Kutlu zaferin nişanesi

Kutlu zaferin nişanesi

Kutlu zaferin nişanesi
KÜLTÜR - SANAT 23.07.2026 16:06:41 0
Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi’nin yeniden ibadete açılmasının 6’ncı yıl dönümüne özel bir eser hazırlandı. Ayasofya’yı tüm yönleriyle ele alan ve koleksiyon niteliği taşıyan "Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi" isimli seçkin eser, yarın itibarıyla satış platformları ve raflarda yerini alacak. Bilimsel kaynaklar ve zengin arşiv belgeleriyle Ayasofya’nın asırlara yayılan hikâyesini kapsamlı bir bakış açısıyla ele alan eserde hiç yayınlanmayan fotoğraflara da yer verilecek.
Gravür ve minyatürlerle zenginleştirilen görsel yönü kuvvetli bu eser, caminin ibadete açılışının 6’ncı yıl dönümünde sanatseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi" adlı koleksiyon özel eserinin takdimini kaleme aldı.
Bu eserin Ayasofya’nın asırlara yayılan hikayesini, mimari zarafetini, manevi derinliğini ve medeniyet mirasını gelecek kuşaklara aktarma gayesiyle hazırlandığını ifade eden Erdoğan, satırlarına şöyle devam etti:
"İstanbul’un fethiyle birlikte Ayasofya-i Kebir Camii, insanlık tarihinin en büyük dönüm noktalarından birine şahitlik etmiş mübarek bir mâbed olarak yeni bir hüviyet kazanmıştır. 29 Mayıs 1453 tarihinde Fatih Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’a muzafferâne girişinin ardından harap ve bakımsız durumda bulunan bu eser, kısa zamanda ihya edilerek İslâm’ın mânevî sancağı altında yeniden hayat bulmuştur. Fetih ile birlikte camiye tahvil edilen Ayasofya, çağ açıp çağ kapatan büyük zaferin remzi, fethin mührü ve medeniyetimizin en ihtişamlı nişanelerinden biri hâline gelmiştir.
Ayasofya-i Kebir Camii yalnızca bir ibadet mekânı değil; milletimizin tarih şuurunun, medeniyet iddiasının, inanç kudretinin ve fetih ruhunun abideleşmiş timsalidir. Osmanlı sultanlarının vakfiyelerinde yer alan muhafaza ve bakım hükümleri, bu mukaddes emanete gösterilen ihtimamın en kuvvetli delillerindendir. Bugün de ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz bu aziz emaneti aynı şuur ve hassasiyetle korumayı, yaşatmayı ve gelecek nesillere en güzel şekilde aktarmayı tarihî bir mesuliyet olarak telakki ediyoruz.
Çağ açıp çağ kapatan kutlu fethin zafer nişânesi olan Ayasofya-i Kebir Camii, İstanbul’un siluetinde bütün ihtişamıyla yükselmeye ve dünya kültür mirası içerisindeki müstesna mevkiini muhafaza etmeye devam edecektir. Elinizdeki eser; Ayasofya’nın asırlara yayılan hikâyesini, mimarî zarafetini, mânevî derinliğini ve medeniyet mirasını gelecek kuşaklara aktarma gayesiyle hazırlanmıştır.
Asırlar boyunca semâyı ezan sesleriyle doldurarak gönüllerde ebedî bir sadâ bırakan Ayasofya-i Kebîr Câmii, fetih ruhuna uygun olarak 24 Temmuz 2020’de millet iradesiyle yeniden aslî hüviyetine kavuşmuş mukaddes bir mâbed olarak, yalnızca bir ibadet mekânı olmanın ötesinde insanlığın ortak vicdanına ve kültürel hafızasına ışık tutmaya devam edeceğine gönülden inanıyorum".
Alanında uzman isimlerin katkılarıyla tek ciltte bir araya getirilen çalışmada, Ayasofya’nın eşsiz mimarisi, kubbe yapısı, mozaikleri, geçirdiği restorasyon süreçleri ile yüzyıllar boyunca şekillenen kültürel ve manevi birikimi ayrıntılı biçimde inceleniyor.
Reklam
Reklam
Reklam
  • BIST 100

    17887,99%-0,34
  • DOLAR

    47,22% 0,03
  • EURO

    53,85% -0,10
  • GRAM ALTIN

    6149,93% -1,91
  • Ç. ALTIN

    9814,78% -2,61
Reklam
Reklam