Prof. Dr. Meral Günaldı Meme Kanseriyle Mücadelede Erken Tanının Gücünü Vurguladı

Meme kanserinde erken teşhisin tedavi başarı şansını ve seçeneklerini önemli ölçüde artırdığı belirtildi.

Prof. Dr. Meral Günaldı Meme Kanseriyle Mücadelede Erken Tanının Gücünü Vurguladı

Meme Kanseri Farkındalık Ayı ve Erken Tanının Kritik Rolü

Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında gerçekleştirilen çalışmalarda, Prof. Dr. Meral Günaldı kadınlara yönelik düzenli kontrollerin hayati önemine dikkat çekti. Uzman doktor, meme kanserinin erken safhalarda tespit edilmesinin, hastaların tedavi seçeneklerini genişlettiği ve başarı şansını önemli derecede artırdığı bilgisini paylaştı. Ekim ayı, dünya genelinde bu tür vakalara karşı farkındalık oluşturmak, erken teşhisin kritik önemini vurgulamak ve toplumun bu hastalıkla mücadelede daha bilinçli hale gelmesini sağlamak amacıyla özel bir ay olarak kabul ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından sunulan güncel verilere göre, 2024 yılı içerisinde dünya genelinde yaklaşık 2,4 milyon kadına meme kanseri teşhisi konulmuş ve bu hastalık dünya çapında yaklaşık 694 bin kişinin yaşamını yitirmesine neden olmuştur. Veriler, meme kanserinin dünya genelinde kadınlarda en sık karşılaşılan kanser türlerinden biri olma özelliğini sürdürdüğünü kanıtlamaktadır.

Kişiye Özel Tedavi Yaklaşımları ve Çeşitlilik

Liv Hospital Ulus bünyesinde görev yapan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Günaldı, meme kanserinin tek tip bir hastalık olmadığını vurguladı. Günaldı, her hastanın kendine özgü bir tedavi planı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Uzman, meme kanseri teşhisi alan bireylerde; hastalığın taşıdığı biyolojik karakteristikler, tümörün evresi, hormon reseptörlerinin durumu, HER2 durumu ve hastanın genel sağlık durumu gibi faktörlerin tedavi stratejisinin belirlenmesinde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Bu bağlamda, meme kanseri tedavisinde tek bir yöntemin yeterli olmayacağı açıklandı. Tedavi sürecinde; cerrahi müdahaleler, kemoterapi, radyoterapi, hormon tedavileri, hedefe yönelik tedaviler ve uygun görülen vakalarda immünoterapi gibi farklı yöntemlerin, hastalığın karakteristik özelliklerine göre tek başlarına veya kombinasyonlar halinde uygulanabildiği kaydedildi.

Belirtilerin Takibi ve Erken Teşhisin Avantajları

Erken teşhisin tedavi sürecinde sağladığı büyük avantajlara değinen Prof. Dr. Meral Günaldı, kadınların meme ve koltuk altı bölgelerindeki değişimlere karşı dikkatli olması gerektiğini hatırlattı. Meme dokusunda yeni oluşan kitleler veya sertlikler, meme yapısında meydana gelen şekil ve boyut farklılıkları, ciltte gözlemlenebilen çekinti veya kalınlaşmalar, meme başında meydana gelen içe çekilmeler ve olağan dışı akıntı gibi bulguların mutlaka değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Her türlü değişimin doğrudan kanser anlamına gelmediği ancak yeni ortaya çıkan ve devam eden yapıların ihmal edilmemesi gerektiği vurgulandı. Erken teşhisin sadece hastalığın daha erken evrede yakalanmasını sağlamadığı, aynı zamanda tedavi planının çok daha etkili ve verimli bir şekilde kurgulanmasına olanak tanıdığı ifade edildi.

Genetik Geçmişin Ötesindeki Risk Faktörleri

Meme kanserinde aile öyküsünün önemli bir risk faktörü kabul edildiği ancak teşhis alan kadınların büyük bir kısmında bilinen bir aile öyküsü bulunmadığı hatırlatıldı. Prof. Dr. Günaldı, ailede kanser geçmişinin bulunmamasının, bir kişinin risk taşımadığı anlamına gelmediğini belirtti. Yaş faktörü, yaşam tarzı alışkanlıkları ile bazı hormonal ve üreme özellikleri gibi unsurların da risk profili üzerinde etkili olabildiği kaydedildi. Bu nedenle kadınların kendi risk durumlarını doğru analiz etmeleri ve yaşları ile kişisel özellikleri doğrultusunda uygun kontrolleri düzenli olarak yaptırmaları büyük önem taşımaktadır.

Multidisipliner Yaklaşım ve Sürekli Farkındalık

Meme kanseri tedavisinde farklı uzmanlık alanlarının ortak çalışmasının kritik önemi üzerinde duran Prof. Dr. Günaldı, günümüzde hastaların tedavi süreçlerinin tek bir branş tarafından yönetilmediğini belirtti. Tedavi sürecinde; cerrahi, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji ve patoloji gibi farklı disiplinlerin iş birliği içerisinde hareket etmesinin büyük önem arz ettiği ifade edildi. Bu çok yönlü yaklaşımın, hastanın tüm bulgularının bütüncül olarak değerlendirilmesine, tedavinin kişiye özel olarak tasarlanmasına ve süreç boyunca gerekli güncellemelerin yapılmasına olanak sağladığı kaydedildi. Ayrıca, meme kanseri farkındalığının sadece ekim ayı ile sınırlı kalmaması, yılın her döneminde devam etmesi gerektiği vurgulandı. Meme sağlığı konusundaki bilincin, bireyin kendi vücudundaki değişimleri fark etmesi ve şüpheli bir durum oluştuğunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmasıyla başladığı belirtildi. Düzenli kontrollerin aksatılmaması ve şüpheli bulguların zamanında değerlendirilmesi, meme kanseriyle mücadelede en temel adımlardan biri olarak tanımlandı.

Reklam
Reklam
• 20.10.2026
İFTARA KALAN --:--:--
  • İMSAK 05:49
  • GÜNEŞ 07:12
  • ÖĞLE 12:54
  • İKİNDİ 15:55
  • AKŞAM 18:25
  • YATSI 19:43
Reklam
  • BIST 100

    11430,14%-2,49
  • DOLAR

    49,58% 0,08
  • EURO

    55,71% 0,27
  • GRAM ALTIN

    6602,93% 0,12
  • Ç. ALTIN

    10563,22% 0,00
Reklam