Menü Şehrinizden haberdar olun
Tarih: 03.10.2026 16:34
Bursa'da Filistinli Çocuklar İçin Çiz Etkinliği ile Anlamlı Dayanışma

Bursa'da Filistinli Çocuklar İçin Çiz Etkinliği ile Anlamlı Dayanışma

Facebook Twitter Linked-in

Bursa'da Gazze İçin Dayanışma Çizgileri

Bursa ilinde gerçekleştirilen "Filistinli Çocuklar İçin Çiz" başlıklı organizasyonda, küçük yaştaki çocuklar Gazze bölgesinde devam eden savaşın gölgesinde yaşam mücadelesi veren akranları için sanat yoluyla birer dayanışma mesajı verdiler. Etkinlik kapsamında çocuklar, kalem ve boya kullanarak Filistinli yaşıtlarının hayal edebileceği huzurlu bir dünyayı kağıda döktüler. Programın en dikkat çekici anlarından biri, 10 yaşındaki Gazze doğumlu Munzir Yazıcı'nın kürsüye çıkarak gerçekleştirdiği etkileyici konuşmaydı. Yazıcı'nın okuduğu metin, katılımcılara derin duygular yaşatırken savaşın çocukların yaşamlarını nasıl tahrip ettiğini açıkça gözler önüne serdi.

Çocukların Hayalindeki Özgür Dünya

Düzenlenen etkinlik, Filistinli çocukların karşı karşıya kaldıkları ağır koşullara dikkat çekmek ve çocukların sanatsal üretimleri üzerinden küresel bir dayanışma mesajı oluşturmak amacıyla planlanmıştı. Katılımcı çocuklar, kalemleri ve boyalarıyla Filistinli yaşıtlarının sahip olmayı arzuladığı evleri, okulları, parkları, dostlukları ve masmavi bir gökyüzünü resmetleme fırsatı buldular. 10 yaşındaki Munzir Yazıcı tarafından seslendirilen metin, savaşın çocuk yaşındaki bireylerin hayatında yarattığı derin yıkımı vurguladı. Yazıcı, metninde Filistinli çocuklar için özgürce yaşayabilecekleri bir ortamın önemine değinirken, her bir çizimin aslında birer özgürlük temennisi olduğunu ifade etti.

Gökyüzünde Bomba Değil, Güneş Olsun

Munzir Yazıcı, okuduğu metinde kendi günlük yaşamı ile Gazze'deki çocukların yaşadığı gerçeklik arasındaki keskin farklara dikkat çekti. Yazıcı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Bir ev çizmek istedim. Sonra Gazze'de evi yıkılan çocuklar geldi aklıma. Bir okul çizmek istedim. Okuluna gidemeyen çocukları düşündüm. Bir anne, bir baba çizmek istedim. Annesini, babasını kaybeden çocukları hatırladım." Gökyüzünü resmetme isteğini açıklarken de bu durumun önemini şu sözlerle vurguladı: "Masmavi olsun, içinde güneş ve kuşlar olsun istedim. Çünkü bir çocuğun gökyüzüne baktığında uçakları ve bombaları hayal etmemesi gerektiğini düşündüm."

Kıyaslanan İki Farklı Yaşam

Kendi yaşamından örnekler sunan Munzir Yazıcı, sabah uyandığında okuluna gidebildiğini, arkadaşlarıyla oyunlar oynayabildiğini ve akşam eve döndüğünde anne ve babasıyla buluşabildiğini dile getirdi. Yazıcı, gece yatağına yattığında sabah uyandığında evinin hala yerinde olacağını bilmenin bir güven duygusu olduğunu belirtti. Buna karşılık Gazze'deki çocukların bu güvenli limanlardan mahrum kaldığını ifade eden Yazıcı, "Bazılarının babası yok. Bazılarının annesi yok. Bazılarının kardeşleri yok. Bazıları da günlerce doğru düzgün yemek yiyemiyor, temiz su bulamıyor. Bunları duyunca çok üzülüyorum" dedi.

Sadece Birer Rakam Değiller

Munzir Yazıcı, konuşmasının devamında Gazze'deki çocukların yaşadıklarının sadece teorik birer düşünce olmadığını, bunların acı gerçekler olduğunu vurguladı. "Benim evim yıkılsaydı ne yapardım. Okulum artık olmasaydı. En sevdiğim arkadaşımı bir daha göremeseydim. Uykumdan bomba sesleriyle uyansaydım. Anneme sarılmak istediğimde onu yanımda bulamasaydım. Bunları düşünmek bile çok korkutucu. Ama Gazze'deki çocuklar bunları sadece düşünmüyor. Onlar bunları gerçekten yaşıyor" ifadelerini kullandı. Yazıcı, çalışmanın temel amacını ise şu sözlerle tamamladı: "Filistinli çocukların, Filistinli arkadaşlarımızın yaşadıklarını duyurabilmek için onlar adına çiziyoruz. Filistinli çocuklar uykularından savaşa uyanmasın, özgürce büyüsünler istiyoruz."

İnsanlığın Ortak Vicdanı

Etkinlikte konuşma yapan Yetim Vakfı Başkanı Ali Yılmaz, bu buluşmanın sadece bir resim çalışması olmadığını belirtti. Yılmaz, "Bugün burada, çocuklarımızın çizgileriyle Filistinli çocuklarımızın sesine ses katmak; dünyanın gözleri önünde yaşananları unutmamak ve unutturmamak için bir aradayız" dedi. Gazze'deki çocukların ev, okul, aile ve oyun gibi temel kavramlardan mahrum kaldıklarını belirten Yılmaz, savaşın çocukların psikolojik ve fiziksel gelişimleri üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Yılmaz, her bir istatistiksel verinin aslında birer yaşanmışlık olduğunu belirterek, "Bu rakamların her biri bir çocuk. Her biri yarım kalan bir hayat, bir isim, bir hikâye" dedi.

Sanatın ve Dayanışmanın Gücü

Etkinliğin derin anlamı üzerine konuşan Ali Yılmaz, bir çocuğun başka bir çocuk için eline kalem almasının önemine vurgu yaptı. "Bir resmin savaşı durduracağını biliyoruz. Bir boya kaleminin yıkılmış bir evi yeniden inşa edemeyeceğini de biliyoruz. Fakat bir çocuğun başka bir çocuk için eline kalem alması bile hâlâ çok önemli bir şeyi söylüyor: İnsanlık, başka bir insanın acısını görebildiği sürece vardır" dedi. Yılmaz, bu etkinliğin çocukların vicdanına bırakılan bir emanet olduğunu ve çocuklar tarafından Filistin için özgürlük, evine kavuşan çocuklar, yeniden açılan okullar ve bombaların olmadığı bir gökyüzü resmedildiğini belirtti. Konuşmasını Filistinli çocuklara yönelik şu güçlü mesajla bitirdi: "Sizi görüyoruz. Sizi duyuyoruz. Sizi unutmadık. Siz televizyonlardan takip ettiğimiz rakamlardan ibaret değilsiniz. Sizler birer sayı değilsiniz." Etkinlik, çocukların çizimleri üzerinden Gazze'deki çocukların savaş ve açlık yerine, huzurlu bir gelecek kurabilmeleri temennisiyle sona erdi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —