Hastane Açılışı Gerçekleştirildi
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi (ÇOSB) tarafından Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesine kazandırılan 115 yataklı ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’nin açılış törenine katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı; ardından hastanenin tanıtım videosu izlendi. Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sözdinler, Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin ve Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, yaptıkları konuşmalarda emeği geçenlere teşekkür etti.
Bakan Kacır’dan Değerlendirmeler
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, konuşmasında son 23 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin her alanda daha güçlü, daha müreffeh ve daha rekabetçi bir ülke haline getirildiğini vurguladı. Kacır, sağlam ve istikrarlı politikalarla asra bedel kazanımların 23 yıla sığdırıldığını belirterek, geniş bir yelpazede ürün geliştiren, tasarlayan, üreten ve ihraç eden yerli ve milli bir savunma sanayi ekosistemi kurulduğunu söyledi. Dünyada sadece birkaç ülkenin sahip olduğu ileri teknoloji geliştirme ve üretme altyapısına sahip olunduğunu ifade eden Kacır, hiç kimsenin Türk milletinin kılına zarar veremeyeceği bir caydırıcılık seviyesine adım adım ilerlediklerini dile getirdi.
Uydu teknolojilerinde yapılan yatırımlarla Türkiye’nin kendi haberleşme ve görüntüleme uydularını geliştiren, destekleyebilen ve üretebilen bir ülke konumuna ulaştığını aktaran Kacır, milletin 60 yıllık hayali olan elektrikli ve akıllı otomobil TOGG’un gerçeğe dönüştürüldüğünü kaydetti. Ulaştırmada güçlü ve yaygın bir altyapı ağına sahip olunduğunu belirten Kacır, kıtaların da aynı anlayışla birbirine bağlandığını söyledi. Dış ticaretin taşıyıcı gücü limanlar ve şehirleri dünyaya bağlayan dev havaalanlarının Türk milletinin hizmetine sunulduğunu ifade etti. Çevre ve şehircilikte sosyal devlet anlayışıyla muazzam bir inşa hamlesi gerçekleştirildiğini, enerjide Karadeniz’de doğalgaz ve Gabar’da petrol keşifleri yapıldığını anlattı.
Sağlık alanında vatandaşların kaliteli ve erişilebilir sağlık hizmetine kavuştuğunu belirten Kacır, 23 yıl önce hastane kapılarında uzayan kuyrukların, ilaç almak için saatlerce bekleyen vatandaşların ve ödeme yapamadığı için rehin kalan hastaların konuşulduğu bir Türkiye’den bugünlere gelindiğini hatırlattı. Vatandaşların sosyal güvenlik kurumlarına göre ayrı hastanelere gitmek zorunda kaldığı, istediği hastaneden ve hekimden hizmet alamadığı günlerin geride kaldığını ifade etti. Ambulansa erişimin dahi ciddi bir problem olduğu, sağlık hizmetinin uzun ve meşakkatli bir sürece dönüştüğü günlerden bugünlere gelindiğini belirten Kacır, şehir hastaneleri, modern devlet hastaneleri, güçlü sağlık altyapısı ve ileri teknolojiye sahip tanı ve tedavi imkânlarıyla millete çok daha yüksek standartlarda hizmet sunan bir devlet kapasitesinin var olduğunu söyledi. Büyük dönüşümün en önemli dayanaklarından birinin sağlık alanında geliştirilen güçlü üretim ve teknoloji altyapısı olduğunu vurguladı.
Pandemi Dönemindeki Başarılar
Pandemi döneminin sağlıkta yapılan yatırımlarla güçlü bir şekilde atlatıldığına dikkat çeken Kacır, bu sürecin sağlıkta atılan adımların ne kadar isabetli ve stratejik olduğunu bütün açıklığıyla gösterdiğini belirtti. Türkiye’nin sahip olduğu sağlık altyapısı ve üretim kabiliyetiyle krizlere hızlı yanıt verme kapasitesiyle dünyadan pozitif ayrıştığını ifade etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bu süreçte sağlık sisteminin ihtiyaç duyduğu kritik ürün ve teknolojiler için sanayi altyapısını ve Ar-Ge ekosistemini seferber ettiklerini söyledi. Tüm dünya çaresizce yoğun bakım solunum cihazı ararken, Baykar, Arçelik ve ASELSAN’ın destek çalışmalarıyla Biosis isimli bir teknoloji geliştirme şirketinin ortaya koyduğu yerli solunum cihazının sadece 14 günde seri üretime geçirildiğini hatırlattı. Pandemi sürecinin sağlıkta yerli ve milli çözümler üretebilen bir ekosistem inşasının önemini bir kez daha hatırlattığını belirten Kacır, stratejik bir sektör olarak görülen sağlık endüstrilerinde atılacak milli teknoloji anlayışı adımlarının çok daha büyük başarılara erişmenin anahtarı olacağını kaydetti. Bu anlayışla son bir yılda sağlık endüstrisinde 102 yatırıma teşvik belgesi düzenlendiğini ve 64 milyar lira yatırımın harekete geçirildiğini açıkladı.
Hastanenin Önemi
ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’nin Tekirdağ’daki önemli yatırımlardan biri olduğunu ifade eden Kacır, yaklaşık 20 bin metrekare kapalı alanda 115 yatak kapasitesiyle hizmet verecek hastanenin tedavi üniteleriyle vatandaşlara nitelikli sağlık hizmeti sunacağını ve Kapaklı ile çevresinde sağlık hizmetlerine erişimi daha da güçlendireceğini söyledi. Hastanenin kamu kurumları ile ÇOSB’nin paydaşlığıyla hayata geçirildiğini belirten Kacır, bu yatırımın sanayicilerin bulundukları şehrin sosyal altyapısına katkı sunmasının önemli bir örneği olduğunu dile getirdi. ÇOSB’nin hastanenin hayata geçirilmesinde üstlendiği sorumluluğu, sanayicinin şehrine ve çalışanına sahip çıkma anlayışının bir tezahürü olarak gördüğünü sözlerine ekledi.
Tekirdağ’daki Yatırımlar
Tekirdağ’ın sanayi altyapısında son 23 yılda OSB sayısının 4’ten 14’e yükseltildiğini belirten Kacır, OSB’lerin büyüklüğünün 1.600 hektardan 5.600 hektara çıkarıldığını ve OSB’lerde 135 bin ilave istihdam oluşturulduğunu söyledi. KOSGEB eliyle Tekirdağ’da KOBİ’lere 2 milyar 900 milyon lira destek sağlandığını ifade etti. Yatırım teşvikleriyle Tekirdağ’da gerçekleşecek 720 milyar liralık yatırımın ve 112 bin istihdamın önünün açıldığını belirtti. Yeni teşvik sistemi kapsamında Tekirdağ’daki yatırımlara sağlanan destekleri anlatan Kacır, OSB’lerde hayata geçen yatırımlarda istihdam edilen çalışanların SGK işveren paylarının yarısının iki yıl bakanlıkça karşılandığını, şehirdeki yatırımlara güçlü bir finansman desteği sağlandığını kaydetti. Yatırımlarda kullanılan krediler için finansman desteğinin 30 milyon liraya yükseltildiğini, yatırımın niteliğine göre yüzde 30’a varan yatırım makinelerinde KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti sağlandığını belirtti.
Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında desteklenen yatırımlara değinen Kacır, programın ilk çağrısında akıllı küçük ev aletleri üretimi, tıbbi araç imalatı gibi alanlar için 27 milyar liralık 6 yatırım projesinin desteklendiğini söyledi. Bu yılın Ocak ayında destek başlıklarının güncellendiği Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında Tekirdağ’da motorlu taşıt aksam ve parça üretimi, savunma ve silah havacılık sanayilerine yönelik yapısal parça üretimi, makine ve aksamları üretimiyle tıbbi cihaz üretimine dönük hayata geçecek 6 milyar lira yatırım tutarına sahip 22 proje başvurusu alındığını ifade etti. Program kapsamında desteklenen projelerin her birine 300 milyon liraya kadar finansal katkı ve yatırımın yüzde 50’si kadar belge desteği sunulacağını kaydetti.
