Menü Şehrinizden haberdar olun
İsmail Özdemir

İsmail Özdemir

Tarih: 31.10.2026 17:42

TOPLUMSAL BASİRETSİZLİK

Facebook Twitter Linked-in

 

       Toplumun bütün fertleri, kurumları, sivil toplum kuruluşları, vakıflar, dernekler, öğretmenler, öğrenciler, veliler, çocuklar, işçiler, işverenler, yöneticiler, avukatlar, savcılar,  hâkimler, polisler, esnaf, sanayici, çiftçi, memur, amir, doktor, hasta vs. buraya yazamadığım herkes toplumsal bozulmadan şikayetçi.Herkes bu şikayetlerini farklı ortamlarda dile getiriyor.

      Ancak kimse bu şikayetlerini dile getirirken zülfüyâre dokunmuyor.Toplumsal bozulmaya yol açan asıl konuyu dile getirmiyor.Böyle olunca, çok güzel makalaler yazılıyor, kitaplar yazılıyor, programlar yapılıyor, ancak toplumsal çürüme durduralamıyor.Gövdesi çürümüş ağacın yapraklarını temizlemekle ağacı kurtaramazsınız.Ağacın köküne ineceksiniz. İki oluktan birinden su, diğerinden zehir akan bir havuzdaki balıkları tek tek kurtaramazsınız. Zehir akan vanayı kapatmak gerekiyor.

      Sistem çürümüş, Koca Çınarın yaprakları kuruyor, gövdesi çürüyor. Çünkü; köklerine hastalık gelmiş.Batılılaşma hastalığı, ağacın köklerini çürütüyor.Şair Arif Nihat ASYA’nın şiirindeki şu mısralar aslında çok güzel özetliyor:  Bize bir nazar oldu Cumamız Pazar oldu
                                                  Ne olduysa hep bize azar, azar oldu

                                                  Ne şöhretten hastayız, ne de candan hastayız
                                                  Ne ruhça ne vücutça ne de kandan hastayız
                                                  Avrupa’ya bir değil iki pencere açtık
                                                  Uzun yıllardan beri cereyandan hastayız
                                                  Batı, batı diyerek eyvah hep batıyoruz

       Toplumun büyük kesimi Türkiye’nin AB Avrupa Birliği’ne tam üye olmasını destekliyor.AB ise Türkiye’yi AB ye almak için “Bizim gibi yaşamalısınız, bizim değerlerimizi kabul etmeniz ve kanunlarınızı bizim kanunlarımıza uydurmanız gerekir” şartını öne sürüyorlar.İktidar veya muhalefet partilerinin büyük çoğunluğu oy istediklerinde, Türkiye’yi AB’ye tam üye yapacağız diyerek oy istiyorlar.Toplumun büyük kesimi de bunu bilerek bu partilere oy veriyorlar.İktidara gelen partiler de, verdikleri taahhütleri yerine getiriyorlar.Oy isterken taahhüt ettikleri gibi, Türkiye’nin AB’ye tam üye olması için, AB’nin istediği kanun değişikliklerini yapıyorlar.Örnek verecek olursak;

2005 yılında çıkarılan TCK Türk Ceza Kanunu’nun AB standartlarına uygun çıkarılması, Zinanın suç olmaktan çıkarılması, eşcinsellere dernek kurma hakkı verilmesi, domuz etinin kasaplık et sınıfına alınması gibi daha çok sayacağımız kanunî değişiklikler toplumun dönüşmesine sebep olmuştur. Bilerek veya bilmeden domuz eti yiyen toplumdan ne bekliyorsunuz?

       Ceza verilmesi gereken nice suçun TCK’da karşılığı yok, birçok suça verilen cezalar da ödül gibi. Zaten infaz kanuna göre 1/3 indirim ve 5 yılın altında cezalar da hükmün açıklanmasının ertelenmesi gibi ucube uygulamalarla suç işleyenler serbest kalıyor.Kalanlar da çıkarılan aflarla serbest kalıyor.

Bugün suç işleyenlerin büyük çoğunluğu, bu infaz düzenlemelerinden yararlanıp cezaevinden çıkan veya afla serbest kalanlardan oluşuyor.Adam zilzurna sarhoş araç kullanıyor, başkalarının ölümüne ve yaralanmasına sebep oluyor. Alkollü iken trafik kazasında, TCK md. 85’te bir kişinin ölümüne sebep olmanın cezası 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası.Ceza; alkol miktarına göre en fazla ½ arttırılabiliyor.

       AİHM kararlarını kutsayan bir toplum, sözde batı medeniyetini üstün gören bir toplum, asla huzura kavuşamaz.Mutlu olamaz.Çürümekten kurtulamaz.Çürümüş, kokmuş sözde batı medeniyetini bırak. Bizim onlara ihtiyacımız yok. Kelin ilacı olsa kendi başına sürer.

      Çözüm bizim özümüzde, tarihimizde ve inancımızdadır.Dön bir bak tarihine, Osmanlı, Selçuklu kurduğu İslâm Medeniyetini hangi kanun ve kurallarla yürütmüş.En hızlı şekilde onlara dönülmeden çürümeyi durduramazsınız.

     

     

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —