Menü Şehrinizden haberdar olun
Tarih: 04.09.2026 12:52
Uzmanından Ebeveynlere Önemli Uyarı: Çocuğun Davranışının Ardındaki Duyguyu Anlayın

Uzmanından Ebeveynlere Önemli Uyarı: Çocuğun Davranışının Ardındaki Duyguyu Anlayın

Facebook Twitter Linked-in

Uzmanlardan Ebeveynlere Kritik Tavsiyeler

Hayat Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Nuran Karimova, okul öncesi dönemde çocukların gösterdiği öfke, korku, inatlaşma ve bağımsızlık isteğinin çoğu zaman gelişimsel sürecin doğal unsurları olduğunu ifade etti. Uzman, ebeveynlere çocuklarının davranışlarının arkasındaki duyguyu anlamaları gerektiği konusunda önemli çağrılarda bulundu.

Okul Öncesi Dönemin Önemi

3-6 yaş aralığını kapsayan okul öncesi dönemin, çocukların dünyayı ve çevresindeki kişileri anlamlandırmayı öğrendikleri kritik bir gelişim evresi olduğunu belirten Dr. Karimova, bu süreçte zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimin hızla ilerlediğini vurguladı. Çocukların davranışlarının bazen 'inatçılık', 'şımarıklık' veya 'huysuzluk' olarak yorumlanabildiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Karimova, bu davranışların çoğunlukla çocuğun gelişimsel özellikleri ve ifade etmekte zorlandığı ihtiyaçlarla bağlantılı olduğunu söyledi. "Çocuğun davranışını sadece durdurmaya odaklanmak yerine, 'Çocuğum bu davranışıyla bana ne anlatmaya çalışıyor?' sorusunu sormak gerekir" dedi.

"Ben İstiyorum" ve "Ben Yapacağım" Dönemi

Okul öncesi çocukların olayları büyük ölçüde kendi bakış açılarıyla değerlendirdiğini aktaran Uzm. Dr. Karimova, çocuğun sürekli kendi isteğinin olmasını istemesinin her zaman bencillik anlamına gelmediğini ifade etti. Bu dönemde sıkça duyulan 'Ben kendim yapacağım' ifadesinin, çocuğun bağımsızlık ve özerklik duygusunun geliştiğini gösterdiğini kaydeden Uzman, ebeveynlerin güvenli sınırlar içinde çocuklarına seçim yapma fırsatı tanımasının önemine değindi.

Oyun Duyguları Yansıtıyor

Okul öncesi dönemde hayal ile gerçek arasındaki sınırların yetişkinlerdeki kadar net olmayabileceğini belirten Dr. Karimova, çocukların hayali karakterlerden veya canavarlardan bahsetmesinin tek başına endişe kaynağı olmadığını söyledi. Zengin hayal dünyasının hayal gücünü destekleyebileceğini ifade eden uzman, oyunun çocukların iç dünyalarını anlamada önemli bir araç olduğunu belirtti. "Çocuklar her zaman yaşadıkları duyguları konuşarak ifade edemez. Oyun, onların duygularını ve yaşantılarını ortaya koydukları önemli bir alandır" diyen Uzm. Dr. Nuran Karimova, ebeveynlerin çocuklarıyla oyun oynarken onların korku, kaygı ve duygularını daha iyi anlayabileceğini kaydetti.

Öfke ve Korkularla Başa Çıkma

Çocuğun istediği olmadığında ağlaması, bağırması veya öfkelenmesinin ebeveynler için zorlayıcı olabileceğini belirten Dr. Nuran Karimova, okul öncesi dönemde duygu düzenleme becerilerinin henüz gelişmekte olduğunu hatırlattı. Öfke nöbetlerinde yalnızca davranışı durdurmaya çalışmak yerine çocuğun yaşadığı duygunun tanımlanmasına yardımcı olunması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Karimova, "Ağlayacak bir şey yok" demek yerine, "Şu anda çok öfkelendiğini görüyorum" gibi ifadelerin çocuğun duygularını tanımasına katkı sağlayacağını söyledi.

Karanlık, yalnız kalma, yüksek ses veya hayali varlıklara yönelik korkuların da bu yaş döneminde görülebileceğini belirten Uzm. Dr. Karimova, özellikle kreş ve anaokuluna başlama döneminde ayrılık kaygısının artabileceğini dile getirdi. Ebeveynlerin çocukların korkularını küçümsememesi ve onlarla alay etmemesi gerektiğini vurguladı.

Davranışın Altındaki İhtiyacı Görmek

Çocukların duygularını isimlendirmelerine yardımcı olmanın, net ve tutarlı sınırlar oluşturmanın ve onlara güvenli seçim alanları sunmanın gelişimlerini desteklediğini belirten Hayat Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Nuran Karimova, ebeveyn-çocuk ilişkisinde nitelikli zamanın da önemli olduğunu ifade etti. Her gün 15-20 dakika boyunca telefon ve diğer uyaranlardan uzak şekilde çocuğun yönlendirdiği bir oyuna eşlik edilmesinin duygusal bağı güçlendirebileceğini belirten Dr. Karimova, "Bazen öfkenin altında anlaşılma ihtiyacı, korkunun altında güven arayışı, ısrarın altında ise bağımsızlaşma isteği olabilir" dedi.

Sağlıklı gelişim için çocuğun sevgi dolu, güvenli ve tutarlı bir ortamda büyümesinin önem taşıdığını ifade eden Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Nuran Karimova, davranışların çocuğun günlük yaşamını, aile ilişkilerini, sosyal uyumunu veya okul sürecini belirgin biçimde etkilemeye başlaması halinde Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanından değerlendirme alınması gerektiğini sözlerine ekledi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —