Tarih: 13.10.2026 20:48
Güngören’de kentsel dönüşüm çıkmazı: Binalar yıkılıyor, esnaf yıllardır bekliyor
Maltepe’de yaşanan bina faciasının ardından İstanbul’un yapı stoğu ve yapı güvenliği yeniden gündeme geldi. Kent genelinde kentsel dönüşüm çalışmaları sürerken, dönüşüm sürecinde yaşanan aksaklıklar ve uzayan inşaat süreçleri de vatandaşların mağduriyetine neden oluyor. Güngören’de kentsel dönüşüm kapsamında boşaltılan ve yıkımı gerçekleştirilen binaların bazılarının yeniden inşa sürecinin uzaması, çevredeki esnaf ve vatandaşları mağdur ediyor.
İstanbul’un Maltepe ilçesinde 7 katlı binanın ilk 3 katının çökmesi sonucu 5 kişinin hayatını kaybetmesi, kentte güvenli yapılaşma ve kentsel dönüşümün önemini bir kez daha gündeme getirdi. Kentin farklı noktalarında eski yapıların yenilenmesi amacıyla yürütülen dönüşüm çalışmalarında ise başka bir sorun dikkat çekiyor. Güngören Sanayi Mahallesi’nde kentsel dönüşüm kapsamında boşaltılan ve yıkımı gerçekleştirilen binaların bazılarının yeniden inşa sürecinin uzaması, çevredeki esnaf ve vatandaşları mağdur ediyor. Yıkımın ardından geride kalan molozlar toz oluştururken, yarım bırakılan çalışmalar nedeniyle kaldırımlar kapanıyor, iş yerlerinin önü kapanıyor ve esnaf müşteri kaybı yaşıyor. Bazı esnafın tozun yayılmasını önlemek amacıyla molozların üzerini kendi imkânlarıyla örtmesi ise yaşanan mağduriyetin boyutunu gözler önüne seriyor.
Yıkım var, yeniden inşa bekleniyor
İstanbul’da deprem riski taşıyan yapıların yenilenmesi hayati önem taşırken, kentsel dönüşüm sürecinin yalnızca binaların yıkılmasıyla sınırlı kalmaması gerekiyor. Güngören Sanayi Mahallesi’nde ortaya çıkan görüntüler, dönüşümün yıkım aşamasından sonra yaşanan gecikmelerin de mahalle yaşamını doğrudan etkilediğini gösteriyor. Bir dönem iş yerlerinin ve ticari hayatın bulunduğu alanlarda moloz yığınları, toz ve inşaat görüntüleri öne çıkarken, esnaf bir yandan müşterilerini kaybetmenin, diğer yandan artan kira maliyetlerinin yükünü taşıyor. Mahalle sakinleri ise çalışmaların ne zaman tamamlanacağını bilmediklerini belirterek belirsizliğin sona ermesini istiyor.
"Belediye hiçbir şeyle uğraşmadı"
Mahalle esnafı Vedat Sayın, bazı binaların yıkılmasının üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen yeniden yapılmadığını belirterek sürecin planlı ve hızlı yürütülmesi gerektiğini söyledi. Yıkımların devam etmesi ve iş yerlerinin önünün kapanması nedeniyle müşteri kaybettiklerini ifade eden Sayın, "Bir yıldır yıkılıp tekrar yapılmayan yerler var. Bir an önce yapılsa esnaf da yerleşir. Sürekli yıkım olduğu için esnaf kalmadı. Burada esnaf kalmayınca müşteri de gelmiyor. Hafriyatı buraya bıraktılar ve kaldırmadılar. Biz üzerini kapatarak toz toprak gelmesin diye kendimizce tedbir aldık. Belediye hiçbir şeyle uğraşmadı. Hafriyatı yıktılar, önümüz kapandı. Gören dükkâna bakıp gidiyor. Ne zaman biteceği de belli değil, beklemedeyiz" dedi.
Kaldırımların kapanması nedeniyle vatandaşların yürümekte güçlük çektiğini dile getiren Sayın, bazı noktalarda insanların inşaat alanları nedeniyle yol ortasından yürümek zorunda kaldığını söyledi. Dönüşüm sürecinin yalnızca yıkımla tamamlanamayacağını vurgulayan Sayın, "Sokaklarda insanlar rahat geçemiyor. Kaldırımlar kapanmış durumda. Herkes şikâyetçi; yıkılan tekrar yapılmıyor, yerinde kalıyor. Devletin ve belediyenin bu süreci hızlandırması lazım. Sadece yıkımla olmuyor, insanlar evini, iş yerini boşaltıyor. İnsanlar nereye taşınacak? Bu konuda zorluk yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.
"Güngören esnafı kan ağlıyor"
Yaklaşık 2014 yılından bu yana mahallede esnaflık yaptığını belirten Mehmet Dursun ise yıkımların ardından müşteri sayısının düştüğünü, yüksek kira taleplerinin de esnafın yükünü artırdığını söyledi. Bölgedeki ticari hareketliliğin azaldığını ifade eden Dursun, "Ben yaklaşık 2014 yılından beri buradayım. Gördüğünüz üzere her yer yıkıldı, müşteri gelmiyor. Kiralar çok yüksek. 50 bin liralık yere 500 bin lira istiyorlar. Güngören esnafı kan ağlıyor, hiçbir müşteri gelmiyor. Rüzgâr çıkınca toz, duman olduğu için molozların üstüne örtü örttük" diye konuştu.
"Ürünlerimizi sergileyemiyoruz"
Tekstil sektöründe faaliyet gösteren Ferit Uca da mahalledeki yoğun yıkım ve inşaat çalışmalarının işlerini olumsuz etkilediğini belirtti. Toz nedeniyle ürünlerini istedikleri şekilde sergileyemediklerini ve araçlarını park etmekte zorlandıklarını söyleyen Uca, "Tekstil işi şu anda çok problemli. Her yerde inşaat, toz ve yıkım var. Ürünlerimizi istediğimiz gibi sergileyemiyoruz. Arabalarımızı park edemiyoruz. Planlı ve düzenli bir şekilde ilerlese iyi olur" dedi.
Kentsel dönüşümde mesele yalnızca yıkım değil
Maltepe’de yaşanan ve 5 kişinin hayatını kaybettiği bina çökmesi, İstanbul’da yapı güvenliğinin ertelenemeyecek bir mesele olduğunu ortaya koyarken, Güngören’deki görüntüler de dönüşüm sürecinin diğer boyutunu gözler önüne seriyor. Bir tarafta riskli yapıların yenilenmesi için yıkımların yapılması gerekirken, diğer tarafta yıkılan binaların bulunduğu alanların uzun süre yeniden inşa edilmemesi, mahallelerde ekonomik ve sosyal sorunlara yol açabiliyor. Güvenli yapılaşma hedefinin yanı sıra yıkım sonrasındaki sürecin de planlanması, inşaatların makul sürede tamamlanması, molozların kaldırılması ve çevre güvenliğinin sağlanması önem taşıyor. Güngörenli esnafın kendi imkânlarıyla toza karşı önlem almaya çalışması, kentsel dönüşümün yalnızca eski binaları ortadan kaldırmakla değil, vatandaşın günlük yaşamını ve ticari faaliyetlerini de gözeten bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Orjinal Habere Git
— HABER SONU —