Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, 'Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi' çalışmasının şehrin temel 'Afet Anayasası' haline getirilmesi hedefini dile getirdi. Biba, bu sürecin bilimsel temeller üzerine inşa edilmesini ve ortak akıl çerçevesinde geliştirilmesini vurgulayarak, kolektif bir iradenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Stratejik Planlama ve İş Birliği Toplantısı
Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından titizlikle hazırlanan 'Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi'ne yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu'nda gerçekleşen ve Şahin Biba'nın başkanlık ettiği toplantıya, belediyenin çeşitli daire başkanlıkları ve iştiraklerinin yanı sıra akademik odaların temsilcileri de katılım sağladı. Toplantı kapsamında beyannamenin kapsamı, ulaşılmak istenen hedefler ve sunulan taahhütler masaya yatırılırken, katılımcıların görüş ve önerileri alınarak süreç zenginleştirildi.
Geleneksel Yaklaşımların Ötesinde Bir Yönetim Modeli
Beyannamenin 'Dirençli Kent, Güvenli Gelecek' felsefesiyle şekillendiğini belirten Başkan Vekili Şahin Biba, temel odak noktasının risk yönetimi olduğunu vurguladı. Biba, belediyenin temel amacının, kentte meydana gelebilecek olası afet risklerini henüz oluşmadan bertaraf etmek olduğunu belirtti. Klasik belediyecilik anlayışının sınırlarını aşmayı hedeflediklerini dile getiren Biba, hazırlanan beyanname aracılığıyla kentsel dirençliliği hem yasal hem de idari ve vicdani bir taahhüt haline getirmeyi amaçladıklarını sözlerine ekledi.
Bilimsel Verilerin Somut Eylemlere Dönüşümü
Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile yürütülen ortak proje kapsamında, Bursa'nın teknik, fiziksel ve sosyal boyutlardaki zayıf noktalarının bilimsel yöntemlerle tespit edildiği bilgisi paylaşıldı. Deprem ve diğer afet gerçeklikleri karşısında şehrin çok boyutlu bir analizden geçirildiğini ifade eden Biba, bilimsel verilerin sadece teoride kalmaması gerektiğini belirtti. Biba, bu tespitlerin somut adımlara dönüştürülmesi noktasında beyannamenin kurumsal bir anayasa niteliği taşıyacağına ve kararlılığının bu belgeyle netleştirileceğine dikkat çekti.
Mali Gerçekçilik ve Sürdürülebilir Taahhütler
Hazırlık sürecinde mali gerçekçiliğin öncelikli kriterlerden biri olduğunu kaydeden Şahin Bib, sunulan taahhütlerin Büyükşehir Belediyesi'nin görev, yetki ve sorumluluk alanlarıyla uyumlu ve uygulanabilir şekilde kurgulandığını belirtti. Kamu kaynaklarının kullanımı konusundaki sorumluluk bilinciyle hareket edildiğini ifade eden Biba, geliştirilen projelerin ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yapıya sahip olduğunu vurguladı.
Gelecek İçin Kolektif Bir Sorumluluk
Afet öncesinde risk azaltmaya yönelik yapılan yatırımların, felaket sonrası oluşabilecek büyük kayıpları önlemede hayati bir rol oynadığını belirten Şahin Biba, bu yatırımların geleceğin teminatı olduğunu ifade etti. Sürecin düzenli olarak izlenmesi, değerlendirilmesi ve sürekli geliştirilmesi planlanırken; kentsel dirençliliğin tek bir kurumun değil, kamu kurumları, ilçe belediyeleri, üniversiteler, meslek odaları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların ortak sorumluluğu olduğu hatırlatıldı.
Ortak Akılla Şekillenen Gelecek
13 Ekim tarihinde kamuoyuna sunulacak olan beyannemenin son şeklini vermesi için düzenlenen oturumda, odaların akademik birikimi ile belediyenin saha tecrübesinin birleştirilmesi hedeflendi. Biba, bu beyannemenin Bursa'yı riskleri önceden gören, azaltan ve yöneten dirençli bir kent haline getirme vizyonuna hizmet edeceğini belirtti. Toplantının devamında sunumlar gerçekleştirildi ve katılımcı temsilcilerle yönetim kadrosu konuya dair görüşlerini aktardı.