İnegöl’de yıllardır konuşulan ama bir türlü köklü çözüme kavuşamayan pazaryeri karmaşası, nihayet somut bir adımla yeniden gündemde. Kent Konseyi’nin sunduğu, Saadet Partisi ve Demokrat Parti üyelerinin destek verdiği pazaryerlerinin günlerinin değiştirilmesi teklifi, belediye meclisinde görüşüldü ve oy birliğiyle ilgili komisyonlara havale edildi.
Bu bile başlı başına önemli bir gelişme. Teklif ne diyor? Stadyum ile Kavaklaraltı Mezarlığı arasında Cumartesi günleri kurulan pazarın Pazartesi’ye, Mahmudiye Mahallesi Sarı Camii arkasında Pazartesi günleri kurulan pazarın ise Cumartesi’ye alınması isteniyor. Konu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Komisyonu ile Ulaştırma ve Trafik Komisyonları tarafından incelenecek. Benim için bu mesele sadece bir gündem maddesi değil. Yıllarca Pazartesi Pazarı bölgesinde işyeri olan bir esnaf olarak, yaşanan sıkıntıları birebir yaşamış biriyim. Trafik kilitlenmeleri, ulaşımın felç olması, acil durumlara müdahalede yaşanan gecikmeler… Bunları defalarca dile getirdim. Çözüm önerileri sundum, hatta zaman zaman sorumluluk almayan yöneticilere sert eleştirilerde de bulundum. Çünkü bu sorun görmezden gelinecek bir sorun değildi.
Kent Konseyi Başkanı Bülent Temelli de bu meseleyle dertlenen isimlerden biri. Uzun süredir farklı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle görüş alışverişi yapıyor, çözüm yolları arıyordu. Önceki gün bu konuyu benimle de istişare etti. Sahadaki gerçekler herkes için artık çok net. Özellikle Cumartesi pazarı ile ilçe stadı ve spor salonunda oynanan maçların aynı güne denk geldiği zamanlarda, İnegöl adeta kilitleniyor. Trafik tam anlamıyla bir keşmekeşe dönüşüyor. Pazartesi Pazarı’nda ise bu keşmekeşlik neredeyse her hafta rutin hale gelmiş durumda. Yani sorun tesadüfi değil, yapısal.
Pazaryerlerinin günlerinin değişmesi halinde, iki pazarda da yaşanan trafik ve ulaşım sorunlarının büyük ölçüde çözüleceği açıkça görülüyor. Bu, sadece esnafın değil; öğrencinin, hastanın, çalışan vatandaşın, kısacası tüm İnegöl’ün rahatlaması demek. Ancak burada önemli bir nokta var: Bu iş sadece meclis kararıyla bitmez.
Pazarcı esnafının da bu sürece sahip çıkması gerekiyor. Taşın altına elini koymadan, “her şey eskisi gibi olsun” diyerek bu yükü sadece yönetime bırakmak çözüm üretmez. Şehirde yaşıyorsak, şehirle birlikte düşünmek zorundayız.
İnegöl büyüyor. Trafik artıyor. Alışkanlıklarımızı, ezberlerimizi gözden geçirmek zorundayız. Bu teklif, doğru değerlendirilirse İnegöl adına kazanım olur. Komisyonlardan çıkacak raporlar ve pazarcı esnafının yaklaşımı, bu işin kaderini belirleyecek. Umarım bu kez mesele ötelenmez, Umarım “alışılmış düzen” bahanesiyle rafa kaldırılmaz. Çünkü bu şehir, çözümsüzlüğü değil, sağduyuyu hak ediyor