İNEGÖL MİLLİ GÖRÜŞÜN KALESİDİR
Saadet Partisi İlçe Teşkilatının düzenlediği Mahalli İdareler Okulu’na konuk olan SP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Tongüç, “İnegöl her zaman Milli Görüşün kalesi olmuştur. Bu özelliğine belediyemizi taçlandırarak devam edeceğiz” dedi.
Saadet Partisi İnegöl İlçe Teşkilatının düzenlediği ‘Mahalli İdareler Okulu’nun startı verildi. Cumartesi günü Sani Konukoğlu Konferans salonunda ilk dersi verilen Mahalli İdareler Okulu’nun ilk konuğu da Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mahalli İdareler Başkanı İlyas Töngüç oldu. İlk bölümü basına kapalı olarak gerçekleştirilen eğitimde, Milli Görüş Belediyeciliği hakkında Tongüç katılımcılara bilgi verdi.
İNEGÖL’DE İPİ GÖĞÜSLEYEN TARAF OLACAĞIZ
Partililerin yoğun ilgi gösterdiği toplantıda konuşan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mahalli İdareler Başkanı İlyas Töngüç, yerel yönetim seçimlerinin 2014 Mart ayında gerçekleştirileceğini açıkladı. Tongüç, Önümüzdeki yıl bu zamanlar ciddi seçim çalışmaları içerisinde olacaklarını da kaydederek; “İnegöl belediye seçimliğinde inşallah ipi göğüsleyen taraf olacağız. Şimdiden yoğun ve disiplinli şekilde çalışmalara başlamış olmamızın nedeni de budur. İnegöl her zaman Milli Görüşün kalesi olmuştur. Bu özelliğine belediyemizi taçlandırarak devam edeceğiz. Belediye yönetimleri halkın ihtiyaçlarını karşılama konusunda halka en yakın hizmet alanlarıdır. Belediye Başkanları Şehr-i emini olarak beşikten mezara kadar halkın ihtiyaçlarını karşılayan kişi olmuşlardır. Su kaynağından, çöplerin tasfiyesine kadar, doğalgaz hizmetlerine kadar milletin lehinde olan hizmetleri yapması gereken kişilerdir. Allah’a şükür 1994 yılındaki efsane belediyeciliğimizin başlangıç dönemine baktığımızda israfa, yolsuzluğa yer vermeden, partizanlık yapmadan, yetimlik malına sahip çıkar gibi milletin malına sahip çıkarak milletin gönlünde taht kurmuş durumdayız. Şimdi önümüzde bir seçim maratonu var. Bu seçimi almak zorundayız. Önümüzdeki yıllarda köylerimizin de mahallelere dönüştürüleceği için yoğun şekilde çalışmak durumdayız” dedi.
BİZ HALKLA BERABER YÖNETİRİZ
İlyas Tongüç, konuşmasında Milli Görüş Belediyeciliğini 5 başlıkta toplayarak anlatacağını da dile getirdi. Bu 5 başlığın Milli Görüş Belediyeciliğinin temel özellikleri olduğunu kaydeden Tongüç; “Milli Görüş Belediyeciliğinde görev anlayışı, Milli Görüş öncesi belediyeler, Milli Görüş ile Belediye anlayışındaki devrim ve şimdiki belediyelerin durumunu inceleyeceğiz. Milli Görüşün yerel yönetimdeki temel özelliklerinden başlarsak. Menfaat değil hizmet anlayışını hakim kılmak. İşi ehline vereceğiz. Hangi zihniyette olursa olsun, İnegöl’de bu işi en iyi kim yapabilirse işi ona vermek. Her işi kaliteli ve ucuz yapmak. Yerel imkanlarımızı iyi kullanmak ve israfın önüne geçmek bizim en temel özelliğimizdir. Her işi doğru ve estetik yapmak… Biz menfaati değil, hizmet anlayışını hakim kılan bir anlayışa sahibiz. Biz halkla beraber yönetiriz. Bir yerde muhtara, AK Partili belediye başkanı ile kaç kere görüştünüz diyorum. Ben öyle bir şey hatırlamıyorum diyor. Zonguldak’ta muhtarlara sordum siz hiç Belediye Başkanıyla toplantı yaptınız mı diye. Bir iki defa içkili yemekli toplantı yapmış, CHP’liymiş Belediye Başkanı. Şimdi düşünün, Belediye Başkanı işlerini kimle yapar. Kendisi vardır, meclis üyeleri vardır bir de personel vardır. Bu üçü işlerin birinci derece muhatabıdır. Dışarıya baktığımızda muhtarlar ve STK’lar en önemli yardımcılardır. Biz bu noktada muhtarlarımızı çalıştıracağız. Hem yeri geldiğinde diyeceksin demokrasi mahallede başlar, demokrasinin beşiği muhtarlardır diyeceksin, hem de adamları 400 liraya mahkûm edeceksin. Bir muhtarımız dedi ki ‘Vatandaşlar bırakmadığı için duruyorum. Verdikleri 400 lira, cebimden çıkan bin lirayı buluyor’ dedi. Bu noktada biz temel anlayış olarak halkla beraber yönetme ilkesi altında çalışıyoruz” diye konuştu.
BİRÇOK SOLCU MİLLİ GÖRÜŞ SAFLARINA GEÇTİ
İlyas Tongüç, Milli Görüş Belediyeciliğinde yaptıkları yenilikleri de anlatarak konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kapısı açık belediye, ilk kez Milli Görüş Belediyeciliğinde olmuştur. Yıllarca insanlarımız oralara gidememiş, Belediyelerin kapısından dahi geçmeyi suç olarak kabul eden bir anlayışla karşılaşmış. Duvar gibi insanlar… İnsanımız haklı olduğu halde ezile ezile perişan edilmiş. Milli Görüş Belediyeciliği ile bu değişti. Belediye Başkanlarımız bir günlerini halk günü ilan edip o günü dertlerini anlatmak isteyen insanlara kapılarını açtılar. Beyaz masa uygulaması da bizim ilk uygulamalarımızdandır ve Türkiye’de ilktir. Bunlar düşünüldüğü zaman yapılmayacak şeyler değil, ama ilk defa 94 yılında yapılmaya başladı. Bir diğer uygulamamız da halk meclisi. Mahalle okulu müdürünün, imamının, muhtar ve azaların, mahallenin ileri gelenlerinin oluşturduğu, Belediye Başkanı ve ekibiyle mahallenin sorunlarının tartışıldığı meclislerdir. Bu da ilk defa bizim dönemimizde oldu. Kağıthane’de belediyeyi biz solculardan aldık. Bize, burayı size teslim etmeyiz, bizim kalemiz burası dediler. Sonra baktılar ki onların yapmak istediklerini biz fiilen gerçekleştiriyoruz. O dönemde birçok solcu Milli Görüş saflarına girerek bizimle beraber çalışmaya başladı. Bugünkü söz mahallede programları da bunların benzeridir. Ahlak ve maneviyat olmadan bu işin yürüme ihtimali yok. Adalet bizim temelimizdir. Partizanlık ve bölücülük yapmamak da temel şiarlarımızdandır.”
BELEDİYE BAŞKANININ BECERİKLİ OLUP OLMADIĞINI SU FATURASINDAN ANLARSINIZ
Bir belediye başkanının becerikli olup olmadığının su faturasından anlaşılabileceğini kaydeden İlyas Tongüç, “Şu anda belediye başkanlarına gidiniz. İnegöl`de istihdama yönelik nasıl bir çalışma yapıyorsunuz diye sorsanız, benim vazifem değil ki der. Halbuki milli görüşlü belediye başkanının birinci görevi; `ben yarın kaç tane genci istihdam sahibi yapacağım` derdidir. Sivas`ta bir takım çalışmalarla istihdam sağlayarak, göçü önledik. Eğer İnegöl`de bu işin çözümü mümkünse, İstanbul`a Avrupalardan malzeme almak yerine İnegöl`den bunu çözerek asgari maliyetle bu işi yapmak gerekir. Hele hele su gibi, otobüs hizmetleri gibi hizmetleri kesinlikle ve kesinlikle insanları kar amaçlı olarak almamak mecburiyetindedir. Yalnız su faturalarının kabarık gelmesi belediye başkanının beceriksizliğinin resmidir. Bakın su faturalarına belediye başkanının becerikli mi, beceriksiz mi oradan görürsünüz. Niye; su ekmek soğan. Aç kalsa bunu yersiniz. İnsanların hizmeti ile alakalı bir belediye başkanı kar yoluna giderse, ona biz belediye başkanı diyemeyiz. Olmaz. En ucuza. 94`lü yıllarda belediyeyi idare ettiğimiz yerlerde bir belediye başkanı çıktı dedi ki; `İsraf edeceğinizi bilmesem, su istimal edeceğinizi bilmesem, bizim belediyemizin size takdim etmiş olduğu suyu bedava yazacağım. Ama israf edeceğinizden korktuğum için bir maliyet bedeli koyuyorum, onun üstünde bir kuruş almıyorum`. Yani yine bu millet bizim ağzımızdan bizim belediye başkanımızdan israf etmemek şartıyla su bedava sözünü muhakkak duyacaktır. Öbür türlü buralardan kar elde edeceksin, bilmem ne yapacaksın diye garibanın en önemli ihtiyacı olan suyu keser elinden alırsan, en büyük tehlikeyi yaparsın” açıklamalarında bulundu.
SUYU DA SATACAKLAR
AK Parti iktidarının 2014 yılında belediyeleri alması halinde suyu satacağının altını çizen Tongüç, “En son satacak o kaldı. Çünkü AB, Birleşmiş milletler ve dünya ticaret örgütü bu işi hazırladılar, suyu satın diyorlar. Barajları, gölleri satın diyorlar. Su dağıtım şebekelerinin ihalelerini yapın ve satın diyorlar. Bu ihalelerin yapıldığı başka ülkelerde su kullanım bedeli bir kattan altı kata kadar arttı. İzmit`in Yuvacık konusunda yaşanan felaketi görüyorsunuz. Hala ödeyemiyorlar. Suyun özelleştirilmesi en büyük tehlikelerden birisidir. Buna da biz müsaade etmeyeceğiz. Asla müsaade edemeyiz” dedi.
BELEDİYE BAŞKANI BELEDİYENİN YARISINI GÖTÜRSE KİMSENİN RUHU DUYMAZ
İlyas Tongüç, bir belediye başkanının şehri için yeni kaynaklar bulmak mecburiyetinde olduğunu da hatırlattı. “Mevcut ağzını açıp İller Bankasından gelecek olan paraya bakamaz” diyen Tongüç, “Belediye Başkanı üretecek. Belediye başkanı isterse belediyenin yarısını götürür hiç kimsenin haberi olmaz. Öyle bir mevzuat var. İnegöl belediyesine Yap-Boz belediyeciliği deniyor. Bir yerde yap-boz çoksa, bilin ki orada bir şeyler var demektir. En çokta ne yapılır biliyor musunuz? Kaldırımlar kırılır, geri bozulur. Niye? Karşılığı da yok. `Bozuldu` diyecek, bende yaptım. Yap mıyım mı, Allah`tan kork diyerek birde üste çıkacak. İnsanın olacağı yerde her şeyin olacağını düşünüyorum. Sıfıra indirdik demem. Ama çok net bir şey yaptık. Sultanbeyli ve diğer belediyelerde, `Rüşvet alanda verende memnundur` levhalarını koyduk. Daha girer girmez belediyeye göze bu uyarı takılınca, aman yarabbi kime vereyim kime ver miyim. İlk zamanlar alanlar oldu. Suçüstü yaptık. İbreti alem için insanlara gösterdik. Netice de kökünü kazıdık. Şu anda biri çıksın bana desin; AKP’li belediyelerin bulunduğu yerde yolsuzluk, rüşvet olmuyor. Kesinlikle oluyor. Çok şey biliyoruz. Zamanla da zaten çıkacaktır. Bu gün medyanın bu işleri vermiyor olması, her şeyin güllük gülistanlık olduğu anlamına gelmez. Bizdeyken bu işe mani olanlar, aynı insanlar belediyeleri yönetiyorlar ama bazı şeyleri maalesef önleyemez duruma gelmişler” ifadelerinde bulundu.
BELEDİEYE BAŞKANI İNSANLARI DEĞİL, HİZMETİ YÖNETİR
Belediye başkanının şehri yönetmek için gelmediğini, insanımıza hizmeti yönetmek için geldiğini de vurgulayan Tongüç, “Onun için yönetirse devam ettirirsiniz, yönetmezse onu oradan alırsınız. İnsanımızı yönetmek durumunda değildir. Böyle bir şeye kimsenin hakkı yok. Asıl olan milletimizdir, hizmete layıktır. Milli görüş; yetimin malını korumak gibidir bizim yaptığımız iş. Günlük hayatı kolaylaştıracağız. Planlı çalışmayan insanın iş üretebilmesi mümkün değildir. İyi bir kadro ile çalışmazsa belediye başkanının kendi başına yapacağı hiç bir şey yoktur. Milli görüş olarak biz belediye başkanımızı kendi başına bırakmayız. Kardeş belediyeler, belediyeler şurası adı altında, yerel yönetimler adı altında çok ciddi çalışmalar ve hizmetler yaparız. Onun aylık üretimlerini, yıllık planlarını koordine ederiz. Planların işlemediğini gördüğümüz noktada müdahale ederiz. Belediye başkanı olmam için para harcayan adamın imarla ilgili meselesi var; yolu şöyle kıvırayım geçireyim de binlerce insanın mağdur olmasını sağlayayım diyerek bir kişinin menfaatini koruyorsan, biz buna belediye başkanlığı demiyoruz. İmar uygulamalarının ortaya çıkardığı hezimeti anlamak için uygulamaların detayına bakmakta fayda var. Binlerce insanın yaşadığı bir sokak 1 buçuk yıldır çamur. Biz o mahallede söz mahallede programı yapacağız diye oranın belediyesi gelip sokakların onarımına başladı. Yap-boz belediyecilik değil, yapacaksan sağlam yapıp, bozulmayan malzemelerden yapacaksın” diye konuştu.
HAVA KİRLİLİĞİNİN SEBEBİ BELEDİYE BAŞKANIDIR
Havayı suyu kirletmeden bunun hesabının verileceği bir anlayış ile çalışacaklarının altını çizen İlyas Tongüç, konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Dediler ki; İnegöl`de hava kirliliği var. Bizim milli görüşlü belediye olduğu dönemlerde, hava kirliliğinin en üstü neyse onun çok çok altında bir kirlilik ilan edildi. Şehrin giriş ve çıkışlarına nöbetçiler konularak, kalitesiz kömürün İnegöl`e girmesi yasaklandı. Eğer bu konuda alınabilecek tedbir var da, düşük kaliteli kömürlerin şehre girmesinden dolayı, bu havanın teneffüsünden dolayı, Bursa`nın onkoloji servisinde İnegöllü hastaların sayısı Bursa`dakilerden fazla hale geldiyse, belediye başkanı bundan kendine pay çıkarmak mecburiyetindedir. Çünkü bir hayra sebep olanda onu işlemiş gibidir, bir şerre olan da onu işlemiş gibidir. Havadan soluduğun zehirden dolayı ben yönetici olarak Allah karşısında meskun kabul ediyorum kendimi. Çünkü ben tedbir alsam o iş olmayacak. Bu kadar hassas bir hadise. Şu gök kubbede hoş bir seda bırakmak yerine beddua almanın ne gereği var.”
-
BIST 100
17339,86%0,88
-
DOLAR
45,89% 0,46
-
EURO
53,41% -0,07
-
GRAM ALTIN
6701,91% -0,22
-
Ç. ALTIN
10796,08% 0,00




