Menü Şehrinizden haberdar olun
Tarih: 12.08.2026 10:19
Rüstem Paşa Cami 510 Yıldır İhtişamını Koruyor

Rüstem Paşa Cami 510 Yıldır İhtişamını Koruyor

Facebook Twitter Linked-in

Osmanlı Mirası 510 Yıldır Ayakta

Bilecik'in Osmaneli ilçesinde, Osmanlı Devleti'nin sadrazamı Rüstem Paşa tarafından kendi adına yaptırılan cami, 510 yıldır ihtişamıyla göz kamaştırmaya devam ediyor. Dönemin padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın damadı ve veziri olan Rüstem Paşa, 1516 yılında bu eşsiz yapının inşasını başlatmıştı. Ulu Cami olarak da bilinen bu eser, Mimar Sinan'ın kalfası Yüzgeç Mehmet Paşa tarafından inşa edilmiştir.

Rüstem Paşa'nın Vefatı ve Caminin Tamamlanması

Osmaneli Belediyesi personeli İlayda Özkök, cami hakkında önemli bilgiler verdi. Özkök, "Rüstem Paşa Cami, Osmanlı döneminde inşa edilmiş. 1516 yılında camimizin yapımına başlandığını biliyoruz. Camimiz Rüstem Paşa tarafından yaptırılmış. Kanuni Sultan Süleyman'ın damadı ve veziri. Ama Rüstem Paşa'nın ömrü camiyi tamamlamaya yetmiyor. Kubbesi ve minaresi cariyesi tarafından tamamlanmış. Camimizin mimarı ise Mimar Sinan'ın kalfası Yüzgeç Mehmet Paşa. Camimiz yığma sistemi ile yapılmıştır. Yığma sistemle yapılırken Lefke taşı kullanılmış. Yöremize ait olan Lefke de zaten Osmaneli'nin eski ismi. Güzel yer anlamlarına geliyor. Eserimiz Osmanlı zamanında yapılmasına rağmen Selçuklu mimarisinin de esintilerini taşıyor. Aynı zamanda da bizim bölgemizde bulunan en önemli Türk-İslam özelliklerinden bir camimiz. Aynı zamanda camimiz bir yenileme çalışmasına giriyor. Zamanında Keskinzade Aliağa tarafından camimiz restore ediliyor. Camimizin girişine baktığımızda yay sistemli bir giriş tavanı görüyoruz. Yine burada da Lefke taşı, birbirine geçen yapısıyla oluşmuştur. Açık renk ve koyu renk lefke taşları kullanılmıştır. Böyle bir güzellik esinlendirilmiştir" dedi.

Mimari Özellikler ve Ahşap Tavan

İlayda Özkök açıklamasının devamında, "Teknik yapım gereği kışın daha sıcak, yazın ise daha serin bir cami havasında bulunuyoruz. Camimizin içerisine baktığımızda, dediğim gibi yığma sistemle yapıldığı için hiç kolon yok. Cami, 45 derecelik açılarla oluşturulmuş kalaslar üzerine inşa edilmiş. Camimiz yedi tane üçgenin iç içe geçmesi ile oluşuyor ve tamamen ahşap bir cami. Camimizin içine baktığımızda ise tavanı tamamen ahşap. Bizim en önemli özelliklerimizden bir tanesi de aslında bu. Diğer camilerden ayıran en belirgin özelliği, tavanımızın tamamen ahşap olması ve tamamen el emeğiyle, Osmanlı zamanında yapılan o ince el işçiliği. Aslında Osmanlı'nın o güzel ruhu bizim camimizde tek tek işlenmiş. Tavanımız ilk günden günümüze orijinalliğini koruyor. Herhangi bir şekilde değişiklik yapılmamış" dedi.

Kâbe Tasvirli Çini Pano

Özkök son olarak, "Yine camimizin içerisinde bizi Kâbe tasvirli çini bir pano karşılıyor. Camimize hediye olarak gönderilmiş. İznik'te yapılmış Kâbe tasvirli çini pano, camimize Rüstem Paşa'ya hediye olarak gönderilmiş. Üzerinde de çok güzel bir beyit yazıyor. Gelen turistlerimiz tarafından çok beğeniliyor. İçerideki atmosferine hayran kalıyorlar. Biz de Osmaneli halkı olarak camimizin bu kadar beğenilmesine, ibadethanenin yedi yirmi dört açık olmasından çok mutluluk duyuyoruz" ifadelerine yer verdi.

Cami İmamından Değerlendirme

Cami imamı Erol Salan, 31 yıldır camide görev yaptığını anlatarak, "Bu cami yıllar gelmiş geçmiş, hâlen daha şu an ayakta duruyor. Güzel bir camimizdir. Dikdörtgen şeklindedir. Yığma taştır. Etrafı hiçbir depremde zarar görmemiştir. Buraya zaman zaman dışarıdan ziyaretçilerimiz geliyor. Çok güzel bir cami olduğunu söylüyorlar. Kendileri içerisinin ferah olduğunu ifade ediyorlar. İbadet edenler çok hoşnut bir şekilde ibadetini yapıyor. Bilhassa İstanbul'dan, Adapazarı'ndan, Bursa'dan gelen giden çok oluyor. O yüzden camimizi çok ziyaret eden de var. Bursa'daki Ulu Cami'yi nasıl görmek istiyorlarsa, Osmaneli'ndeki tarihi Rüstem Paşa Camimizi de gelip görebilirler. Görmelerini de isterim" dedi.

Ziyaretçilerin İzlenimleri

Osmaneli'nin tarihi yerlerini Manisa'dan gezmeye gelen Vesile Güler, "Buraları görmek için geldik. Tarihi yerleri geziyoruz. Çok duygulandım, kendimi tutamıyorum. Bu şehirdeki ilk ziyaretimiz burası. Daha göreceğimiz yerler var. Ecdat bizlere çok güzel eserler bırakmış. Çok duygulandım, kendimi tutamıyorum" dedi.

Kamil Güler'in Görüşleri

Kamil Güler ise "Cami çok güzel. Osmanlı eseri. Duvardaki yazılar, Bursa Ulu Cami'deki ve eski camilerdeki yazıların benzeri, yani aynı tipte yazılmış yazılar. Tavan süslemesi çok mükemmel. Ahşap bir tavan. Mihrap sadece üst kısmı kalmış, alt tarafı yenilenmiş. Minber eski klasik özelliğini koruyor, devam ediyor" ifadelerini kullandı.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —