Menü BURSADA BUGÜN....
Tarih: 17.04.2026 11:13
Dijital dünyadaki büyük tehlikeler

Dijital dünyadaki büyük tehlikeler

Facebook Twitter Linked-in

Dijital güvenlik uzmanları, ebeveynlerin sosyal medyada çocuklarına dair yaptığı paylaşımların önümüzdeki yıllarda ciddi riskler doğuracağı konusunda uyarıyor. Yapılan değerlendirmelere göre, önümüzdeki dört yıl içinde dünyadaki kimlik hırsızlığı vakalarının üçte ikisinin bu paylaşımlardan kaynaklanabileceği belirtiliyor.
Uzmanlara göre sorun, verilerin tek seferde çalınmasından ziyade "yapboz" yöntemiyle ilerliyor. Siber saldırganlar, farklı kaynaklardan topladıkları küçük bilgileri bir araya getirerek çocuklar ve aileler hakkında kapsamlı profiller oluşturabiliyor.

"Asıl hedef çocuklar üzerinden aileler"
Son yıllarda siber saldırı yöntemlerinin değiştiğine dikkat çeken Siber Güvenlik Uzmanı Yazar Elçin Biren, hackerların artık doğrudan yetişkinleri değil, çocukları hedef aldığını vurguladı. Özellikle çevrim içi oyunlar ve sosyal medya platformları üzerinden kurulan iletişimler, saldırganlar için önemli bir giriş noktası oluşturuyor.
ABD'de yaşanan bir olayda, başarılı bir genç sporcunun sahte bir hesap üzerinden manipüle edilerek özel görüntülerinin yayıldığı ve bu durumun organize bir kampanyanın parçası olduğunun ortaya çıktığı aktaran Biren, bu tür saldırıların bireysel değil, çoğu zaman sistematik şekilde yürütüldüğünü ifade etti.

Algoritmalar ve dikkat süresi alarm veriyor
Sosyal medya platformlarının kullandığı algoritmaların çocukların dikkat süresini ciddi şekilde düşürdüğüne de dikkat çeken Elçin Biren, "Yapılan araştırmalara göre, Z kuşağının dikkat süresi saniyeler seviyesine gerilerken, ilk kez bir neslin bilmekle alakalı testlerde önceki kuşaklardan daha düşük performans gösterdiği belirtiliyor. Ayrıca dijital platformların artık "dikkat ekonomisinden" "sohbet ekonomisine" geçtiği, yapay zekâ araçlarıyla kullanıcıların platformlarda daha uzun süre tutulmasının hedeflendiği ifade ediliyor" dedi.

Oyunlar "dijital bağımlılık" riskini artırıyor
Araştırmalar, bazı çevrim içi oyunların dopamin seviyesini uyuşturucu maddelerden bile daha fazla artırabildiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, özellikle sonu olmayan ve sürekli ödül sistemiyle çalışan oyunların çocuklarda bağımlılık riskini yükselttiğini belirtiyor.
Bu durumun çocukları yalnızca ekran başında tutmakla kalmadığı, aynı zamanda onları siber saldırılara ve dolandırıcılıklara karşı daha savunmasız hâle getirdiği vurgulanıyor.

En büyük tehdit: "Grooming" ve dijital şantaj
Siber Güvenlik Uzmanı Biren'in en çok dikkat çektiği konulardan biri ise "grooming" olarak adlandırılan çevrim içi istismar süreci. "Bu yöntemde saldırganlar, çocuklarla uzun süreli güven ilişkisi kurarak onları manipüle ediyor, ardından şantaj ve tehdit yoluyla sömürmeye başlıyor.
Bu süreçte çocukların büyük bir bölümünün yaşadıklarını utanç nedeniyle paylaşmadığı, vakaların önemli kısmının kayıt altına alınmadığı ifade ediliyor."

Kriz anında ne yapılmalı?
Biren, muhtemel bir dijital şantaj durumunda şu adımların hayati önem taşıdığını belirtiyor: "Kesinlikle ödeme yapılmamalı, saldırgan engellenmeli, delil niteliğinde ekran görüntüleri alınmalı, yetkili kurumlara başvurulmalı, psikolojik destek alınmalı"

"En güçlü savunma iletişim"
Dijital ebeveynlikte en önemli unsurun kontrol değil, iletişim olduğunu vurgulayan Elçin Biren, çocukların çevrim içi dünyada karşılaştıkları riskleri aileleriyle paylaşabilmeleri için güven ortamı oluşturulması gerektiği belirtti.
Biren, ebeveynlere şu önerilerde bulundu: "Çocukların kullandığı uygulamalar yakından takip edilmeli. Konum, kamera ve mikrofon izinleri kontrol edilmeli. Paylaşımlar sınırlı ve bilinçli yapılmalı. Çocuklara erken yaşta dijital farkındalık kazandırılmalı."

"Teknolojiye yetişmek mümkün değil, bilinç şart"
Teknolojinin, toplumun uyum sağlayabileceğinden çok daha hızlı ilerlediğine dikkat çeken Biren, "Bu nedenle ebeveynlerin, okulların ve devletlerin tek başına çözüm üretmesi yeterli değil. Dijital dünyada çocukları korumanın yolu, toplumsal farkındalık ve bilinçli kullanım alışkanlıklarından geçiyor" dedi.
"Bir çocuğu büyütmek için bir köy gerekir" sözünü hatırlatan Biren, dijital çağda bu sorumluluğun artık herkes tarafından paylaşılması gerektiğini vurguladı.



Orjinal Habere Git
— HABER SONU —