Menü Şehrinizden haberdar olun
Tarih: 16.08.2026 11:22
17 Ağustos'un Batık Şehri 27 Yıldır İlk Günkü Gibi

17 Ağustos'un Batık Şehri 27 Yıldır İlk Günkü Gibi

Facebook Twitter Linked-in

27 Yıl Sonra Su Altında İlk Günkü Haliyle Duruyor

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti. Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde meydana gelen depremde sular altında kalan binalar ve eşyalar, bugün deniz canlılarına yapay resif görevi görüyor. Dalgıçlar tarafından kaydedilen görüntülerde, bu batık şehrin izleri tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı.

Depremin İzleri Su Altında Saklı

Merkez üssü Gölcük olan 7,4 büyüklüğündeki depremde, kıyıdaki otel, vapur iskelesi, çay bahçesi ve evler sulara gömüldü. Değirmendere'deki bu batık bölge, zamanla önemli bir dalış noktası haline geldi. Sahilin 180 metre açığında, 18 ila 55 metre derinlikte; kökünden sökülmüş çınarlar, çay bahçesine ait şemsiyeler, sokak lambaları ve seyyar satıcı tezgahları hala duruyor. Bu görüntüler, dalış yapanlara depremin yıkıcılığını bir kez daha hatırlatıyor.

Dalgıçların Gözünden Batık Şehir

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı'na bağlı dalgıçlar ve Değirmendere Sualtı Topluluğu (DESSAT) ekipleri, depremden yıllar sonra bölgeyi dalarak görüntüledi. Kaydedilen görüntülerde, deniz tabanındaki yıkım izlerinin yanı sıra, kalıntıların çevresinde oluşan su altı yaşamı da dikkat çekiyor. Bu görüntüler, depremin acı hatıralarını canlı tutarken, doğanın yeniden canlanma gücünü de gözler önüne seriyor.

DESSAT Başkanı Murat Kulakaç'ın Anlatımıyla

1999 depreminde Deniz Kuvvetleri'nde görevli olan ve emekliliğinin ardından DESSAT'ı kuran Murat Kulakaç, deprem sonrası bölgede arama kurtarma çalışmalarına katıldığını belirtti. Kulakaç, "Dışarıda hayat onarıldı ama gerçek görüntüler su altında hala duruyor" dedi. Su altındaki manzarayı "inanılmaz" olarak nitelendiren Kulakaç, doğanın gücüne dikkat çekerek, "O dev çınarları kökünden sökmüş, blok halinde yere yatırmış. Biz 100 binlerce kişi bir araya gelsek yerinden oynatamayız" ifadelerini kullandı.

Yapay Resif Haline Gelen Yaşam Alanları

Kulakaç, depremde yıkılan yapıların artık deniz canlıları için birer yapay resif haline geldiğini belirtti. "Eskiden insanların yaşam alanları artık su altı canlıları için bir yapay resif durumuna gelmiş. Ciddi anlamda artık onlar oraya sahiplenmişler" diyen Kulakaç, deprem gerçeğinin asla unutulmaması gerektiğini vurguladı.

Depreme Hazırlık Çalışmaları Sürüyor

Kulakaç, bölgedeki arama kurtarma hazırlıklarına değinerek, "Belediye, AFAD tüm devlet unsurları ve sivil unsurlar bu bölgede böyle bir olay yaşanmasın diye hazırlık yapıyoruz. Ama her ihtimale karşı yaşanırsa da biz elimizden gelen her türlü tedbiri alacak şekilde hazırlıklar, tatbikatlar yaparak hazırlığımızı sürdürüyoruz" şeklinde konuştu.

Muhtemel İstanbul Depremi İçin Uyarı

Deprem sonrası karşılaştığı kaosu ve organizasyon eksikliğini anlatan Kulakaç, binaların denize çöktüğünü ve insanların çaresizlik içinde olduğunu belirtti. "Belki bu binaların içindeki hava boşluklarında, bir yaşam alanında hayata tutunan insanlar oldu bilemiyoruz. Ancak deprem sonrası bölgeye ulaştığımızda, denizdeki enkazda hayatını kaybeden vatandaşlarımızı çıkararak ailelerine teslim ettik" dedi. Muhtemel bir İstanbul depremine karşı hazırlıklı olunması gerektiğini vurgulayan Kulakaç, "Maltepe ve Bakırköy sahillerinde yaşanabilecek muhtemel blok çökmelerinde, hava boşluklarında mahsur kalacak vatandaşlarımızın en azından 3-4 saat yaşama şansı olabileceğini öngörüyoruz. Dalgıçlar olarak bu ihtimale karşı hazırlıklarımızı, tatbikatlarımızı ve önlem alma çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.

Dalış Turizmi ve Duygusal Anlar

Bölgenin dalış turizmi açısından önemli bir nokta haline geldiğini belirten Kulakaç, yurtdışından da dalışçıların bölgeye geldiğini söyledi. Su altında yaşanan duygu yoğunluğuna değinen Kulakaç, "Bu bölge depremi yaşayan insanları çok duygulandırıyor çünkü o gerçek görüntüleri gördüklerinde tabii beyin tekrar ilk ana dönüyor. Su altında maskesinden gözyaşlarını gördüğümüz arkadaşlarımız da oluyor" dedi.

Deprem Gerçeği Unutulmamalı

Kulakaç, Türkiye'nin aktif deprem kuşağında yer aldığına dikkat çekerek, "Aradan 27 yıl geçmesine rağmen depremin gerçek görüntüleri su altında tüm çıplaklığıyla duruyor. Kendimizi, ailemizi ve geleceğimizi kurtarmak için ulusal çapta alınan önlemlere riayet etmeli, bireysel olarak da eğitimlerimizi tamamlayarak her türlü afete karşı hazırlıklı olmalıyız" şeklinde konuştu.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —