Gültekin ise gelecekteki ailelerin nasıl olacağının araştırılması gerektiğine vurgu yaparak, “Bu gün batıda sorulan sorulardan biri ailenin geleceği olacak mı? Aileye gerek duyulacak mı? Ve gelecekte aile nasıl olacak? Biz ailenin bu günkü durumunu konuşurken, gelecekte de nasıl olacağını düşünmemiz gerekiyor. Çünkü çok önemli projeler var. Batıda ailenin savaşılması gereken bir düşmen olduğu olgusu yayılıyor. Ben bir anaokulunda çalışıyorum. Çocuklara okulda bir test yaptık. Kritik sorularda yer aldı yaptığımız testte. Onlara gelecekte örnek aldıkları kişileri sorduk. 6 kişi haricinde hiç biri gelecekte annesini veya babasını kendine model olarak almıyor. Kızların çoğu Bihter, erkeklerde ise Maraz Ali beğeniliyor. Dinledikleri müzikleri sorduk, rock, rap ve hiphop müzik dinliyorlar. Dinledikleri müzikler arasında satanizmi de barındıran müzikler var. Ama bu eğilimlerin hiçbirinden ailelerin haberi yok” dedi.

Evlenmeler Azaldı Boşanmalar Arttı

Günümüzde boşanmalarında arttığına değinen Gültekin, “Evlilikler azalıyor, boşanmalar artıyor. 2009 yılında ülkemizde 114 bin 162 çift boşandı. Yapılan araştırmalara göre 1930 yılından beri boşanma oranları 10 kat arttı. Boşanmaları ekonomik krizlere bağlıyorlar. 2000 yılında 35 bin olan boşanma sayısı, 2001 yılında 93 bine çıktı. Ama Türkiye’de sadece o yıl kriz olmadı ki. Daha önce de krizler oldu. Batıda daha trajik tablolar var. Türkiye böyle değil ama tehditler var. Ülkemizde çocuklarını görüp büyütemeyen bir anne modeli oluştu. Aile çözülmek isteniyorsa, odak nokta kadınlardır. Kadın, çocuklarının annesi ve kocasının karısı değil, kendisi olmalıdır. Ancak batında gelen anlayışla, kadın cinselliği konuşabilen ve bunu aile dışında da yapabilen bir şey olarak çıkarıldı. Bu da cinselliği üremeden çıkardı ve sadece haz olarak görülmeye başlanmasına neden oldu. Kadın erkekle aynı haklara sahip olmalıdır görüşü de kadını aileden soyutladı” diye konuştu.

Son 9 yıl içerisinde yüksek statülü kadınların evlerine geri dönüş yapmaya başladığını, sosyoloji ve felsefecilerin de bunu engellemeye çalıştığını kaydeden Gültekin, “Bir yerde aile çözülmüşse, orada her şey dağılıyor. Çocuğun ilk yıllarda aldığı eğitim bir maya oluşturuyor ve kötü alışkanlıklara dönmeyi engelleyebiliyor. Çocuklar küçük yaşlarda anne sesine ihtiyaç duyuyor. Anne sesi çocuğun zihinsel gelişimini sağlıyor” ifadelerinde bulundu.

  • BIST 100

    17188,13%4,69
  • DOLAR

    45,69% -0,08
  • EURO

    53,41% 0,79
  • GRAM ALTIN

    6696,87% 1,01
  • Ç. ALTIN

    10630,93% 0,00