Tekirdağ’ın Hedefleri
Tekirdağ’ın yüksek potansiyeline dikkat çeken Kacır, kenti üretim, inovasyon ve yerel kalkınmada örnek bir konuma taşımayı hedeflediklerini söyledi. Tekirdağ’ın sanayi, teknoloji ve ihracat alanındaki güçlü konumunu daha da ileri taşımaya devam edeceklerini, vatandaşların yaşam kalitesini yükseltecek sosyal yatırımların da aynı kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
Bakan Memişoğlu’nun Konuşması
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu yaptığı konuşmada, insanların mutluluk kaynağının en önemli parametresinin sağlık olduğunu söyledi. Türkiye’de yapılan araştırmalarda insanların mutluluklarını sağlığa bağladığını belirten Memişoğlu, sağlık yoksa insanın mutlu olamayacağını ifade etti. Bazen fakirken mutlu olunabileceğini, bazen zenginken mutlu veya mutsuz olunabileceğini, ancak sağlık yoksa her halükârda mutsuz olunduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde sağlıkta büyük yatırımlar yapılarak 25 senede dünyaya örnek olacak bir sağlık hizmeti sunulmaya başlandığını belirtti. Bugün Türkiye’de 271 bin hasta yatağı bulunduğunu, bu yatakların her birinin tek veya çift kişilik olduğunu ve 184 bin yatakla insanlara hizmet verildiğini söyledi. Her gün bir buçuk milyonluk sağlık ordusuyla üç milyon kez insanlara sağlık hizmeti için dokunulduğunu ifade etti. Dünyanın örnek alacağı şehir hastaneleri, koruyucu ekipler, başlama programları ve en önemlisi çalışan, üreten insanların emeğiyle sağlık teknolojisinin üretimini ve hizmetini sunduklarını belirtti. Çalışkan ve üreten Tekirdağ’a teşekkür eden Memişoğlu, sabah ilaç fabrikalarını ve üreten sağlık firmalarını ziyaret ettiğini, gurur duyduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı’nın iki sene evvel geliştirdiği “üreten sağlık” modelinin Türkiye’nin vizyonunu ortaya koyduğunu gururla gördüğünü söyledi. Bu konuda sadece hizmet odaklı değil, artık üreten ve kendisinin bağımsız sağlık teknolojisine sahip olduğu bir ülkeyi ifade etmekten gurur duyduğunu belirtti. İlk defa bugün yeni teknolojik dediğimiz biyolojik tedavileri tamamen hücreden ilaca kadar üretebilen insan gücü ve altyapısına sahip bir sağlık teknolojisinin var olduğunu, bunu daha da geliştireceklerini söyledi. Covid ve depremde görüldüğü gibi bir araya gelindiğinde her şeyin üstesinden gelinebileceğini, üreteceklerini, çalışacaklarını, birlikte olacaklarını ve bu ülkeyi sağlık hizmetinde dünyanın en iyi ülkelerinden biri yaptıkları gibi sağlık teknolojisinde de üretiminde aynı şekilde yapacaklarını ifade etti.
Şehir Hastaneleri Vurgusu
Sağlığın Türkiye’de lokomotif bir sektör olduğunu vurgulayan Memişoğlu, Sağlık Bakanlığı olarak Sanayi Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve bütün ekip arkadaşlarına teşekkür etti. Bu başarının Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde bir ekip çalışması ve birlikteliğin sonucu olduğunu belirtti. Hastaneyi organize sanayi bölgesinin yönetimiyle birlikte yaptıkları gibi gelişimleri de başarıyla hep birlikte yaptıklarını ifade etti. Geleceğe baktıklarını, ileriye baktıklarını, kavganın ve çatışmanın değil üretimin, birlikteliğin ve eserlerin hizmetini sunduklarını söyledi. Bu hizmeti sunarken her vatandaşın en iyi sağlık hizmetine, en iyi teknolojiyle, en iyi cihazla, en iyi hekimlikle ve sağlık çalışanlığıyla ulaştığını belirtti. Sağlığın Türkiye’de artık lokomotif bir sektör olduğunu ifade eden Memişoğlu, 27 şehir hastanesi ve 39 bin hasta yatağıyla dünyanın en iyi sağlık hizmetine girildiğini söyledi. Bugün 11 şehir hastanesinin inşaatının bitirme aşamasında olduğunu, Samsun Şehir Hastanesi’nin hasta almaya başladığını, Ordu Şehir Hastanesi’nin taşındığını ve ilk hastaların birkaç hafta içinde alınacağını, Kasım ayı itibarıyla Trabzon Şehir Hastanesi’nde hasta hizmetlerine başlanacağını, Ocak 2027 itibarıyla Sakarya Şehir Hastanesi’nde hasta kabulüne başlanacağını, Ekim 2026 tarihinden itibaren Şanlıurfa Şehir Hastanesi’nin hizmete sunulacağını, Rize, Diyarbakır ve Mardin Şehir Hastaneleri’nde ise 2027’den itibaren insanların hizmet almaya başlayacağını açıkladı. Şehir hastanelerinin teknolojik olarak da altyapı olarak da dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binaları ve alanları olduğunu özellikle ifade etti.
Sağlıklı Toplum Vurgusu
“Biz aynı zamanda sağlıklı bir toplum olmak zorundayız. Dünyanın en iyi sağlık hizmetini veriyorken aynı zamanda bu toplumun da sağlıklı olmasını sağlamak isteriz” diyen Memişoğlu, vatandaşlara uyarılarda bulundu. Bakanlığın isminin hastalık bakanlığı değil, Sağlık Bakanlığı olduğunu hatırlatan Memişoğlu, koruyucu sağlık dedikleri, hastalanmadan insanların bedenini koruyacak bir alışkanlığa ve çabaya herkesin ihtiyacı olduğunu söyledi. Toplumda önemli sorunların kilo, hareketsizlik ve kötü alışkanlıklar olduğunu belirtti. Vatandaşlardan sağlıklı olmak için hizmet talep etmelerini ve beklentilerini artırmalarını isteyen Memişoğlu, sağlık ve hayat merkezleriyle, aile sağlığı merkezleriyle emrinde olduklarını ifade etti. Kilo vermek isteyen, sigarayı bırakmak isteyen herkesin kendilerine gelebileceğini ve bu kötü alışkanlıktan birlikte uzaklaşılacağını söyledi. Bunu sadece kamu hizmetiyle yapmaktan söz etmediğini, birkaç hafta önce çıkarılan esenlik mevzuatıyla da özel sektör aracılığıyla yapacaklarını belirtti. Esenliğin, tedavi ve hastalık dönemi hariç insanların sağlıklı kalmak ve sağlıklı yaşamak için sağlık hizmetinin sunulması olduğunu ifade etti. Bir hekimin öncülüğünde, hastane ve hastalık şartlarında değil; otelde, tatil beldelerinde veya insanların herhangi bir yerde sağlıklı insanların hizmet alacağı alanları tanımladıklarını söyledi. Kilo vermek isteyenlerin illa hastaneye gitmek zorunda olmadığını, hareketli yaşam isteyenlerin de illa hastaneye gitmek zorunda olmadığını belirtti. Hem özel sektöre hem de insanlara esenlik merkezlerine gitmelerini tavsiye eden Memişoğlu, orada psikiyatrisinden diyetisyenine kadar her türlü sağlıklı kalmak için hizmet verileceğini söyledi. Hastalanıldığında ise Tekirdağ’daki şehir hastanesi gibi, Ergene’deki hastaneyi birkaç hafta içinde teslim alıp hizmete sunacaklarını, Tekirdağ’ın eski hastanesinin olduğu yere 100 yataklı bir devlet hastanesi yapacaklarını, Çorlu’da 250 yataklı ek bina yapacaklarını ve bu hastaneyi de hizmete açtıklarını ifade etti.
Diploma Takdimi
Açılış programının ardından Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na, Çanakkale gazisi ve tabip Kafaoğlu Mehmet Kazım Efendi’ye ait 1915 tarihli İstanbul Darülfünun Tıp Fakültesi diploması takdim edildi. İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Lütfi Çağatay Onar tarafından yapılan takdim öncesinde diplomanın hikâyesi hakkında bilgi verildi. Hediye takdiminin ardından hastane açıldı ve bakanlar ile beraberindekiler hastaneyi ziyaret etti.