Menü Şehrinizden haberdar olun
Tarih: 01.10.2026 15:06
Borçlar ve Engelleri Aşarak Başarıya Koşan Kadın

Borçlar ve Engelleri Aşarak Başarıya Koşan Kadın

Facebook Twitter Linked-in

Eşinin Borçları ve Kayıpları Arasında Yeşeren Başarı Hikayesi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde ikamet eden 54 yaşındaki Muazzez Akdoğdu, eşinin vefatının ardından üç evladıyla birlikte büyük bir yaşam mücadelesi verdi. Yaşanan zorlu süreçlerde Akdoğdu, eşinin geride bıraktığı borçlar nedeniyle hapse girse dahi, çocuklarının geleceği için çalışmaktan asla vazgeçmedi. Kış mevsiminin sert koşullarında, ayağında yırtık terliklerle temizlik işlerine ve yevmiyeli çalışmalara katılan kadın, azmi sayesinde büyük bir değişim başlattı. Bir çuval unla evinin bir köşesinde başladığı üretim süreci, yıllar içerisinde gelişerek bugün onu Serdivan Köylü Pazarı'nda kendi işinin sahibi haline getirdi. %50 oranındaki engeline ve bir elini tam olarak kullanamamasına rağmen, Akdoğdu bugün pazarda günde 150'ye yakın gözleme satarak hem geçimini sağlamakta hem de çocuklerini yetiştirmek için büyük bir gayret gösteriyor.

"Açamadığım elimle gözleme yapıp satabiliyorum"

Yaşadığı engelin üretim sürecine bir engel teşkil etmediğini vurgulayan Muazzez Akdoğdu, bu durumu güçlü bir duruşla ifade etti. Akdoğdu, elini tam olarak kullanamamasına rağmen gözleme yapıp satabildiğini dile getirerek, engelli bireylerin kendilerini engellenmiş hissetmemeleri gerektiğini belirtti. Günlük üretiminin en az 50 adet olduğunu, yoğun günlerde ise bu sayının 150'ye kadar çıktığını aktaran kadın, her gün bu sayılara ulaşabildikleri takdirde yanlarına diğer kadınları da alarak onlara da kazanç kapısı açmak istediğini belirtti. Müşterileriyle kurduğu samimi bağdan bahseden Akdoğdu, unutkanlığı nedeniyle bazen parayı eksik veya fazla verebildiğini, ancak müşterilerinin bu durumu anlayışla karşılayıp düzeltme yaptıklarını paylaştı. Bazı müşterilerin eşyalarını unutup gittiğinde onları takip ederek geri götürdüğünü belirten Akdoğdu, artık onlara müşteri değil, komşu dediğini ifade etti.

"Bir çuval un aldım, evimin bir köşesini temizleyip başladım"

Eşinin vefatından sonra sıfır noktasından başlayarak çocuklarını büyüttüğünü anlatan Akdoğdu, geçmişteki zorluklarını detaylandırdı. Eşinin trafik kazasında vefat etmesinden önce yaşadığı ağır hastalık süreci ve hastane ziyaretleri sonrası hayata tutunmak için yevmiyeli işler, temizlik ve okul işleri gibi farklı alanlarda çalıştığını belirtti. Kış aylarında iş bulamadığı dönemlerde ise elindeki eski bir telefon aracılığıyla sosyal medyayı keşfetti. Sosyal medyada bir kadının satış yaptığını gördüğünde ondan bilgi alarak baklava, börek, sarma, erişte ve tarhana gibi ürünler üretmeye başladı. Bu ürünleri sosyal medyada paylaşarak büyük ilgi gördü ve bu sayede çocuklarını okutmayı başardı. 1994 yılında eşinin vefatinden sonra evinin bir köşesini temizleyip sadece bir çuval unla başladığı üretime, zamanla müşteri kitlesinin büyümesiyle devam etti. Bir aracı veya aracı bulunmaması gibi imkansızlıklara rağmen elindeki imkanlarla ürettiği ürünleri satarak hayatını idame ettirdi.

"Kışın ortasında ayağımda yırtık terlik ile temizliğe ya da yevmiyeye gittim"

Köydeki diğer kadınların da benzer üretim süreçlerine dahil olması için mücadele ettiğini belirten Muazzez Akdoğdu, çevresindeki kadınların üretmek istedikleri ürünleri satacak yer bulamadıklarını ve destek görmediklerini ifade etti. Bu durumu çözmek için çevredeki kadınların isimlerini not alarak muhtara başvurdu ve bir kooperatif kurulması talebinde bulundu. Ancak bu süreç planlandığı gibi ilerlemediğinde, kendi çözümünü üretmek için pazar yeri kurma fikrini hayata geçirdi. Kendi engelini bir engel olarak görmeyen Akdoğdu, çalışabildiği her noktada başkalarının da çalışabileceğini vurguladı. Geçmişte yaşadığı zorlukları, eşinin borçları nedeniyle hapishaneye düşmesini ve çocuklarının eğitimine engel olan şartları hatırlatan Akdoğdu, kışın ortasında yırtık terliklerle yaptığı işlerin onu bugünkü noktaya taşıyan zorlu ama gurur verici birer basamak olduğunu ifade etti.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —