Salı günkü yazımda dile getirmiş olduğum, kaymakam evi karşısındaki bankamatiklerin orada yatan evsiz ile ilgili, Sayın Kaymakamımız Aziz Bey’den bir telefon aldım.
Öncelikle Sayın Kaymakamımızın konuya ilişkin vermiş olduğu bilgileri sizlere aktarmak istiyorum. Bankamatiklerin orada yaşamını sürdüren vatandaşımızın akli dengesi ile ilgili sıkıntılar olduğundan, genel anlamda kurumlar olayla pek ilgilenememiş. Huzur evine alınabilmesi için sağlıklı olması gerekiyormuş. Bu nedenle kaymakamlık, önce ailesini araştırıp bulmuş, ardından da gerekli işlemleri başlatarak vatandaşımızı, tedavi olması için önce Bursa’da sosyal hizmetler aracılığı ile bir kuruma göndermişler. Orada gerekli bakım ve temizliği yapıldıktan sonra da İstanbul’da yine sosyal hizmetler kurumları aracılığı ile tedavi olmaya gönderilmiş. Ayrıca tedavi olumlu yanıt verdiğinde ilçemizde huzur evinde kalması da sağlanacakmış. Diğer yandan Sayın Kaymakamımız bunları yapıp bir kenara çekilmemiş, ilgili kurumlara gerekli başvuruları yaparak vatandaşımızın durumunun da takip edilmesini sağlamış. Bu bakımdan Sayın Kaymakamımıza, gerek duyarlı davranıp elinden geleni yaptığı, gerekse bu konuda yazıyı görür görmez tarafımızla iletişime geçerek bilgilendirdiği için çok teşekkür ediyorum. Keşke herkes Aziz Bey gibi duyarlı olsa.
BIÇAK KEMİĞE DAYANMADI MI?
Ülkemizde ve hatta tüm dünyada mali tablolar uzun dönemden bu yana pek iç açıcı değilken, ekonomik anlamda kriz olup olmadığına ilişkin görsel ve yazılı basında pek de bilgi bulunmuyor. Genelde de daha önce olduğu gibi krizin teğet geçeceği gibi, krizin var olmadığı açıklamaları yapılıyor.
Maliye Bakanının yaptığı açıklamaya bakacak olursak, müsteşarlar ve milletvekillerinin ekonomisi zarar görmüş ya, şayet onların ekonomik durumu zarar gördüyse vatandaşın vay haline…
Kredi kartı ve herhangi bir bankadan çekilmiş kredisi olmayan yoktur herhalde. Dolaylı ve doğrudan vergi oranları yüksek, Ramazan ayı nedeni ile de durgun olan işler eylül ekim aylarında açılmaya başlasa dahi, eski dönem açıklarını kapatmaya yetmeyecek gibi duruyor. Keşide edilen çekler bir bir karşılıksız çıkıyor. Piyasada nakit para akışı yok. Korkunç bir ekonomik bunalımın ortasında gibiyiz ama daha korkunç olanıysa bile bile hala kriz yokmuş gibi hareket ediyor olmamız. Ekonomisi güçlü olan sermayesine sermaye katarken, zayıf olan giderek zayıf hale gelmiş durumda.
İlçemiz açısından orta doğu ülkelerindeki sıkıntılı süreçler nedeni ile mobilya sektörü de zarar görmeye başladı. İran’da devalüasyon nedeni ile ödemeler durduruldu.
Artık kısır bir döngü içerisinde yaşıyoruz. Kredi kartı asgari ödemesini diğer karttan nakit çekerek yatırmalar, kart ve benzeri borçları kapatmak için bankalardan kredi çekip uzun vadeli borç altına girmeler eskiden büyük bir olayken şimdi oldukça normal hale geldi. kimse bu hali yadırgamıyor.
Ekonomik kıskaç altında kalan vatandaş da, doğal olarak yaşama mücadelesinde zorlandıkça insanlığından kaybediyor. Ufacık olaylarda meydana gelen ve kanlı biten tartışmalar, şiddet olaylarının ve boşanmaların artması da ekonomideki sıkıntıların sonuçlarından bir kaçı sadece.