Menü Şehrinizden haberdar olun
Tarih: 27.07.2026 22:50
Önder Özen: "Mohamed Salah dosyası şimdilik rafa kalkmış durumda"

Önder Özen: "Mohamed Salah dosyası şimdilik rafa kalkmış durumda"

Facebook Twitter Linked-in

Beşiktaş Futbol Direktörü Önder Özen, özellikle imaj hakları ve menajerlik ücreti konularındaki anlaşmazlıklar sebebiyle Mohamed Salah transferinin şimdilik rafa kalktığını söyledi.
Beşiktaş’ta Futbol Direktörü Önder Özen, siyah-beyazlı camianın gündemine dair Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Transfer çalışmalarını üç etap halinde planladıklarını söyleyerek konuşmasına başlayan Özen, ilk aşamada acil ihtiyaçlara yönelik hamleler yaptıklarını, ikinci etapta takımı güçlendirecek takviyelere yöneleceklerini, son aşamada ise fırsat transferlerini değerlendireceklerini aktardı. Önder Özen, "Hepinizin bildiği gibi Beşiktaş, Avrupa Kupası maçı oynamadan önce de oynadıktan sonra da ‘Beşiktaş’ başlıklı haberler daha çok Mohamed Salah üzerine yoğunlaştı. Epeyce kalabalık bir gündem oluştu. Bütün medya ve taraftarlar elbette çok yoğun bir ilgi gösterdiler. Konu her yönüyle çok fazla speküle edildi. Onunla ilgili bir açıklığa kavuşturmak istediğimiz konular var. Futbol takımlarının normalde bir sezona hazırlanırken, bir sezona başlarken teknik anlamda bir takım planlaması olur. Biz bu planlamayı göreve başladığımızdan itibaren yaptık. İlk hamlemiz Vincenzo Italiano idi. 6 Haziran’da onunla sizlerin de huzurunuzda imza attık. O imza töreninden yaklaşık 20 dakika sonra transfer çalışması başladı. İmza töreninden 20 dakika sonra başkanın odasında bugün kadromuzda bulunan kaleci Nübel’le avukatları ve menajeriyle görüşmelere başladık. Biz A takım planlamamızı 26 Haziran’da tamamlamıştık transfer konusunu ama hocayı bekledik. Hocanın da istekleri olur, onun da bilgisi dahilinde yapılsın transferler istedik. Hocayla imzayı attıktan 20 dakika sonra planımıza başladık ve transfer dönemini üçe böldük. Birinci bölüm, o dönemi hatırlıyorsanız hiç kalecimiz yoktu. Sadece bir sol bekimiz vardı ve sol kanat oyuncumuz yoktu. Birinci bölümde ilk tescil tarihi olan 17 Temmuz’a kadar olan bölümü birinci dönem olarak değerlendirdik ve tamamen eksikleri gidermeye odaklandık. İki tane kalecimiz var şu anda. Nübel ve Doğan aramıza katıldılar. Sadece bir sol bekimiz vardı. Rıdvan’ın yanına biri gerekiyordu. Kassoum Ouattara ile anlaşma imzaladık. Halihazırda futbolcumuz. Sol kanatta oyuncumuz yoktu önde. Önce İlhan Fakılı, ümit milli takımımızın değerli oyuncusu, sonra da Belçika milli takımının önemli yıldızlarından, dünya kupasında etkili oyuncularından ve verimlilik puanı da ilk sıralarda olan Leandro Trossard’ı kadromuza kattık. O dönemde çok önceden beri düşündüğümüz orta sahaya eksiğimiz olmasa da o bölgede oyuncumuz olsa da kalite katabilmek için Salih, hem milli takımımızın çok değerli bir oyuncusu hem de uluslararası bir seviyede oyuncu olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Borussia Dortmund’un oyuncusuydu. Onunla da çok çabuk anlaşmayı tamamlayarak kadromuzu güçlendirmiş olduk ve birinci aşama bitti. İkinci aşama 15 Ağustos’a kadar sürecek olan güçlendirebildiğimiz kadar kadroyu güçlendirmek istiyoruz. Bazı mevkilere transferler yapacağız. Hem U23 hem yabancı kontenjanı, eğer mümkün olursa bir de yerli oyuncu kadroya katma planımız var. Bu ayın 15’ine kadar kendimize bir hedef belirledik. Hedeflediğimiz oyunculara 15’ine kadar gideceğiz. Son aşamamız 15’inden 4 Eylül’e kadar. 4 Eylül’de transfer sezonu kapanacak. O dönemde de fırsatları bekleyeceğiz. Eğer varsa fırsat gibi değerlendirebileceğimiz oyuncu olursa belki ona da gidebiliriz" şeklinde konuştu.

"Salah transferi aynı zamanda bir finansman modeli içeriyordu"
Mohamed Salah transferi için ilk adımı atmalarının nedeninin, bu transferi aynı zamanda bir finansman modeli olarak değerlendirmelerinden kaynaklandığını belirten Önder Özen, "Kulüplerin ürünleştirme faaliyetleri olur. Bir de bunun birçok kulüp, özellikle büyük kulüpler sıkça denerler. Ürünleştirme kalemleri futbol takımlarının kulüplerin en önemli gelir kalemleri arasında gösteriliyor. Yayın gelirleri giderek azalıyor. Stadyum gelirleri belli bir seviyede gidiyor. Ama ürünleştirme gelirleri ucu açık. Eğer ürünleştirebileceğiniz insan kaynaklarına sahipseniz, ürünleştirebileceğiniz metalara sahipseniz o zaman sonsuz boyutta ürünleştirme geliri elde etme şansınız var. Bu amaçla kulübümüz Mohamed Salah gibi dünyanın en önemli oyuncuları arasında gösterilen bir süper yıldızla temasa geçti. Bu aynı zamanda bir finansman modeli içeriyordu. Bunu hem As Başkanımız Murat Kılıç, hem başkanımızla konuştuk. Önerdiler böyle bir finansman modeli işe yarayabilir mi diye? Elbette yarayabilir. Çünkü Salah küresel bir yıldız, saygın bir sporcu, saygıdeğer bir kariyere sahip. Uluslararası kimliği son derece yüksek. Özellikle bizim coğrafyamızda, kıtalararası bir şöhrete sahip olması sebebiyle ürünleştirme potansiyelini gördük. Bununla alakalı bir fizibilite çalışması yapıldı. Acaba Kahire’de ne kadar forma tüketilir? Acaba ülkemizde ne kadar kartal yuvalarında forma tüketilir? Acaba yurt dışındaki kartal yuvalarında veya yeni iş birliklerinde ne kadar Salah forması tüketilir? Bunlar hesaplandı ve kulübümüze cazip geldi" ifadelerini kullandı.

"Mohamed Salah dosyası bizim için şimdilik rafa kalkmış durumda"
Mohamed Salah ile ilk temasın nasıl kurulduğunu anlatan siyah-beyazlı futbol yöneticisi, şöyle devam etti:
"İlk aşamalarında görüşmelerin finansal detaylara girilmediği bölümde hem ben hem hocamız Vincenzo Italiano toplamda 3 kez Salah ile görüştük. 2 defa ben görüştüm, 1 defa da Vincenzo Italiano görüştü. Benim görüşmelerim tamamen Beşiktaş’taki projeyi anlatmak, takım kadrosunu, hocanın oyun anlayışını, ligdeki hedeflerimizi, yerel rekabetteki konumumuzu, rakiplerimizin durumlarını, ligde benzer bir rekabet içerisinde olduğumuz ekiplerle aramızdaki farkı, buraya transfer olması durumunda nasıl bir seyirci önünde oynayacağını, nasıl bir sevgi göreceğini ve nasıl bir beklentiyle karşılanacağını kendisine anlattık. Oyun içi beklentilerimizi de anlattık. Ertesi gün hoca kendisiyle görüştü. Taktik detaylar konusunda ikili görüşme geçti. Son gün hocanın unuttuğu, daha sonra tekrar sormak istediği bir konu vardı. Bana rica etti. Menajeriyle kontak kurdu. Hemen dönüş yaptılar ve bir dakika içerisinde bizi görüntülü konuşmaya bağladılar. Tekrar görüştük kendisiyle. Buraya kadar her şey çok akıcı gitti. Teknik ayak bitti ama finansal taraf başladığında da ilk günlerdeki akıcılık 21 Temmuz’dan itibaren yavaşlamaya başladı. Hem bilgi akışı çok yavaşladı hem de görüşmeleri ve finansal tarafı çıkmaza sokacak birtakım istekler gelmeye başladı. Ben kendi adıma Salah gibi saygın bir sporcunun bundan haberi olmadığını varsayabilirim. Çünkü sporcular bu konulara çok girmezler. Hem imaj hakları konusu var ki kulübün daha önce hiçbir sporcusuna ve hiçbir çalışanına vermediği boyutta bir finansal istek ortaya çıktı. Kulübün bir politikası var, bu politikanın dışına çıkamaz. Beşiktaş, ilkelerle yönetilen bir kulüptür. O sebeple o konuda başkanımız duracağı yeri bence çok doğru tespit etti ve orada kaldı. Onun dışında menajerlik yasal bir iş ve yasal bir komisyon tutarı var. O komisyon tutarının üzerine çıkmak, bir tarafıyla illegal bir şeye de karışmış olmak anlamına gelebilir. Kimilerince böyle değil ama söz konusu Beşiktaş’sa, Beşiktaş’ın değerleriyse buna yanaşmamak da bence Beşiktaşlılığın gereğidir. Başkanımız burada bence popülist bir karar vermek yerine gerçekçi bir karar verdi ve masadan şimdilik kalktı. Popülist kararlar vermek işin en kolayı; verir ve sahip olursunuz ama neye karşılık olduğu da önemlidir. Önemli yöneticilik kararları veya liderlik, görünmeyen yeri görmek; yani en popüler olan yeri görmek değil, kör noktalara bakmayı gerektiriyor. Bence başkan, yönetim kurulunun da desteğini alarak kör noktalara da baktı. Kulübün ilkelerini ve prensiplerini ayaklar altına aldırmadan masadan kalkmayı başardı. Ben kendisine teşekkür etmek isterim huzurlarınızda. Beşiktaşlılar belki beni aralarında kabul ederler, belki etmezler. Beşiktaşlılık değerlerini ben de biraz biliyorum. Bu değerlere sahip çıkmak önemli. Bu değerleri kaybetmemek önemli. Bu değerleri kaybettiğinizde ödeyeceğiniz bedeli bilmek belki hepsinden önemli. Kulübü ekseninden çıkarmamak, değerli bir sporcuya sahip olmaktan çok daha önemlidir. Sonuçta bu bölüm, Mohamed Salah dosyası bizim için şimdilik rafa kalkmış durumdadır" cümlelerine yer verdi.

"Salah’la ilgili sürecin bu plana bir etkisi yok"
Transfer planlamasından herhangi bir aksaklık olmadığını vurgulayan Özen, "Biz 15-17 Temmuz’a kadar birinci transfer dönemi dedik. Oradaki hedeflerimize ulaştık. İkinci transfer dönemine de aralıksız devam ettik. Bu ara henüz Leandro Trossard transferinden sonra hiçbir transferin yapılmamış olması, işin aksaması veya durması değil. Bu şekilde gitmesi gerekiyordu. Çok önceden bu şekilde planlamıştık. Önce ihtiyaçlar giderilecek, sonra güçlendirme başlayacak. Neden böyle yaptık? Çünkü maç planı açık ve tescil tarihleri belli. Birinci tescil tarihi 17 Temmuz’du. Oradan sonra 31 Temmuz’u beklemek zorundayız. İkinci tescil tarihi 31 Temmuz’da. Oraya kadar aldığımız oyuncuları zaten listeye yazamayacaktık hiçbir koşulda. UEFA ligindeki şu anki konumumuza bakacak olursak, yüzde 50 - 50 şansların eşit olduğu bir eşleşmeyi oynuyoruz. İlk maçı 1-0 kazandık. Çarşamba günü Danimarka’ya hareket edecek takım. İnşallah orada da istediğimiz sonucu alır geçeriz. Ama şu anda 50’ye 50 duruyor. İki seçeneği de değerlendirelim. Eğer turu geçersek nispeten daha düşük profilli bir ekibe karşı oynayacağız. Dilemiyoruz asla ama eğer kaybedersek turu yine Konferans Ligi ön elemesinde daha düşük profilli bir ekibe karşı oynayacağız. Bu kadronun yeterli olabileceğine olan inancımız var. O sebeple biz 15 Ağustos’a kadar takımı güçlendirecek olan hamleleri, lig dönemi başlarken olacak tescil tarihine yetiştirmek veya UEFA’daki son listeye yetiştirmek amacıyla yapacağız. Bu planda herhangi bir aksama yok ve Salah’la ilgili sürecin bu plana bir etkisi olmadığını söylemek durumundayım. Benim söyleyeceklerim bu konuyla ilgili olarak şimdilik bu kadar" diye konuştu.

"6 tane oyuncu transfer ettik, bir de teknik direktör getirdik"
Önder Özen, Mohamed Salah tarafından yapılan teklife bir cevap gelmesi halinde izlenecek yol haritasıyla alakalı da şunları paylaştı:
"Beşiktaş’ın koşullarıyla yaptığı teklif ortada. Eğer o teklife bir yanıt gelirse değerlendirmeye alınabilir ama Beşiktaş’ın onun dışında bir teklifi olmayacak. Biz teklifimizi yaptık. Kulüp teklifini yaptı. Eğer oyuncunun temsilcisi devam etmek isterse edebilir. Başka bir yerle görüştüklerini de söylemiş, arkadaşlarımıza iletmiş. Belki oradan sonuç alırlar. O zaman başka bir yerde futbol hayatına devam eder, kapanmış olur ama biz yöneticilerimizle birlikte durduğumuz yerden kıpırdamama kararı verdik. Bizim için konu bu noktada. Hiç cevap gelmemiş veya olumsuz cevap gelmemiş değil, bir istek gelmiş durumda. Bir daha söylüyorum, kulübün bir kimliği var. Kurumsal kimliği bir tarafta, bununla beraber bir de tarihsel bir kültür mirası var. Kurumların, özellikle de Beşiktaş’ın o mirasın dışına çıkma şansı yoktur. Başkanın masadan kalkma sebebi ise bunun zarar görmemesi. Son teklif buna zarar vermeyen en uç nokta. Beşiktaş kulübünün Salah ve temsilcisine yaptığı son teklif kulüp kimliğine ve kulübün değerlerine zarar vermeyen teklifti. Az önce bahsettiğim imaj hakları konusunda kulübün bir politikası var. Başka hiçbir sporcusuna veya çalışanına vermediği bir hakkı bir başkasına veremez. Dolayısıyla o nokta belli. O noktadaki teklif masada duruyor. Değerlendirirlerse değerlendirirler. Ben bir futbolsever olarak Salah’ı izlemekten çok keyif aldım. Oradaki futbol yaşantısında kendisine başarılar dilerim. Bize düşen bu saatte budur. Finansal tarafı çok hakim olduğum bir konu değil. Biz 6 tane oyuncu transfer ettik, bir de teknik direktör getirdik. Ben kulübün teknik ve taktik anlamdaki politikasını, Türkiye ligindeki yerel rekabetteki durumunu, konumunu, Avrupa’daki beklentilerini, taraftar profilini anlatarak işimi yürüttüm. Teknik ve fiziksel uygunluk aradım transferlerde ve takım planlamasında. Ondan sonraki bölüm hem futbol operasyonları sorumlumuz hem yöneticilerimiz tarafından takip edildi. Bu taraflarında iş bana kalırsa ben kulübü batırırım. Çünkü pazarlık etmeyi bilmem, beceremem. Benim uzmanlık alanım hiç değil. O sebeple tam emin olmadığım bir konu."

"Kısıtlılıklar altında tavan fiyattan piyasaya girmeyi doğru bulmadık"
Kadro planlaması konusunda sezonun başlamasıyla birlikte yönetimin herhangi bir endişe taşıyıp taşımadığının sorulması üzerine Beşiktaş Futbol Direktörü Önder Özen, "Her gün toplantılarımızı yapıyoruz. Hem scout ekibiyle hem kendi futbol direktörlük ekibiyle devam ediyoruz çalışmalarımıza. Şu ana kadar hiçbir aksamamız yok. Elbette bu endişeyi herkes taşır. Haklı bir endişedir çünkü lig başlıyor. Ama şöyle de düşünmek gerekiyor; transfer sezonunda tavan fiyatlar, transfer penceresi açılır açılmaz ortaya çıkıyor. Ama taban fiyatlar günler ilerledikçe, haftalar geçtikçe hatta sonuna doğru geldikçe belli oluyor. Kulübün ekonomik yapısını hepimiz biliyoruz. Türkiye’deki kulüplerin ekonomik yapısını hepimiz biliyoruz. Sadece bizim kulübün değil, diğer kulüplerin de ekonomik olarak bazı sıkıntıları, kısıtlılıkları var. Bizim hem ürünleştirme gelirlerimiz hem stadyum gelirlerimiz hem Şampiyonlar Ligi veya UEFA gelirimiz son derece kısıtlı. Geçen sene Avrupa’da yarışmadık. Bir gelirimiz olmadı. Bu sene de ön elemeleri oynamak zorundayız. Dolayısıyla bu kısıtlılıklar altında biz tavan fiyattan piyasaya girmeyi doğru bulmadık. Tavan fiyattan girdiğimiz tek bir transfer operasyonumuz oldu. O da Trossard. Dünya Kupası’ndaydı, biliyorsunuz. Oradan oyuncu getirmek de çok zor. Batı Avrupalı bir oyuncu getirmek de kolay değil. Hele de uluslararası kimlikte bir Premier Lig oyuncusunu; son sezonunda şampiyon olmuş, Şampiyonlar Ligi finali oynamış ve Dünya Kupası’nda çeyrek finale kadar takımını götürmüş, büyük katkı vermiş bir oyuncuyu getirmek kolay değil. Biz tavanı orada zorladık kulüp olarak. Onun dışında tabanı beklemek zorundayız. Diğer kulüpler gibi biz de beklemek zorundayız" dedi.

"Vlahovic için eğer bir fırsat olursa bunu değerlendirmek isteriz"
Serbest oyuncu statüsünde bulunan Sırp santrfor Dusan Vlahovic için şu an itibarıyla herhangi bir girişimlerinin olmadığını ancak oluşabilecek bir fırsat halinde bu transferi değerlendirmek isteyeceklerini dile getiren Özen, "Bu oyuncunun serbest olması sebebiyle ipler onun elinde. İstediğiyle görüşecek, istemediğiyle görüşmeyecek. Kendine belirlediği belki bazı hedefler olabilir. 5 büyük ligden bir tanesinde kalmak, yukarıdaki takımlarından, kulüplerinden kontrat almak gibi bir perspektifi olabilir. Bununla beraber en yüksek kontratı talep de ediyor olabilir. Eğer 5 büyük ligden bir tanesini tercih ediyorsa Türkiye onlardan bir tanesi değil. Bazı oyuncular o sebeple tercih etmiyorlar Türkiye’yi. Mesela hocanın çok istediği bazı oyuncular var. Türkiye olduğu için gelmek istemiyorlar. İtalya’da kalmak veya Fransa, İngiltere, Almanya gibi ülkelerde futbol hayatlarına devam etmek istiyorlar. Kimisi kontrat beklentisiyle Avrupa’nın doğusuna hareketleniyor. Avrupa’nın doğusunda da en yüksek rakamları bulabileceği yer burası değil. Dolayısıyla Vlahovic için eğer bir fırsat olursa bunu kulüp olarak değerlendirmek isteriz. Çünkü hocanın eski oyuncusu ve kariyer sezonunu, kariyer dönemini hocayla geçirdi. Onun döneminde 20 maçta 21 gol attı. Hoca zaman zaman görüşüyor kendisiyle. Hocaya karşı büyük saygısı ve sevgisi var. Onunla tekrar çalışma isteği mutlaka vardır. Oyuncuların öncelikleri antrenörü seçmek değil, kontratlarını seçmek. Zannederim o büyük ölçekli bir kontrat beklentisi içerisinde ve beş büyük ligden bir tanesinde Şampiyonlar Ligi’nde yarışan bir ekipte futbol oynamak isteyecektir tahminimce" açıklamalarında bulundu.

"Taraftarın da bir santrfor beklentisi var, buna da cevap verilmek istenir"
Teknik Direktör Vincenzo Italiano’nun oyun sistemi ve yapılmasını istediği takviyelere de değinen Önder Özen, "Çok yorucu bir oyun oynatıyor. Bunu Midtjylland maçında gördük. Gerçekten çok yorucu bir oyun oynattı. Oyuncular da inanılmaz bir cevap verdiler bu yorucu oyuna. Maç bittiğinde 3-4 oyuncumuz yere yığıldı, çok yüksek eforla oynamaları sebebiyle. Hoca çok talepkar. O sebeple özellikle kanat oyuncularından çok yüksek efor beklentisi var. Sağ kanada bir oyuncu istiyor. Bununla beraber orta saha oyuncularının da kutudan kutuya, 18’den 18’e çok hareketli olmaları gerekiyor. Orta sahada iki tane beklentisi var. Çünkü zaten sayısal olarak orada ihtiyacımız var. Bununla beraber bir savunma oyuncusu isteği var. Ayrıca bir U23 oyuncu da eğer görüşmelerimiz şu anda seyrettiği gibi giderse, biliyorsunuz dört tane kontenjan var, o kontenjanı da doldurmak isteriz. Ayrıca taraftarın da bir santrfor beklentisi var. Buna da cevap verilmek istenir. Hem teknik ekip tarafından hem yönetim tarafından hem de ben de cevap vermek isterim buna. Şimdilik burası böyle" değerlendirmesini yaptı.

"Olaitan oynadığı her maçta bir miligram geri adım atmadan mücadele etti"
Midtjylland maçında kaçırdığı gol pozisyonlarının ardından sosyal medyada siyah-beyazlı taraftarların tepki gösterdiği Junior Olaitan ile ilgili de konuşan Özen, "Bu konuyla ilgili çok üzüldüm. Olaitan oynadığı her maçta, geçen sezon da dahil, bu sezon da oynadığı her maçta elinden geleni ardına koymadan, sahada bir miligram geri adım atmadan mücadele etti. Büyük bir efor ortaya koydu, büyük bir alın teri ve emek koydu ortaya. Şanssız iki tane pozisyonu oldu ama olur. Ne kadar büyük bir istekle, adanmışlıkla oynadığını hepimiz gördük. Ona yapılanı doğru bulmuyorum. Hiçbir oyuncuya, hiçbir oyuncumuza yapılmasını doğru bulmuyorum. Bu linç kültürünün ortadan kalkması, sporculara biraz daha saygı gösterilebilmesi benim dileğimdir. O oyuncumuza da geçmiş olsun demek isterim. O bizim için çok değerli bir oyuncu. Antrenmanda da müthiş rekabet ediyor, takımına yardımcı oluyor. Maçta da ne var ne yok her şeyi ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.

"Türkiye’nin bir numaralı orta sahası Beşiktaş’ta oynuyor"
Beşiktaş’ın Orkun Kökçü ve Leandro Trossard gibi iki büyük oyuncuya sahip olduğunu vurgulayan Özen, "Türkiye’nin bir numaralı orta sahası Beşiktaş’ta oynuyor. Ligin bir numaralı orta sahası Orkun Kökçü Beşiktaş’ta oynuyor. Yıldızı dışarıda aramayalım, kendi oyuncumuz var. Bir büyük oyuncuya sahibiz. Üstelik de yerli, Türk bir oyuncuya sahibiz. Sırtında 10 numara var. Kolunda pazubant var, Beşiktaş’ın kaptanlık bandı var. Öyle 3 kişiye de kaptanlık yapmıyor, 23 kişiye yapıyor. Kimi kaptanlar 3-4 tane yakın arkadaşının kaptanlığını yapıyor ama bizim kaptanımız 23 kişiye kaptanlık yapıyor, herkese yapıyor. Soyunma odasını avucunun içinde tutuyor hocasıyla beraber. Öyle bir oyuncumuz, yıldızımız var. Dünya Kupası’nda verimlilik sıralamasına baktınız mı? Biz bütün metriklere baktık. Dünya Kupası’nda 48 ülkeden 25’er oyuncu. Çarpın, hesaplayın kaç tane oyuncu katılmış. İçlerinde verimlilik puanı 17. sırada Trossard. Oradaki en özel performanslardan bir tanesini gösterdi. Belçika Milli Takımı’nda kupaya başlarken yıldız veya etrafında toplanılan oyuncu başkaydı. İkinci maçtan itibaren sazı eline alan oyuncu Trossard oldu. Bu büyük oyuncu, bu önemli oyuncu Beşiktaş formasını giyecek. Salih burada, Nübel burada; Alman milli takımının ikinci kalesi. O bizim yıldızlarımızdan bir tanesi. Yarın Doğan yıldızlarımızdan bir tanesi olacak. O benim gönlümde yıldız da herkesin gönlüne girecek eninde sonunda. Beşiktaş’ta yıldızlar var, daha da gelecek olanlar var. Beşiktaş’ın bir diğer yıldızı da oyunu olacak. Biz buna yemin ettik. Bir söz verdik. Eskisinden daha iddialı konuşabilirim. Hocayla ilk tanıştığımız günden itibaren, onu zaten izlerken beni çok heyecanlandırıyordu da Fiorentina’dayken, Spezia’dayken, Bologna’dayken. Tanıştıktan ve antrenmanları gördükten sonra inancım çok daha arttı. Beşiktaş’ın yıldızı oyunu olacak ve şunu iddia ediyorum; eğer biz kendi planlamamıza devam edebilirsek, transfer hedeflerimize ulaşabilirsek, 1 yılı tamamlayabilirsek Beşiktaş çok acımasız bir ekip olacak önümüzdeki senenin başında. Ben o günü görür görmem, bir şey diyemem. Ama eğer bu proje devam ederse Beşiktaş ligin en acımasız ekibi olacak, bunu biliyorum" dedi.

"Salih Özcan, Beşiktaş’ın orta sahasına çok ciddi bir denge getirdi"
Yeni transferlerin takıma katılmasının ardından oyuncular arasında oluşan pozitif iletişimden de bahseden siyah-beyazlı futbol adamı, şöyle devam etti:
"Salih, gerçekten Beşiktaş’ın orta sahasına çok ciddi bir denge getirdi, bence. Teknik anlamda bakacak olursak antrenmanda da görüyorum, maçta da gördüm; müthiş bir denge getirdi orta sahaya. Çok akıllı, futbolu bilerek oynayan, pas kalitesi yüksek, çok önemli bir oyuncu. İyi ki aldık, iyi ki kadroya katıldı, iyi ki bizimle beraber. Takım içerisinde de ciddi bir çimento olduğunu gördüm. İlk gün Nübel’in hiç ‘ah’ dediğini duymamıştım antrenmanda. Hakikaten ‘ah’ demedi çocuk. Yeni bir ortama girdi, ilk defa takımla beraber antrenmana çıkıyor. Ertesi gün Salih onu canlandırdı. Almanca konuştu, takımın içine aldı. Orkun zaten takım kaptanı olarak hepsine el koyuyor, elini uzatıyor. Salih’le beraber çok iyi iş çıkardılar. Kendi katıldıkları antrenmanların ilk haftası sonunda çok iyi iş çıkardılar. Takım bütünlüğü konusunda onlara çok güveniyoruz. Soyunma odası hakimiyetleri yüksek, hepsi lider karakterli oyuncular. Orkun’un etrafında nasıl toplanacaklarını biliyorlar. Nübel de çok lider kimlikli bir oyuncu. Salih de öyle. İki tane Bundesliga oyuncusunun da birbirine yakın mesafede oynuyor olması bir avantaj diye düşündük. Takımda Almanca konuşan epeyce de oyuncu var. Onlar başka diller de biliyorlar. O yüzden takım bütünlüğüne de ciddi katkılar veriyorlar."
Teknik Direktör Vincenzo Italiano ile takım kaptanı Orkun Kökçü arasındaki iletişimin nasıl olduğunun sorulması üzerine Özen, "Kendisi İtalya’da çalışırken Orkun da Feyenoord’da top oynarken bir gol atmış onlara. Biz ilk 4 Haziran’da Roma’da bir araya geldiğimizde kendi sözleşmesi için teklif yapmak için buluştuğumuzda o zaman söylüyordu Kökçü diye. Gelene kadar günleri saydı. Orkun kaptan da sağ olsun bekletmedi. Dünya Kupası’ndan dönenlerden 2-3 gün önce döndü. Hocayla kavuştular. Ben rahatladım. Onunla beraber takıma, antrenmanlara gerçek bir kalite geldi. Hoca bundan çok büyük memnuniyet duyuyor. Orkun’un çok coşkulu futbol oynadığını gördüm Midtjylland maçında. Çok da güzel bir gol attı, akıllı bir gol attı. Hocayla ilişkisi son derece iyi ve hoca şöyle anlattı; maçtan sonra kaptanla da maçı değerlendirmişler. Coşkuyla oynadıklarını söylemiş. Bu kadar çabuk şablonun oturabileceğini düşünmediğini ama oturmasından mutluluk duyduğunu söylemiş" diye konuştu.

Takımdan ayrılacakların son durumu
Takımın sözleşmeli oyuncuları arasında yer almasına rağmen çalışmalarını takımdan ayrı sürdüren futbolcuların geleceğiyle ilgili de konuşan siyah-beyazlı kulübün futbol direktörü, şunları belirtti:"
"Zaten Al Musrati, Jean Onana, Ellan Ricardo ve Joao Mario takımdan ayrı durumdalar. Al Musrati ve Joao Mario, Ömer hoca ile beraber çalışıyor, antrenmanlara devam ediyor. Diğer oyuncuların izinleri bitiyor. Onlar da ayrı çalışmaya devam edecekler. Onun dışında Felix Uduokhai ile görüştüm. Kadroda devam etmeyeceğimizi söyledim. Kendisi çok ağırbaşlı bir karşılık verdi. O ve menajeri kulüp araştırmalarına devam ediyor. Schalke 04 ile bir pürüzü oldu, o sebeple anlaşamadı. Ama Bundesliga’dan istekliler var. Zannederim o bir süre sonra aramızdan ayrılacak. Onunla beraber Amir Hadziahmetovic ile de bir konuşmam oldu. Hocanın oyun anlayışı biraz daha dinamik orta saha karakterleri gerektiriyor. Ben Amir Hadziahmetovic’i çok beğeniyorum. İyi bir pasör, milli oyuncu. Dünya Kupası’ndaydı ama hoca biraz daha dinamik bir oyuncu istedi o mevkiye. Onunla da konuştum. O da olgunlukla, ağırbaşlılıkla karşıladı. Birçok kulüp istekli görünüyor. Eğer şartlar oluşursa o da ayrılacak. Onun dışındaki oyuncularla ilgili bu aşamayı geçtikten sonra ikinci tescil dönemine gelirken hocanın vereceği raporla belli olacak. Hocanın istemediklerini çağırıp konuşacağız. Al Musrati’ye de Arabistan’dan bir ilgi var ama resmi değil" dedi.

"Leo Pereira listemizde olabilecek oyunculardan bir tanesi"
Brezilyalı savunma oyuncusu Leo Pereira ile ilgili temasların sürdüğünü ifade eden Özen, "Leo Pereira listemizde olabilecek oyunculardan bir tanesi. Dün akşam da gol atmış. Milli takımdan döndükten sonra ikinci maçıydı galiba. Onunla beraber başka adaylar da var. Hocanın da istediği, daha önce çalıştığı oyuncular var. Onlarla da temaslar sürüyor. Belli bir aşamaya gelindi. Eğer finale yaklaşılırsa zaten arkadaşlarımız mutlaka bilgi vereceklerdir" şeklinde konuştu.

"Yabancı oyuncu konusu suni bir gündem"
Son günlerde yabancı oyuncu sayısı kuralıyla ilgili suni bir gündem oluşturulmaya çalışıldığını belirten Özen, "Çünkü böyle bir gündeme gerek yok. Kurallar açık. Kurallar geçen sene anlatıldı. Herkes biliyor. Üzerinde spekülasyon yapmanın hiçbir manası yok. Çok boş bir konuşma olur bu. Kuralı federasyon açıkladı. Kontrat stokunuz var diye buna itiraz edemezsiniz. Yapmasaydınız o zaman. Bakın kulüpler basitçe şu hesabı yapacak: Kural kitabı ne yazıyor? Bu sene bu, seneye şu, öbür sene bu. Kitaba uyun, yasanın içinde kalın, kuralın içinde kalın. Kuralın dışına gidip kontrat stoku edinmek. Biraz önce söyledim, popülist kararlar vermek çok kolay. Verirsiniz, alırsınız. Şimdi birçok oyuncudan kurtulmak zorunda kaldığınızda buna itiraz etmenin faydası yok. Yanlış, haksızlık, haksız rekabet. ‘Beşiktaş’ın günahı nedir?’ diye sorarlar. Bu suni bir gündem. Biz o gündeme asla girmeyeceğiz. Çünkü durduğumuz yer de belli. Federasyonun da durması gereken yer belli. Kuralı koyanların kuralın bekçisi olması bizim beklentimiz. Ama biz de ayrıca kuralın bekçisiyiz" diyerek sözlerini tamamladı.



Orjinal Habere Git
— HABER SONU —